DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 3913

Tuvalet taşları yüzünden evi terketmek mi gerekir?

Anlatılana bakılırsa şimdiye kadar bulundukları yerlerde alafranga tuvalet hiç kullanmamışlar. Hep zemin seviyesinde yerleştirilen alaturka tuvalet taşı varmış evlerinde.

Aldıkları yeni evde ise alaturkası yok, alafrangası da kıbleye yönelik şekilde konmuş haldeymiş... Bu durumda ya kıbleye karşı olmayan alaturkasını koymalılarmış ya da burasını terk etmelilermiş. Kıbleye yönelik alafrangası kullanılmazmış!.

Değerlendirmeleri böyle aktaran okuyucum şöyle devam ediyor:

- Benim bildiğim kadarıyla bu, evi terk ettirecek kadar büyütülecek bir durum olmamalıdır. Ama bazıları bu konuyu evi terk etmeye kadar ileriye götürüyor,bizi şüpheye düşürüyorlar. Bu mevzuda bize  kesin bilgi verirseniz geldiğimiz evin huzurunu yaşayabileceğiz. Yoksa evde yer taşının bulunmaması, alafranganın da kıbleye yönelik halde konmuş olması aldığımız yeni evi terk etmeye kadar götürecek bizi.

***

Cevap: Efendim "Sünnet Işığında Hayat" kitabımda bu konuya açıklık getirmeye çalışmıştım. Oradaki bilgiye baktığımızda tuvalet taşı konusundaki bu titizliğin temelinde temizliğin bulunduğunu görmekteyiz. Tuvalet temizliği konusunda hadis bizlere net ikazda bulunmaktadır:

- Tuvalette idrar sıçramasından kaçının. Çünkü kabir azabının çoğu idrar sıçramasından kaynaklanmaktadır!

 Demek ki tuvalet esnasında, elbisemizi ve bedenimizi her türlü kirlerden, hatta idrar sıçramasından temiz tutmamız gerekmektedir. Öyle ise tuvaletlerde aradığımız özellik, bu temizliği tam temin eden özelliktir. İdrar sıçratan, bedende dışkı bulaşığı bırakan yapılanma, temizlik ihtiyacımızı tam karşılayan yapılanma değildir. Konunun aslı budur. Meseleye böyle bakınca modern tuvalet taşlarının hangisi bu temizliği daha mükemmel temin ediyorsa, idrar sıçratmadan hangisi daha uzak tutuyorsa tercihe layık görülecek de o yapılanma olması lazım gelir.

Peygamberimizden hem ayakta hem de yere yakınlaşarak idrar etme örnekleri verilmektedir. Demek ki her ikisinin de caiz olduğu; ancak her iki halde de esas olanın, idrarın sıçratılmaması, bedenin ve elbisenin temiz tutulması olduğu anlaşılmaktadır.

Bu açıdan bakınca denebilir ki, evdeki yaşlının, özürlünün, hastanın, çocuğun ihtiyacını en rahatça karşılayan alafranga tuvaletin sağladığı temizlik mühimsenmelidir. Çünkü bunda temizliği temin eden su kendiliğinden temizlik mahalline yönelmekte, idrar ve dışkı dışarıya hiç aksetmeden içeriden akıp gitmekte, ayağın bastığı zemine de hiç kirli su sıçramamaktadır. Bu farkın farkına varmak gerekir diye düşünmekteyim.

Tuvalet taşlarının konma şekline gelince:

Hadiste 'Şarriku! Garribu!' ikazları geçmektedir. Yani 'tuvalette ya doğuya yahut da batıya yönelin, yüzünüzü yahut da arkanızı kıbleye dönmeyin' demektir. İmam-ı Şafi Hazretleri bu tavsiyenin dört duvarla çevreli ev dışına ait olduğunu ifade ediyor. Ancak Hanefi'de ev içinde de olsa mümkünse kıbleye yönelmemelidir. Bu sebeple inşaatçıların tuvalet taşlarını kıbleye yönelik halde koymamaları,inşaat sırasında buna dikkat etmeleri gerekmektedir.  Şayet kıbleye yönelik halde  konulmuşsa oturanlar hafifçe yana meyletmeli, tam kıbleye yönelmiş halde oturmamalıdır. Bu da mümkün değilse mümkün olan ne ise öyle oturmanın caiz olduğunu da unutmamalı, evi terk ettirecek dini bir mecburiyet varmış gibi işi zora sokmamalıdır. Ayrıca, Peygamberimiz:

- Sizden birisi, idrar ettiği yerde abdest almasın, banyo yapmasın; vesvesenin çoğu bundan meydana gelir, buyurmuştur. Bu sebeple tuvaletle, banyo, abdest yeri ayrı olmalıdır. Ancak yer darlığı gibi çeşitli mecburiyetler yüzünden tuvaletle banyolar birleşmişse dikkat edilecek husus, idrar ve diğer kirlerin zeminde kalmaması, belli yerden akıp gitmesiyle orada yıkanan ya da abdest alana (hadisin ikaz ettiği) kirlerden bir sıçrama gelmemesidir.

Zannederim günümüzde gelişen tuvalet takımları iyi kullanılması halinde tuvaletlerde evin diğer bölümü kadar temiz tutulabilmektedir. Buna göre, okuyucumu yeni geldikleri evlerinde zora sokacak bir durum söz konusu değildir. Konu, söylentilerle değil temizlikle ilgilidir.

Bu anlayış içinde bakınca denebilir ki, "Alafranga tuvalet temizliği daha iyi temin ediyorsa, oturanın da bir yana meylederek oturması mümkünse, bu da mümkün değilse mümkün olan şekilde oturmanın caiz olduğu da anlaşılıyorsa neden konu evi terke götürülecek kadar büyütülsün? Böyle dini bir mecburiyet yok ki?" Bence burada söylenecek son söz şu olmalıdır:

- Temizliği hangisi daha iyi temin ediyorsa, tercihe layık görülen de o olmalı, kararsızlığa kapı açmamalıdır!

16 Ocak 2008, Çarşamba
....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org