DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 4866

Bireysel emeklilik,hayat sigortası,araba kaskosu..

Biriken emeklilik ve sigorta sorularının hepsini de cevaplamış olmak için Hayreddin Karaman hocamızın açıklamalarını arz ediyorum bilgilerinize. Bu konudaki soruların net cevaplarını bulacaksınız bu tekrar edilen soru ve cevaplarda.
Soru: 1- Devlet kurumlarından emekli olmakla, banka ve sigorta şirketlerinin yaptığı bireysel (emeklilikten emekli olmak) arasında fark var mı? Ayrıca hayat sigortasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Cevap: -Devletin kurduğu ve yürüttüğü kurumlardan emekli olmakla, banka ve sigorta şirketlerinin yaptığı bireysel emeklilik ve hayat sigortası, hüküm bakımından farklıdır! Birincisine (devlet kurumlarından emekli olmaya) cevaz verilmiştir. İkincisi (yani bankaların ve sigorta şirketlerinin yaptıkları bireysel emeklilik ile hayat sigortası) caiz değildir! Burada banka ve şirketin amacı, paranızı faizle işletip sonra (faizi ile) size geri vermekten ibarettir.

Soru: 2- Hayat sigortaları konusunda ölçü nedir? Araba kaskosu, benzeri uygulamalar var. Yani, bir yıl için sağlık-ölüm olmazsa prim yanıyor, aksi halde tazminat alınıyor.

Cevap: - Hayat sigortasının, riski paylaşma ile bir alakası yoktur. Bu sigorta, daha fazla veya ileride gelir sağlamak için bugünden/önceden ödeme yapmaktan ibarettir ve az verip çok almak, kazanırken verip, kazanamaz hale gelince almak kastından kaynaklanır. Hayat sigortası, bir zaruret olarak ancak şu durumda meşru olabilir:

- Bir gün çalışamaz ve kazanamaz hale gelince bir geliri, bakacak bir kimsesi olmayanlar hayat sigortası yaptırırlar. O gün gelince başka kaynaktan geçimleri olursa, yatırdıkları para ve onun enflasyon farkını alır, geri kalan (fazlasını) yoksullara dağıtırlar. Geçinecek başka kaynakları olmazsa ancak o takdirde sigorta tazminatı ile geçinirler.

Soru: 3- Ben bir özel hayat sigortasına aylık prim yatırıyorum. Gelen yazıda yatırdığımız primlere verilen kâr paylarının faiz değil, yatırım geliri olduğu söyleniyor. Biriken fonları borsa, gayrimenkul alım satımı, hazine bonosu gibi bugünkü iktisadi sistemin çeşitli yatırım araçlarında değerlendiriyorlarmış. Bize de şu kadar kâr payı veya faiz vereceğiz diye bir söz verilmiyor. Fonlar değerlendiriliyor, sonra kâr payları dağıtılıyor. Bu konuda helallik ve haramlık yönünde bir yol gösterebilir misiniz? Eğer helalse telefonla ne kadar kâr paylı birikimimiz olduğunu öğrenebiliyoruz?

Cevap: - Sigorta şirketlerine prim ödeyip belli bir süre sonra emekli parası almaya başlayanlar veya kâr elde edenlerin, önce bu şirketlerin, bu primleri ne yaptıklarını, onları nerelere yatırarak para kazandıklarını bilmeleri gerekir. Sigorta şirketlerinin gelirlerinin önemli bir kısmı faizdendir. Yatırılan primlerle yapılan işlemlerde İslam'a göre haram-helal konusu aranmamakta, bu konuda bir hassasiyet bulunmamaktadır. Bu sebeple paranızı, faizcilik yaparak para kazanan şirketlere değil, faizden uzak duran teşebbüslere yatırmanız gerekir.

Soru: 4- Sigortaya nasıl bakıyorsunuz? Acaba kaskolar da caiz olan sigortaya girer mi, hayat sigortasına uygun değil diyorlar ne buyurulur?

Cevap: - İslam'a uygun olan bir sigorta kurumu oluşturmak mümkündür. Malezya'da böyle bir kurum vardır ve başarı ile işletilmektedir. Bu sigortanın esası şudur: Malını sigorta ettirmek isteyenler sigorta kurumuna gelip "üye" olurlar ve belli bir -yıllık, aylık- bedel öderler, bu para onların namına kaydedilir, toplanan paraların belli bir miktarı hasarları ödemek için ayrılır, geri kalan ile (helal) yatırım ve ticaret yapılır, buna da bütün üyeler ortaktır, bu ticaretin geliri bazen o kadar olur ki, hem bütün üyelerin "bu şekilde sigortalı" hasarları ödenir hem de üstüne para kazanırlar. Gelir fazla olmazsa hasarlar fondan (toplanan paradan) ödenir. Kurumun giderleri de yine fondan ve ticari gelirden karşılanır. Türkiye'de böyle bir sigorta kurumuna izin verilmedi. Bu sebeple -yani İslam'a uygun olan sigorta kurumu bulunmadığı için- ve Müslümanların da araba, ev, dükkan, mal, sağlık gibi değerlerini hasar ve zarara karşı yardımlaşarak korumaya (zarar gördüğünde yerine koymaya, yaptırmaya, tedavi ettirmeye...) ihtiyaçlar olduğu için, mevcut sigorta şirketlerine bunları sigorta ettirmeleri -fıkıhta zaruret sayılan bu ihtiyaç sebebiyle- caizdir. Kasko da böyledir. Hayat sigortasının hasar, zararı ortaklaşa telafi ile bir ilgisi yoktur; hayat sigortası para verip karşılığında para alma esasına göre işler; bu sebeple faizciliğe girer ve caiz değildir
 

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org