DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 1886

Peygamberimizden toplumdaki gerilimi düşürme mesajı!

Önce gerilime sebep olan olayı okuyalım, sonra gerilimi düşürme çaresine bakabiliriz.

Medineli Abdullah bin Sehl ile Muhayyıs, çalışıp çabalayarak ekmek parası kazanmak için Hayber'e gitmişlerdi. Abdullah, Hayber'in Şık mahallesindeki bir evde kalıyor, gündüzleri de tarladaki işine gidip çalışıyordu. Muhayyıs ise bir başka yerde iş bulmuştu. Ancak Muhayyıs bir ara arkadaşından haber alamaz olunca merak edip araştırmaya başladı. Bulamayınca soruşturmayı derinleştirdiği sırada bir Yahudi çocuk 'Mahallemizdeki kuyuda bir ceset var, belki sen onu arıyorsun.' dedi.

Muhayyıs heyecanla kuyuya indiğinde arkadaşı Abdullah'ın başı üzerine düşerek yahut da düşürülerek boynu kırılmış halde cesedini buldu. Muhayyıs fevkalade üzüldü bu olaya. Çevresindeki Yahudilere:

-Bunu siz öldürdünüz, diyetini ödemelisiniz, kanı yerde kalmamalı arkadaşımın, dedi.

Yahudiler hep birlikte inkâr ettiler:

-Biz ne öldürdük, ne de öldüreni gördük. Boşuna bize suç yükleme, dediler.

Muhayyıs arkadaşının cenazesini usulüne uygun şekilde defnettikten sonra doğruca Medine'nin yolunu tuttu. Efendimiz'in (sas) huzuruna gelerek olayı aynen anlattı.

-Yahudiler arkadaşım Abdullah'ı mahalledeki kuyuya atmışlar, dedi.

Efendimiz, Hayber Yahudilerinin Abdullah'ın yoksul ailesine diyetini ödemelerini istedi. Yahudiler:

-Biz öldürmedik de öldüreni görmedik de.. diye karşılık verdiler.

Bu durumda Müslümanlara, Abdullah'ı Yahudilerin öldürdüğünü ispat etmek düşüyordu. Ya şahitle ispat edecekler ya da Yahudilerin öldürmüş olacağına yemin edeceklerdi. Müslümanlar böyle bir şahidi bulamadılar, yemini de yapmaya cesaret edemediler. Çünkü olayı gözüyle gören olmamıştı. Ancak Abdullah'ın onların mahallesindeki kuyularında ölü bulunduğu da bir gerçekti.

Bu durumda Yahudilere yemin teklif edildi. Elli kadar Yahudi birlik halinde toplanarak yemin etti:

-Abdullah'ı biz öldürmedik, öldüreni de görmedik!..

Müslümanlar ise onların öldürdüklerine yemin edememişler, görmedikleri yerde yemin edemeyeceklerini de söylemişlerdi. Ama bir gerçek vardı ki o da, Abdullah'ın boynu kırık halde Yahudilerin mahallesindeki kuyularında ölü bulunduğuydu.

Sonuç böyle ortada kalınca Müslümanlar ile Hayber Yahudileri arasında ciddi bir gerginlik başladı. Müslümanlar Yahudilere Abdullah'ın katilleri olarak bakıyor, mutlaka diyetini ödemeleri gerektiğini, böylece Abdullah'ın geride kimsesiz kalan yoksul ailesinin de bir ölçüde yarasının sarılmış olabileceğini söylüyorlardı.

Yahudiler ise böyle bir diyet ödemeye razı olmuyorlardı.

Cinayetin ortada kalışı, ciddi bir gerginliğin başlamasına sebep oldu.

Peygamberimiz (sas) bir yönetici olarak toplumun bir kesiminin ötekine karşı gergin şekilde kalmasını mahzurlu buluyor, bu gerginliği mutlaka gidermeyi düşünüyordu.

Nitekim gerilimli ortamın uzamasını istemeyen Efendimiz (sas) yakınlarına emir verdi:

-Kırda otlayan zekat develerinden yüz deve ayırıp getirin, Abdullah'ın mağdur ailesine diyet olarak ödeyin. Abdullah'ın diyetini ben ödüyorum. Onun kanı yerde kaldı denerek toplumun düşmanlık duyguları içinde kalmasını istemiyorum.

Nihayet hazine develerinden seçilip getirilen yüz deve, yoksul Abdullah'ın ailesine teslim edilmiş, onlar da böylece diyetlerinin ödendiğini düşünerek olayın etkisinden bir ölçüde kurtulmuşlar, toplumdaki mağdur aile gerginliği de bir ölçüde giderilmişti.

İlahiyatçı yazar Mehmet Dikmen'in "Peygamberimizin İnsan Kazanma Metodu" kitabında bu olay şöyle yorumlanıyor:

Peygamberimiz'in, Abdullah'ın diyetini bir yönetici olarak bizzat devlet hazinesinden kendisinin ödemesi, toplumda ortaya çıkan gerginliği gidermek içindi. İki toplumun birbirine karşı kin ve intikam düşünceleri içinde gergin şekilde yaşamaları mahzurluydu. Allah Resulü hep barış ve emniyeti telkin ediyor, toplumda herkesin birbirine karşı gerginlikten uzak saygı ve hoşgörü içinde yaşamalarını istiyordu.

Bu sebeple fedakârlığı yine kendisi yapmış, toplumda barış ve huzuru sağlamak için ilk adımı yine kendisi atmış, ümmetine de mesajını böyle vermişti. Yeter ki ümmeti de bu mesajı alabilsin, toplumda oluşan gerginliği gidermenin görevi olduğunu anlamış olsun

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org