DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 1403

Yaz boyunca hangi duygularınız besleniyor?


Yaz sıcaklarının etkisini artırdığı şu günlerde mevsimlik özel bir konuyu bir daha gözden geçirelim mi?
 Evet, diyorsanız, buyurun şu yorumu birlikte okuyalım. Bakalım siz nasıl bakacaksınız ‘duyguların beslenerek azgınlaştırılması’ konusuna?
 Bilindiği üzere insanda hem akıl ve iman vardır, hem de nefis ve şeytan... Her ikisi de insanı yönlendirme görevini yüklenmişlerdir. Bu sebeple insan hayatı boyunca ya aklının, imanının yönetiminde ya da nefsinin ve şeytanın etkisinde kalmaktadır.

Bilinen bir gerçektir ki, kimse aklının, imanının yönetimini bırakıp da nefsinin ve şeytanının etkisine girmek istemez. Çünkü akıl ve imanda kötüye yönlendirme yoktur. Ama nefis ve şeytanda kötüye yönlendirme çoktur. Buna rağmen akıllı ve imanlı insan da zaman zaman nefsinin ve şeytanının yönlendirmesine girer, yanlışlar yapar.

Niçin yapar akıllı ve imanlı insan bu yanlışları? Çünkü nefsini ve şeytanını besleyip azgınlaştırmış, onun baskı ve kıskacına girmiş de onun için.

İşte bütün mesele burada. Beslenme meselesinde! Gün boyu aklı ve imanı mı besliyoruz, nefsi ve şeytanı mı?

Şayet nefsi ve şeytanı teşhirli, tahrikli günahlarla, haramlarla besliyor, onları kuvvetlendirip azgınlaştırıyorsak, artık bu kimsenin akıllı, imanlı olması yeterli değildir. Aklı tasvip etmemesine, imanı rıza göstermemesine rağmen günahlara yönelir, yanlışları yapar. Hatta bu günahlara aklından, imanından feryatlar yüksele yüksele sürüklenir gider. Çünkü nefsi ve şeytanı öylesine beslenip azgınlaşmış ki, artık imanını da, aklını da dinlemez hale gelmişler. Bu yüzden sürükleye sürükleye götürür etkisiz kalmış iman ve akıl sahibini.. Öyle ise, aklın, imanın tasvip etmeyeceği yanlışlara düşmemek için nefsi ve şeytanı teşhir ve tahrikli görüntü ve haramlarla besleyip de azgınlaştırmamaya çok dikkat etmek gerekmektedir. Mevsim boyunca bir numaralı meselemiz, gözümüzü ve kalbimizi korumak olmalıdır.

Bilinen bir gerçektir ki, nefis ve şeytanı besleyen mevsimlik günah vasatı oldukça yaygınlaşmıştır. Özel bir dikkatle kendinizi korumaya almadığınız takdirde nefis ve şeytanın beslenerek azgınlaşması an meselesidir.

Hatta okuduğunuz bazı yayınlar, sokakta ve ekranlarda seyrettiğiniz bazı görüntüler nefsi ve şeytanı azgınlaştırmak için beklemektedir. Şayet kullanımına sınır koymadığınız cihazlarınız da devreye girerse besleme daha da azgınlaşır.

Bir de bakarsınız ki, imanından, aklından şüphe etmediğiniz sağlam kimseler bile günahlara maruz. Direnememiş, dayanamamış, sürüklenmiş... Çünkü nefsi beslenmiş, şeytanı kuvvetlenmiş... Beslenip kuvvetlenen, zayıf kalanı elbette sürükler, isyan bayrağını da çeker. Onun için söylemiş Müceddidü’z-zaman meşhur sözü:

- Her bir günah içinde küfre gidecek bir yol vardır! Tevbe, istiğfarla o günah silinmez de devam edilirse bağımlılık halini alır, kurtulmak zorlaşır. Ucu küfre çıkan bir yolda ilerleme dahi söz konusu olur.

- İşte bunun için arkadaş mühim, bunun için çevre mühim. Bunun için okunan gazete, dergi, kitap, dinlenen radyo, seyredilen televizyon, gidilen sohbetler mühim. Neyi besliyorlar, aklı ve imanı mı, yoksa nefsi ve şeytanı mı? Unutma, hangisini besliyorsan hayatın onun yönlendirmesindedir. Hatta sen istemesen de.

Şimdi düşünme sırası bizde: Neyi besliyoruz, akıl ve imanı mı, nefis ve şeytanı mı?

- Ne diyorsunuz bu beslenme ve azdırma musibetine? Mevsim boyunca kendimizi mutlaka korumaya mı almalıyız?


....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org