DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 2529

Dilini tutan kurtuldu!

  Gıybetin tüm çeşitlerini ağır veballeriyle anlatan "Dilini tutan kurtuldu" kitabının önsüzünü gıybetin dehşeti hakkında bir fikir edinmek için aynen arz ediyorum.

*******

Ahlak yasalarının en temel kanunu; "Sana yapılmasını istemediğini başkasına da yapmamaktır". Bu öyle temel bir esastır ki, insanlar arasında sadece bu kanun gözetilse çözülmedik bir problemin kalmayacağı söylenebilir.

"Müslüman, diğer Müslümanların elinden ve dilinden selamette olduğu kişi" ise eğer, bu kanuna uymak müminler için mutlak bir vecibe demektir. Bütün varlığın kendisinden emin olduğu insan olan Müslüman, tabii hali içinde kendisine bu emniyeti öylesine telkin edebilmelidir ki; kendisine bir iftira atılsa, o iftirayı işitenlerin müfterilere tepkisi "o böyle bir şey yapmaz" şeklinde olmalıdır.

Mümin, insanların yanındayken de uzağındayken de onlar için bir emniyet vesilesidir. İnsanlar bilirler ve emin olurlar ki, bir müminden kendilerine fiil veya söz suretinde bir zarar dokunması söz konusu değildir.

Ancak şeytanın desiseleri çoktur ve çoğu zaman zehrini, insana bal diye yedirir. "Ben hak için söylüyorum" derken, çok kez aldanır insan. Halbuki söyleyen nefis, söyleten de şeytandır. İnsan hiç fark etmeden dilini bu iki düşmanın kullanımına verdiği zaman öyle feci neticeler ortaya çıkabilir ki, bu tahribe topların tüfeklerin yetişmesi mümkün olmaz. İşte bu yüzden "kılıç yarası iyileşir ancak dil yarası iyileşmez" denmiştir.

Ancak asıl yara, dilini gıybette kullanan adama aittir. Bu öyle iyileşmez bir yaradır ki, ahirette dahi acı çektirecektir. İnsan yalnız birkaç cümle ile öyle bir toplulukların gıybetini yapabilir ki, bütün hayatı boyunca uğraşsa o insanlara ulaşıp haklarını helal ettirmesi mümkün olmaz!. Zira "söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı" denmiştir. İşte gıybet, terk edilmediği takdirde sahibinin başını mahşerde bir şekilde kestiren çok tehlikeli bir sözdür.

Yaydan fırlayan okun, namludan çıkan kurşunun geri dönmesi mümkün olmadığı gibi, ağızdan çıkan sözün de dönüşü yoktur. Eğer insan ahiret hesabına taşıyamayacağı yüklerin, ödeyemeyeceği hesapların altına girmek istemiyorsa, öncelikle diline sahip çıkmalıdır ve Allah'ı anmak için verilen o dilini, müminlerin aleyhinde kullanmamak için yemin etmelidir.

Bu kitabı okuyan bütün kardeşlerimizin mümine hiç yakışmayan gıybet denilen felaketten daha bir nefretle uzaklaşacakları ve dillerini selamette tutmak üzere bir kez daha yemin edecekleri ümidindeyim.. Mütekellim-i Ezeli'den lisanımızı ve dahi kalbimizi her daim zikrullahla meşgul etmesi için inayet ve istiane talebinde bulunuyor, Rabb'imiz dilini tutup kurtulan kullarından eylesin, diyoruz.

Cenab-ı Hak hepimizi emaneti kabzetmek vaktine dek emanette emin kılsın. Amin!.

***

Gıybetin hem dünya hem de ahiretimizi tehdit eden tehlikelerine dikkat çekilen kitaptan önemli bir tespit:

- Gıybetin en korkuncu, helalleşmesi en zoru, sahibini tümüyle iflasa götüren en vahimi, şahsı manevinin, yani cemaatlerin gıybetidir!. Çünkü gıybetçi, gıybetini yaptığı cemaat fertlerinin her biriyle ayrı ayrı helalleşmek zorunda kalacaktır mahşerde. Bu yüzden, önce tüm sevaplarını verecektir gıybetini yaptığı tüm insanlara. Sonra sevapları yetmeyince bu defa da günahlarını yüklenmek zorunda kalacaktır. Bu ise gıybetçiyi tam iflasa götüren dehşetli bir sonuç olacaktır ahirette!.

İşte gıybetin bu korkunç sonucundan dolayı herkesin ittifak ettiği çare hep aynı olmaktadır: DİLİNİ TUTAN KURTULDU!.

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org