DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 2037

Öğretmenler gününün hatırlattıkları

              

        

    

  Her defasında olduğu gibi bu defa da öğretmenler gününde kendime aynı soruyu bir daha sordum:

-Şu anda istediğin meslek sana verilecek olsa, hangi mesleği tercih edersin?

Cevabım yine aynı oldu:

 -Öğretmenlik mesleğini tercih ederim! 

     Neden öğretmenliği bu kadar seviyorum bunca mesleklerin içinde, diye düşünürken bakıyorum ki, değerlendirmelerimin özünde beni etkileyen gerçek hep aynıdır:

-Bir nesil babadan anneden fazla öğretmenlere teslim edilmekte, öğretmenin vereceği eğitim ve öğretimle zihinlerde doğru düşünce ve sağlam inanç oluşmaktadır..Hal bu ki hadisten öğrendiğimize göre, ömür boyu  bir tek kişinin hidayetine sebep olan insan, hayatını değerlendirmiş sayılır.  Görevinin şuurunda olan öğretmen ise, bir değil, beş değil belki binlerce gencin doğru düşünmesine, sağlam değerlendirme yapmasına sebep olmakta, böylece öğretmenin  hayatı hedefini  bulmakta, yaratılış gayesine ermektedir. Bir ömür boyu tek insanın hidayetine sebep olan adamın hayatı hedefini bulmuş sayılırsa, birçok yavrunun doğru düşünüp doğru inanmasına sebep olan öğretmenin hayatı nasıl hedefini bulmuş, ne türlü bir hizmetle gayesine ermiş sayılır, diye düşünmekteyim.

 

   Evet, ben kanaatimde ısrarlıyım. Bana tüm mesleklerin içinden dilediğini tercih et dense, tereddütsüz öğretmenliği tercih ederdim.  Çünkü benim tüm meselem, bir daha yaşayamayacağım bu hayatı en faydalı hizmetle değerlendirmektir. Öğretmenlikte ise yetişen nesle doğru bilgi, sağlam inanç vermekle geçen hayat, tam değerini bulmakta, gayesine ermektedir. Nitekim öğretmenin gördüğü hizmetin yüceliğini yorumlayan Semerkant ulemasından Ebülleys’in şu kıyaslaması da bunu anlatmaktadır. Öğrencilerine doğru bilgiler vermek için çırpınan öğretmenin meşguliyetini yorumlarken diyor ki:

- Cephede vatan topraklarını kurtarmak için savaşırken ölen insan şehit olur da, kafalardaki imanı kurtarmak için hizmet veren öğretmen şehit olmaz mı? Yani imanı korumak toprağı korumak kadar da mühim değil mi?  Kaldı ki, bir nesle, maymundan değil de, insandan dünyaya geldiğini anlatıp inandırmak dahi başlı başına bir iman kurtarma hizmetidir, bir imanlı insan yetiştirme hadisesidir..  

  Unutulmamalı ki imanlı insan yetiştirme meşguliyeti, hiçbir hizmetle kıyaslanamayacak derecede yüce bir hizmettir. Halife Hazret-i Ömer’in ifadesiyle, insana yapılan yatırımdan daha üstün bir başka yatırım yoktur.

  Nitekim bu önemli konuya dikkatleri tam çekebilmek için çevresindekilere şöyle bir soru sorarak der ki:

 -  Rabbimiz istediğinizi hemen verecek olsaydı, İslam’a hizmet etmek için ne isterdiniz?.. Cevaplar farklı olur. Kimi, sandık dolusu altın isterken, kimileri de sahralar dolusu koyun,keçi deve ister.. Bunlarla İslam’a hizmet etmeyi düşünürler. Halife bu cevapları tatmin edici bulmayınca soruyu kendisine yöneltirler:

   - Peki derler, senin istediğin verilecek olsaydı sen ne isterdin Rabbimizden İslam’a hizmet etmek için?.  Cevaba bakın lütfen:

-Ben İslama hizmet etmek için sizin gibi ne sandıklar dolusu altın isterdim, ne de sahralar dolusu koyun keçi,deve isterdim. Ben Rabbimden Ebu Ubeyde gibi ,Ebu Huzeyfe ve Salim gibi adam isterdim adam!.  Çünkü der, yetiştirilmiş adamın varsa bu saydıklarınız hepsi de var demektir. Yetiştirilmiş adamın yoksa hiçbir şeyin yok demektir.

      Demek ki görevini tam yapan öğretmen hem aranan adamdır, hem de aranan adamı yetiştiren adamdır.  

Gel de sen böyle bir adam olmayı isteme, bu adamları yetiştiren mesleğin adamı olmaya talip olma? Hayatını böyle hizmetlerle değerlendirmeyi mühimseme..

  -Peki benim gibi sıradan biri böyle düşünüyor öğretmenler için. Ya büyükler ne düşünüyor acaba? Mesela Bediuzzaman Hazretleri nasıl bakıyor görevini tam yapan öğretmenlere?      Ziyaretçilerinin naklettiği kitaplık çaptaki sözlerinden bazılarına bir bakalım isterseniz.

-Bu zamanın görevini tam yapan öğretmenleri, eski zamanın topluma hizmet eden velileri gibidirler.

- İmkanım olsaydı görevini tam yapan öğretmene her gün on altın verirdim!.

-  Sorumluluğunu yerine getiren öğretmen minare başında, ihmal eden ise kuyu dibindedir. Ortası yoktur bunun!.

           Bilmem siz nasıl bakarsınız bu bakışlara ....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org