DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 3464

Duamızın kabul edilmesi için nelere dikkat etmemiz gerekir?

Duanın kabulü için nelere dikkat etmeliyiz?

  •  
    Soru: Dualarımızda yanlış ve noksanlar mı var acaba, diye şüpheye düşüyorum. İsteklerimiz gerçekleşmeyince kabul olmayan dualar yaptığımızı sanıyorum. Bilgi verebilir misiniz dua yapma konusunda? Neleri nasıl bir niyetle okuyarak dua yapmalıyız?

Elbette hepimiz dualarımızın kabul olmasını dileriz. Bunun için ilk tedbir olarak dualarımızı kabul şartlarını yerine getirerek yapmaya dikkat ederiz.

Bu sebeple dualarımıza salavat-ı şerife ile başlarız, sonunda da salavat-ı şerife okuyarak bitiririz.

-Niçin dualarımıza salavat-ı şerife ile başlar, salavat-ı şerife ile bitiririz?

Çünkü salavat-ı şerife Efendimiz (sas) Hazretleri'ne yapılan duadır. Rabb'imiz Resul'ü için yapılan duaları kabul buyuruyor, reddetmiyor. Öyle olunca biz de dualarımızın başında ve sonunda salavat-ı şerife okuyarak kabul olan iki dua arasına almak isteriz dualarımızı. Böylece iki makbul dua arasında kalan duamızın da kabul olacağını ümit ederiz..

Duada dikkat edilmesi gereken ikinci önemli husus:

-Dua, kalb ve kafa birliği içinde yapılmalı, ağız dua ederken kalb ve kafa başka mevzularla meşgul olmamalı, dilinden dökülen duaları kalb de farkında olarak tasdik etmelidir. Yani ağzıyla dua eden kimsenin kalbi de söylediğinin farkında ve tasdikinde olmalıdır. Yoksa kalb başka şeyler düşünüyor, dil ise ezberlediği başka şeyleri söylüyorsa dille kalb arasında kopukluk var demektir.

Buna 'gafil kalb duası' denmektedir. Hadiste "Gafil kalbin duası kabul olmaz." ikazında bulunulmuştur.

Demek ki duada esas olan, kalbdeki sızlanma ve inlemeler dile aksetmeli, dil kalbin feryatlarını ürperti içinde Rabb'ine arz ediyor halde olmalıdır ki, duanın kabul olma şartı olan kalb ve kafa birliği sağlanmış olsun.

-Duamız kabul olmuyor, zannıyla dua terk edilmemelidir.

Çünkü şartlarına uygun yapılan duada boş dönmek yoktur. Zaten içimizden dua isteği gelince bilmeliyiz ki, Rabb'imiz elimizi boş çevirmeyecek, isteğimizin ya aynını, yahut da daha hayırlısını verecek; hatta dünyada vermese de ahirette verecektir. Çünkü bir şeyler vermeyecek olsaydı, boşa çevireceği elimizi Zat'ına doğru uzatma arzusunu bize ilham etmeyecekti.

Nitekim bu önemli anlayışı Hazret-i Bediüzzaman şöyle vecizeleştirmiştir:

-Vermek istemeseydi, istemek hissi vermezdi!

Gerçekten de Rabb'imiz vermek istemeseydi, istemek hissi vermeyecek, boşa çevireceği elimizi dergahına doğru uzatma arzusu uyandırmayacaktı.

Ancak, gerçek böyle olmasına rağmen bizler bazen ümitsizleşiyor, isteğimiz dünyada yerine gelmezse duamız kabul olmadı, vehmine kapılıyor, duamız boşa gitti, zannına bile düşebiliyoruz.

Halbuki şartlarına uygun yapılan duada boş dönmek yoktur.

Çünkü dua bir ibadettir. İbadet olunca, elimize peşin bir şey geçmese dahi, dua ibadetimizi yerine getirmiş, kulluk borcumuzu eda etmiş oluruz. İşte bu ibadet borcumuzu ödemiş olmak dahi başlı başına bir borç ödemesidir.

Namaz borcu gibi dua borcumuzu da yerine getirmiş olmamızın ifadesidir.

Kaldı ki, hangi nimetin hangi duamız hürmetine bize geldiğini de pek bilemiyoruz. Belki sahip olduğumuz nimetlerin birçoğu kabul olmadığını zannettiğimiz dualarımız hürmetine gelmiş bulunmaktadır.

Aleyhissalat-ü Vesselam Efendimiz, merhamet ve kerem sahibi Rabb'imizin Zat'ına uzanan elleri boş çevirmeyeceğini haber verdiği hadisinde şöyle buyuruyor:

-Allah (cc) merhamet ve ikram sahibidir. Kulun eli O'na doğru ümitle uzansın da o eli boş çevirsin, hayırla doldurmasın, Rabb'im bundan haya eder!.

Yeter ki duamız edebine ve usulüne uygun olarak yapılmış olsun. Bir ibadet şuuru içinde, kalb ve kafa birliği içinde ürpererek yapılsın, ağzın söylediğinden kalb ve kafa habersiz bulunmasın.

Bediüzzaman Hazretleri, kulun yaptığı duasını şöyle tarif etmektedir:

-Dua bir ibadettir. İbadetin faydası ise ahirete bakar. Dünyevi istekler hasıl olmazsa 'O dua kabul olmadı.' denilmez. Belki 'Daha hayırlı şekilde kabul edilerek karşılığı ahirete tehir edildi.' denir, vakti bitmeyen dua ibadetine devam edilir..

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org