DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 2513

Yaz sıcaklarında tesettür daha kolay ve koruyucudur!.

  Soru: Yazın sıcak günlerinde kalın giysilerle tesettürlü dolaşmak insanı zorluyor.

Altını göstermeyen yaz kumaşlarıyla da tesettürlü olunamaz mı? Bazılarının dediği gibi, mutlaka kalın kış kumaşı ve hantal model giymeye mecbur muyuz bu sıcak yaz günlerinde? Mevsime uygun düşen yazlık giysilerle de tesettürlü olunabileceğini düşünmek yanlış mı?

***

Cevap: Bu köşede tesettürün tarifi yapılmış, uyulması gereken ölçüler de net bir şekilde geçmişte anlatılmıştı. O ölçüleri bir daha hatırlayacak olursak yaz sıcaklarında da tesettürlü giyimin  çok daha kolay ve koruyucu olduğunu anlamakta güçlük çekmeyiz. Tesettürlü giyimintarifini  şöyle bir gözden geçirelim isterseniz:

- Tesettür: (el-yüz dışında) tüm bedeni altını göstermeyecek şekilde örten bol giyimden ibarettir!..

Bu tariften de anlaşılıyor ki, sıcakta taşınması zor kalın kış kumaşı ve hantal model giyme mecburiyeti yoktur tesettürün tarifinde.

Yeter ki (el- yüz) dışında tüm bedeni örten bu giyim, beden hatlarını belli etmeyecek bollukta ve altını gösteremeyecek yapıda olsun. Bu tarife göre, sıcak yaz aylarında kolayca taşınacak kumaşlarla tesettürlü olunabileceği gibi, soğuk kış aylarında da kalın kumaşlarla da tesettürlü olunabilmektedir.

Nitekim sıcak Arabistan'daki hanımın tesettürlü giyimi çarşaf gibi ince ve bol kumaşlardan oluşurken, soğuk Kuzey Kutbu'ndaki hanımın tesettürlü giyimi de kalın kumaşlı tulumlardan oluşabilmektedir. Kutuptaki hanım ince çarşaf giyse anında donar, Arabistan'daki hanım da kalın tulum giyse anında yanar. Demek ki iklimlerin sıcak-soğuk ihtiyacına göre giyim modelleri, kumaş çeşitleri seçilebilir tesettürlü giyimlerde de...

Yeter ki, seçilen bu giyim çeşitlerinin ihmal edilemez şartı, beden hatlarını teşhir etmeyen bollukta ve altını göstermeyen kalınlıkta olsun.

Bu darlık ve incelik konusunda ikazda bulunan Efendimiz (sas) Hazretleri, çok dar ve ince giyinenlerin aslında giyinmemişler gibi olduklarına işaret ettiği hadisinde kullandığı üslup çok manidardır:

- Kasiyatün, ariyatün! buyurmuş. Yani giyinmişler ama yine de giyinmemişler gibidirler!..

Demek ki, giyindikleri kumaş, ya altını gösterecek derecede incedir ya da beden hatlarını açıkça ortaya çıkaracak derecede dardır ki, giyindikleri halde giyinmemişler gibi görülmekteler...

Bununla beraber şunu da ilave etmeliyim ki, ölçülerine uygun şekilde hazırlanan tesettürlü giyimin modeli zengin, çeşidi de fazladır. İklim şartlarına, kültür zenginliğine, sosyal çevresine, iç dünyasındaki isteklerine göre tesettürlü giyim modellerini oluşturmak ve beğendiğini de tercih etmek pek mümkündür. Hatta etek, tunik, pardösü altında giyilen pantolonun dahi tesettüre ters bir giyim olmadığını söylemek de gerekmektedir. Nitekim arabaya binip inerken, merdivenden çıkıp inerken pantolonun daha da kullanışlı ve koruyucu olduğunu söylemek yanlış olmasa gerektir. Yeter ki pantolonun üzerinde kabalarını kapatan bir giyim olsun, teşhir söz konusu olmasın...

Kaldı ki, tesettürlü hanımların giyimlerini çirkin göstermekten kaçınmak gibi bir sorumlulukları da vardır. Çünkü tesettürlü giyim bir örnek giyim ise, bu örneğin herkesin seveceği, ilgi duyacağı 'Ben de böyle giyinebilirim, ne güzel giyinmiş bu hanımefendi' diyebileceği sevimlilikte ve kullanışlılıkta olmasına dikkat etmek gerekmektedir. Tesettürlü bir giyimin uçlarının zemindeki tozları, çamurları süpürdüğünü görenlerin 'Ne güzel giyinmiş bu hanım' diye sempati ile baktıklarını söylemek mümkün mü? Bu görüntüde olan tesettürlünün giyimini sevdirdiğini söylemesi kabil mi?

Bu gerçekleri hatırlarken hoşgörü anlayışımızı da unutmamak gerekmektedir.

Bilindiği üzere bizde 'Ya hep, ya hiç'çilik yoktur!.. Tesettürü baştan tam olarak gerçekleştiremeyenler, ne kadarını yapabiliyorlarsa onunla başlayabilirler. Yeter ki tesettürün arz ettiğimiz sınırlarını bilsinler, ne kadarını gerçekleştirebildiğinin farkında olsunlar, ileride kalan eksiğini de tamamlama niyet ve azminde bulunsunlar...

Zaten kimse kendisini kusursuz göremez. Kim benim kusurum yok, diyorsa o söz en büyük kusur olarak ona yetip de artar bile... Gönüllerdeki niyeti bilen Rabb'imizdir. Esas olan da niyetimizi bilen Rabb'imizin rızasıdır.

                                       16 Temmuz 2008, Çarşamba
....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org