DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 2325

Müslüman’da kurban kesim ahlakı?

 

Müslümanların yapacağı her işte yanılmaz örnekleri vardır.
Neyin nasıl yapılacağını bizzat uygulayarak gösteren Allah Resulü’nün (sas) şaşmaz örnekliği söz konusudur. Bu bakımdan Müslüman, kurban kesiminde de Allah Resulü’nün örnekliğini esas alır, O’nun ikaz ve tavsiyelerine göre hareketlerini tanzim ve tayin eder.
Nitekim kurbanlık koyunun ayağını bağlayıp yere yatırdıktan sonra bıçağını bilemeye başlayan bir laubali adamı gören Efendimiz (sas) Hazretleri o adamın şahsında tüm Müslümanlara ölçü veren ikazını şöyle yapar:

-Ey Allah’ın kulu! der, bu hayvanı sen iki defa mı öldürmek istiyorsun? Nedir bu acımasızlık? Hayvanı kesecek olan kimse her türlü hazırlığını önceden yapsın, bıçağını da önceden bilesin; unutmasın ki en güzel kesim, hayvana en az acı veren kesimdir!

Sözlerine şu bilgileri de ilave ederek buyurur ki:

-Siz yeryüzündeki canlılara merhametli davranın ki, gökyüzündeki melekler de size merhametli davranılması için dua etsinler! Unutmayın der, dünyada merhamet etmeyene ahirette merhamet olunmaz!

Evet, Müslüman’ın örnek aldığı Allah Resulü Efendimiz (sas) Hazretleri işte böyle ikazlarda bulunuyor kurbanlıklara gösterilmesi gereken şefkat ve merhamet konusunda..

Bundan dolayıdır ki, kurbanlık hayvanı kesim yerine ite kaka sürükleyerek götüren bir adama Hazreti Ömer (ra) Efendimiz de şöyle ölçü verir:

-Ey Allah’ın kulu! Hayvanı kesim yerine eziyet etmeden götür, acı çektirmeden yatır, bekletmeden kesimi bitir!.

Evet, merhametli Müslüman da kurban kesim hassasiyeti böylesine şefkat ve merhamet anlayışı içinde yaşanmıştır.

Hatta kurban kesiminde bu acıma ve şefkat etme hassasiyeti Müslüman’da o kadar ihmal edilmez önemde yerleşmiş ki, kesime hazır hale getirilen kurbanı son anda öylesine eziyetsiz ve hızlı şekilde kesmek ister ki, besmelenin bile tamamını okumadan sadece (Bismillahi Allahü Ekber) diyerek bıçağı boğaza bir anda bastırıp çekmesiyle kesimi bitirmesi bir an meselesi olur. Kurban dahi tam hissedemez ne olduğunu. Ehil kimsenin bir anda eziyetsiz şekilde gerçekleştirdiği bu hızlı kesimin acısını kurbanın dahi tam hissetmeyeceğine işaret etmişlerdir Bediüzzaman Hazretleri gibi maneviyat büyükleri..

Kesim anına ait diğer önemli bilgileri de şöyle sıralayabiliriz:

1- Kesim anında bazen aceleyle (Bismillahi Allahü Ekber) demeyen de olabilir. Bu durumda niyete bakılır. Şayet heyecandan yahut da unutmaktan söylememişse bir mahzur olmaz. Ama inkardan yani inanmadığı için Allah’ın ismini anmamışsa bu et yenmez. Eğer kesenin ne inançta olduğu bilinemezse kestiği yenecek inançta kimse diye kabul edilir, şüpheye gerek duyulmaz.

2- Kurbanın tümü de Allah için olduğundan ne etinden ne de derisinden kesim ücreti verilemez. Kesim ücreti ayrı olarak verilir. Et ikram edilecekse bu da ayrıca hediye edilir, kesim ücretine mukabil tutulamaz.

3- Kurban dinin bir emri olarak kesildiğinden eti, derisi de dine karşı olan yerlere verilmez. Yani din kendi aleyhine kullanılır duruma düşürülmez. Hep dine saygılı yerler tercih edilir. Ancak komşu hakkı unutulmaz, dini hayat yaşamasa da komşuya kurban eti ikramında bulunulur. İsterse bu komşu gayrimüslim olsun..

4- Kurbanı kolay kesen kim ise, kesime layık olan da odur. Bu itibarla, bilen sahibinin bizzat kesmesi mümkün olduğu gibi, kesimi iyi bilen ehil bir başkasını bulup ona hakkı verilerek eziyetsiz kestirmek daha doğrusu olur.

5- Kurbanın kesimi kolay olsun diye önce şokla bayıltıp kesmek de caizdir. Ancak kurban şoktan sonra hemen kesilmeli, geç kalıp da öldükten sonra kesmek gibi bir büyük hataya düşülmemelidir. Şayet ölüm şokla gerçekleşmiş de sonra ölü hayvan kesilmişse bu hayvan murdar sayılır, eti yenmez.. Bu ihtimali dikkate alan bazı hocalarımız şokla kesime pek taraftar olmamaktalar.

6- Kurban eti tek başına yenilirse lezzeti eksik olur. Komşulara da gönderilerek yenirse işte o zaman kurban etinin lezzeti, verdiği şükür duygusuyla yüksek dereceye ulaşır. Efendimiz (sas) Hazretleri komşularının bacasından et pişirdiklerini gösteren dumanlar yükselmedikçe kendi kurban etinden yemeyi tercih etmemiş, komşularının yemediğini yiyen, giymediğini giyen komşu olmak istemediği mesajını vermiştir bizlere


Neyin nasıl yapılacağını bizzat uygulayarak gösteren Allah Resulü’nün (sas) şaşmaz örnekliği söz konusudur. Bu bakımdan Müslüman, kurban kesiminde de Allah Resulü’nün örnekliğini esas alır, O’nun ikaz ve tavsiyelerine göre hareketlerini tanzim ve tayin eder.

