DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 1946

Kitaplık çapta mesaj yüklü Ramazan fıkraları!

Bugün sizlere, gaflete sebep olan kahkaha fıkraları değil de, tefekküre sebep olan tebessüm nükteleri arz etmeye çalışacağım. Göreceksiniz ki, geçmiş Ramazanların bazı nükteleri, bir kitap kadar düşündürmekte, bir mürşit kadar da yol göstermektedir. İşte o eski Ramazan fıkralarından bir demet sizlere.

Bir adam Ramazan'da diliyle hep cömertlikten söz ediyor, ama eliyle hiç de cömertlik etmiyor, yoksula yardım yapmıyordu. İşte bu adam, bir gün karşılaştığı İbrahim Ethem'e rica etti:

- Herkese nasihat ediyorsun, bana da nasihat et şu mübarek günde... İbrahim Etem, tek cümlelik nasihatini şöyle yaptı:

- Sen dedi, Ramazan boyunca açığı kapa, kapalıyı da aç sana yeter!.. Adam bir şey anlamamıştı. Mecburen sordu:

- Açık nedir ki onu kapayayım, kapalı nedir ki onu da açayım? İbrahim, şöyle anlattı açıkla kapalıyı.

- Açık olan hep cömertlikten söz eden ağzındır, onu kapa. Kapalı olan da hiç yardım yapmadığın kesendir, onu aç, bu sana yeter!

Düşünmeye başlayan hakperest adam, tebessüm ederek söylendi:

- Vallahi bir doğru ancak bu kadar güzel söylenebilir! Bu tatlı ikazdan sonra ben de hep yardımdan söz eden ağzımı kapıyor, hiç yardım etmediğim kesemi açıyorum...

- Ne dersiniz, bu sözün bize de şümulü olabilir mi? Biz de Ramazan boyunca hep cömertlikten, yardımdan söz ediyor, ama elimiz cüzdanımıza bir türlü varmıyor, bir yoksulun yüzünü güldüren yardımda bulunamıyor muyuz? Bizim de açığı kapayıp kapalıyı açmaya ihtiyacımızı var mı yoksa? Bir düşünsek mi?..

İbrahim Ethem'e; "Fiyatlar çok yükseldi, kendimiz geçinemiyoruz ki, artırıp da yoksula yardım yapalım" diye söylenirler...

"Öyle ise yine ben kazandım" der. Sorarlar; "Sen nasıl kazanıyorsun, piyasa pahalanınca?" Şöyle açıklar kazancını:

"Pahalanan malı bir müddet almaz, beklerim. Böylece ucuzken verdiğim para da bana kalır. Bu sebeple her pahalılıkta ben kazanırım! Artırdığım parayla yoksula yardım imkânı bulurum.

- Var mısınız İbrahim Ethem gibi her pahalılıkta kazanmaya?.. Hiç denediniz mi böyle kazanmayı? Bence yabana atılacak fikir değil, bir deneyin, siz de kazandığınızı göreceksiniz.

Rüyasında Hz. Cebrail'i elinde Hak dostlarının isimlerinin yazılı olduğu defterle gören İbrahim Ethem sorar:

- Bak bakalım benim ismim de yazılı mı Hak dostlarının içinde? der.

Hz. Cebrail, 'Hayır der, senin ismin Hak dostlarının içinde yazılı değil, bir geri defter olan Hak dostlarını sevenlerin listesinde yazılı!..' İbrahim, bu defa teklifini şöyle yapar:

"Madem Hak dostlarının içinde değil de, Hak dostlarını sevenlerin içinde yazılı benim adım. Öyle ise Peygamberimiz, 'Kişi sevdiğiyle beraberdir.' buyurdu. Çabuk benim adımı da sevdiğim Hak dostlarının yanına yaz. Peygamberimiz'in emrini yerine getir!" Cebrail, aynen uygular. İbrahim'in ismi de sevenler listesinden alınır, sevdiklerinin yanına yazılır. Böylece sevdiği Hak dostlarıyla birlikte olur.

- Öyle ise biz de kendimizi bir kontrol edelim mi?.. Hak dostlarını seviyor muyuz? Seviyorsak sevdiklerimizle birlikte olacak, onların yanında yer alacağız inşallah. Yeter ki Hak dostlarını gönülden seviyor olalım...

İbrahim Ethem yemesiyle, giymesiyle, çevreye karşı davranışıyla çok mütevazı bir hayat yaşardı. Bundan da hiç sıkılmaz, aksine evliyaların hayatıdır, diyerek mutluluk duyardı. Kendisine bir gün şöyle sordular:

- Nasıl sabrediyorsun bu mütevazı hayata?.. Şu mantıklı açıklamayı yaptı İbrahim Ethem:

- Her şey küçük başlar, zamanla büyür. Fakat sıkıntılar tam aksine, büyük başlar zamanla küçülür.

Onun için ben baştan mütevazı hayatın zorluğunu göze alarak başladım, bu zorluğun zamanla küçüldüğünü gördüm, alışarak normal hayat haline geldiğini anladım. Şöyle devam eder:

- İsterseniz siz de mütevazı hayatı deneyin. Önce zorlanacaksınız, sonra ise alışarak mütevazı hayattan hep mutluluk duyacaksınız. 'Enbiyanın, evliyanın hayatıdır bu mütevazı hayat' diyeceksiniz.

- İşte size, 'Nerede o eski Ramazanlar!' dedirten geçmiş Ramazan nüktelerinden bir demet...

Ne dersiniz, düşünmeye değer mi? Her biri bir kitap kadar fikir vermekte, bir mürşit kadar da yol göstermekte midir?


....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org