DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 3090

Veresiye aldığı malı aynı yere ziyanına satarak peşin para elde etmek faiz mi, caiz mi?

Bu konuda çoğalan soruları şöyle özetlemek mümkündür. Deniyor ki: "Geçmişte çevremizden borç para bulabiliyor, sıkıldığımız yerlerde ödünç olarak aldığımız borçlarla acil ihtiyaçlarımızı karşılayabiliyorduk.
 Şimdilerde öyle borç para bulma şansımız yok oldu artık. Ya faizle para bulacağız ya da bir malı, parasını sonra ödemek üzere veresiye alıp, aldığımız yere tekrar peşine satarak ihtiyacımız olan peşin parayı böyle elde edeceğiz! Başka çaremiz pek yoktur. Ancak, peşin para elde etmek için veresiye pahalıya alıp da peşine aynı adama ucuza satışımıza faiz diyenler olduğu gibi, caiz diyenler de oluyor! Bu durumda biz de şaşırıyoruz. Bir bakıma faiz gibi, bir bakıma da caiz gibi geliyor bize de. Siz nasıl bakıyorsunuz veresiye aldığımız malı peşine ziyanına satarak peşin para bulma anlayışımıza?

***

Bu türlü alışverişe İslam hukukunun ilgili maddelerinde uygun bir alışveriş şekli olarak bakılmıyor. Alimlerimizin büyük çoğunluğu, faizi içinde gizleyen hileli alışveriş olarak bakıyorlar. Prof. Dr. Hamdi Döndüren hocaefendi İslam Ticaret Rehberi'ndeki soru- cevabında konuyu şöyle özetliyor:

"Paraya ihtiyacı olan bir kimse, bu ihtiyacı için bazı kişilere gidip vadeli mal almakta, bu malı aynı kişiye (mal yerinden kalkmadan) peşin satış yaparak nakit ihtiyacını karşılamaktadır. Sözü edilen bu muamele İslam fıkhında faizi içinde gizlemeye elverişli bir alışveriş olarak görüldüğü için fakihlerin çoğunluğunca caiz görülmemiştir. Ebu Yusuf'a göre, peşin paraya ihtiyacı olana destek sağladığı için bir çare olarak görülürken, İmam-ı Muhammed, İmam-ı Şafii ve Davud-u Zahiri'ye göre böyle bir satış kerahetle birlikte geçerli olur.

Sonuç olarak, bir kimsenin veresiye olarak pahalı aldığı bir malı, peşin ucuz parayla satması uzun vadede büyük sermaye açığı meydana getirir ve iflasına yol açabilir. Bu yüzden zaruri durumlar dışında mümin bu gizlenmiş faizcilik yoluna başvurmamalıdır..."

***

Akademi Araştırma Heyeti, Hocaefendi'nin kitaplarından derlediği 40 hadisi tercüme ve şerhleriyle birlikte nefis bir baskı içinde Işık Yayınları arasında istifademize sunmuşlar. Bu maddi hacim itibarıyla küçük ama verdiği sıhhatli bilgi itibarıyla büyük 40 Hadis'in baştan ikincisinde konuyla ilgili tatmin edici açıklama mevcuttur. Yerimizin yeteceği kadarını özetleyerek arz ediyorum: "Bu alışveriş iki şekilde açıklanmıştır: Birincisi, birinden veresiyeyle mal satın alıp daha sonra aynı adama bu malı daha ucuza ve peşin olarak satmaktır. Bu alışverişten gaye şudur: Kişinin paraya ihtiyacı vardır ve doğrudan para alıp fazlasıyla ödemek faiz olacağından öyle bir yola tevessül etmektedir. Bunun pratikte tatbiki şöyledir: Birinin diyelim ki, 800 liraya ihtiyacı vardır. Bir malı veresiye bin liraya satın alıp sonra da aynı malı aynı adama 800 liraya peşin olarak satar. Dıştan normal bir alışveriş gibi görülen böyle bir muamelenin faizden farkı yoktur!"

***

Konuyu benzeri şekilde yorumlayan başkaları da vardır:  Deniyor ki:Bu türlü alışverişe, (içinde faizi gizlediği için) faizsiz alışveriş diyemiyoruz. Başvuranın ihtiyacının şiddetine göre mekruhtur, demek mümkün.Mecburiyeti şiddetli olanda kerahet azalır,tenzihi kalır, mecburiyeti şiddetli olmadığı halde başvuranda kerahet artar,tahrimi şekilde yorumlanır.Tahrimen mekruhtur , denir.

 Dileğimiz: İhtiyaç sahiplerinin, bünyesinde gizli faiz barındıran bu türlü mekruh alış verişlere mecbur kalmamalarıdır.

 

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org