Nitekim kurbanlık koyunun ayağını bağlayıp yere yatırdıktan sonra bıçağını bilemeye başlayan bir laubali adamı gören Efendimiz (sas) Hazretleri o adamın şahsında tüm Müslümanlara ölçü veren ikazını şöyle yapar:

Ey Allah’ın kulu! der, bu hayvanı sen iki defa mı öldürmek istiyorsun? Nedir bu acımasızlık? Hayvanı kesecek olan kimse her türlü hazırlığını önceden yapsın, bıçağını da önceden bilesin; unutmasın ki en güzel kesim, hayvana en az acı veren kesimdir!

Sözlerine şu bilgileri de ilave ederek buyurur ki:

Siz yeryüzündeki canlılara merhametli davranın ki, gökyüzündeki melekler de size merhametli davranılması için dua etsinler! Unutmayın der, dünyada merhamet etmeyene ahirette merhamet olunmaz!

Evet, Müslüman’ın örnek aldığı Allah Resulü Efendimiz (sas) Hazretleri işte böyle ikazlarda bulunuyor kurbanlıklara gösterilmesi gereken şefkat ve merhamet konusunda..

Bundan dolayıdır ki, kurbanlık hayvanı kesim yerine ite kaka sürükleyerek götüren bir adama Hazreti Ömer (ra) Efendimiz de şöyle ölçü verir:

Ey Allah’ın kulu! Hayvanı kesim yerine eziyet etmeden götür, acı çektirmeden yatır, bekletmeden kesimi bitir!.

Evet, merhametli Müslüman da kurban kesim hassasiyeti böylesine şefkat ve merhamet anlayışı içinde yaşanmıştır.

Hatta kurban kesiminde bu acıma ve şefkat etme hassasiyeti Müslüman’da o kadar ihmal edilmez önemde yerleşmiş ki, kesime hazır hale getirilen kurbanı son anda öylesine eziyetsiz ve hızlı şekilde kesmek ister ki, besmelenin bile tamamını okumadan sadece (Bismillahi Allahü Ekber) diyerek bıçağı boğaza bir anda bastırıp çekmesiyle kesimi bitirmesi bir an meselesi olur. Kurban dahi hissedemez ne olduğunu. Ehil kimsenin bir anda eziyetsiz şekilde gerçekleştirdiği bu hızlı kesimin acısını kurbanın dahi tam hissetmeyeceğine işaret etmişlerdir Bediüzzaman Hazretleri gibi maneviyat büyükleri..

Kesim anına ait diğer önemli bilgileri de şöyle sıralayabiliriz:

1- Kesim anında bazen aceleyle (Bismillahi Allahü Ekber) demeyen de olabilir. Bu durumda niyete bakılır. Şayet heyecandan yahut da unutmaktan söylememişse bir mahzur olmaz. Ama inkardan yani inanmadığı için Allah’ın ismini anmamışsa bu et yenmez. Eğer kesenin ne inançta olduğu bilinemezse kestiği yenecek inançta kimse diye kabul edilir, şüpheye gerek duyulmaz.

2- Kurbanın tümü de Allah için olduğundan ne etinden ne de derisinden kesim ücreti verilemez. Kesim ücreti ayrı olarak verilir. Et ikram edilecekse bu da ayrıca hediye edilir, kesim ücretine mukabil tutulamaz.

3- Kurban dinin bir emri olarak kesildiğinden eti, derisi de dine karşı olan yerlere verilmez. Yani din kendi aleyhine kullanılır duruma düşürülmez. Hep dine saygılı yerler tercih edilir. Ancak komşu hakkı unutulmaz, dini hayat yaşamasa da komşuya kurban eti ikramında bulunulur. İsterse bu komşu gayrimüslim olsun..

4- Kurbanı kolay kesen kim ise, kesime layık olan da odur. Bu itibarla, bilen sahibinin bizzat kesmesi mümkün olduğu gibi, kesimi iyi bilen ehil bir başkasını bulup ona hakkı verilerek eziyetsiz kestirmek daha doğrusu olur.

5- Kurbanın kesimi kolay olsun diye önce şokla bayıltıp kesmek de caizdir. Ancak kurban şoktan sonra hemen kesilmeli, geç kalıp da öldükten sonra kesmek gibi bir büyük hataya düşülmemelidir. Şayet ölüm şokla gerçekleşmiş de sonra ölü hayvan kesilmişse bu hayvan murdar sayılır, eti yenmez.. Bu ihtimali dikkate alan bazı hocalarımız şokla kesime pek taraftar olmamaktalar.

6- Kurban eti tek başına yenilirse lezzeti eksik olur. Komşulara da gönderilerek yenirse işte o zaman kurban etinin lezzeti, verdiği şükür duygusuyla yüksek dereceye ulaşır. Efendimiz (sas) Hazretleri komşularının bacasından et pişirdiklerini gösteren dumanlar yükselmedikçe kendi kurban etinden yemeyi tercih etmemiş, komşularının yemediğini yiyen, giymediğini giyen komşu olmak istemediği mesajını vermiştir bizlere. Şimdi sıra bizim vereceğimiz komşuluk mesajımızda..
....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org