DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 1582

Barıştan sonra affetmek ve helalleşmek ..

  Müslümanlar arasında çıkacak olan anlaşmazlık ve ihtilafta taraflara düşen ilk görev, Hucurat Sûresi’ndeki ayetlerde açık ve net bir şekilde bildirilmiştir:

-Müminlerden iki taraf arasında bir münakaşa ve mukatele çıkarsa hemen aralarına girerek anlaşmalarını sağlayın, barışı ve itaatı hakim kılın, kardeşliği tesis edin!..

Evet, Rabb’imiz her şeyden önce Müslümanlar arasındaki anlaşmazlıklarda barışı ve itaati emrediyor, anlaşma sağlama görevimizi hatırlatıyor bizlere.

Efendimiz (sas) Hazretleri de ayetin barış emreden manasını açıklarken;

-Barış anlaşması, anlaşmaların en yücesidir, buyuruyor, her şeyden önce barışı sağlamanın baş görevimiz olduğuna dikkatimizi çekiyor.

Ancak, sağlanan barıştan sonra iki taraftan da savaşta ölenlerin yakınları barışta birbirlerine nasıl bir duygu ve anlayış içinde bakacaklar, savaştaki düşmanlıklarını mı sürdürecekler? Yoksa derin bir iman ve İslam anlayışı içinde geçmişi unutup geleceğe birlik beraberlik duyguları içinde kardeşçe mi bakacaklar?  Sahabe efendilerimiz gibi.

  Gerçekten de sahabede, savaşın kaçınılmaz sonuçları olan ölme öldürme olaylarının barışta tümüyle unutulması istenmiş, hatta mağdurların yakınlarına yardımda bulunup gönüllerini kazanma örnekleri dahi verilmiş, belki de bu anlayış içinde ahirette el ele tutuşarak birlikte cennete gidebilecekleri yorumları dahi yapılmıştır.

 Nitekim Halife Hz. Ömer Efendimiz, savaşta kardeşi Zeyd’i şehit etmiş olan Ebu Meryem’le Medine’de karşılaşınca, savaşın gönül yakıcı olaylarını unutmak gerektiğini ifade ederek kol kola yürümüşler Zeyd’in katiliyle Medine sokaklarında.

 Bediüzzaman Hazretleri’nin ölen ve öldürülenlerin yakınlarının birbirlerini affetmesi konusunda fevkalade önemli bir ikazı vardır. Hapishanede katille maktulün yakınlarının bir arada yaşadıkları korku ve sıkıntılardan kurtulmalarının tek İslamî çaresinin gösterildiği bu önemli yazıyı, 13. Söz’ün son bölümünden özetleyerek arz etme gereği duymaktayım. Şöyle özet bilgi veriyor hapisteki hasım taraflara:

-Ey hapis arkadaşlarım ve din kardeşlerim! Size, hem dünya hem ahiret azabından kurtaracak bir hakikati beyan etmek kalbime ihtar edildi. O hakikat şudur:

-Mesela, birisi, birinin kardeşini veya bir akrabasını öldürmüş, bu öylesine yanlış bir davranıştır ki, bir dakika intikam lezzetiyle bir katil, milyarlar dakika hem kalbi sıkıntı hem hapis azabını çektirir suç sahibine... Ve ayrıca ölenin akrabası dahi intikam endişesiyle ve karşısında düşmanını düşünmesiyle, hayatının lezzetini ve ömrünün zevkini huzurunu kaçırır. Velhasıl, taraflar hem korku hem hiddet azabı çekerler ömür boyu...

-Bu sıkıntılı sonuçtan kurtulmanın bir tek çaresi var. O da, Kur’an’ın emrettiği, hak ve hakikat ve maslahat ve insaniyet ve İslamiyet’in iktiza ve teşvikleri olan barışmak, karşılıklı anlaşmak ve helalleşmektir!..

-Evet, hakikat ve maslahat sulhta, barışmakta, birbirini affetmektedir.

-Çünkü ecel birdir, değişmez. O maktul, herhalde eceli geldiğinden daha ziyade yaşamayacaktı. O katil ise o kazaya, yani takdiri ilahiye bir vasıta olmuştur aslında.

-Eğer geçmiş bir olayın böyle inanç tarafı düşünülerek barışmak olmazsa, iki taraf da daima korku ve intikam azabını çekerler! Fayda yok, zarar ise çok olur..

- Onun içindir ki, “üç günden fazla bir müminin diğer mümine küs durmamasını” emrediyor İslamiyet. Yoksa, o tek musibet büyür, devam eder, başka musibetlere sebebiyet verebilir.

-Eğer barışsalar, öldüren tövbe etse ve ölene her vakit dua etse, mağdur yakınlarına iyiliklerde bulunsa, o halde her iki taraf da çok kazanırlar ve kardeş gibi olurlar. Bir gitmiş kardeşe bedel, dindar kardeşler kazanırlar. Böylece kaza ve kaderi ilahiye teslim olup affetme örneği de vermiş olurlar..

Sözün özü: Kurtuluş,barışta, geçmişi unutup geleceğe ümitle bakmakta, birbirini affederek kardeşçe yaşamayı tek çıkar yol olarak görmektedir

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org