DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 2893

Emekli İkramiyesinin Fazlası Fâiz mi?

? Devlete belli müddet hizmet etmiş insanlar sonunda belli bir ikramiye alıyorlar. Devlet bu ikramiyenin bir kısmını peşin verirken, kalan kısmını da belli aralıklarla veresiye ödüyor. Ancak sonra ödeyeceği miktarın üzerine ilâveler de yapıyor, bunun adını da fâiz koyuyor. İkramiye alacak kimsenin istemediği, ancak mecburen almak zorunda kaldığı bu fazlalık fâiz olur mu?. Bu ikramiye alınırken fazlası da alınabilir mi? Takvâsına gidilecek olursa nasıl hareket edilir?
? Devlet belli müddet çalıştırdığı memur ve işçisine sonunda yine belli miktar ikramiye veriyor. Bunun veriş şeklini de kimseye sormadan bizzat kendi tesbit ediyor. Vereceği ikramiyenin yarısını peşin öderken kalan kısmını da belli aralıklarla, belli ilâvelerle ödüyor. Geciktirme de kendisinden, ilâve de kendisinden. İkramiye alacak kimsenin fazla verilmesi için bir şartı ve anlaşması yoktur.

Bu bakımdan, veresiye kalan ikramiyeye ilâve edilen miktarın ismi fâiz olsa da kendisi fâiz olmaz. Çünkü parayı alanın şartı yoktur. Ancak bunun takvâsı da vardır. Şayet bu fazlalığı alan kimse şüphe ediyorsa, Fâiz ismi verilen miktarı bir hayır yerine verip, faydalı bir hizmete sarfetmesi takvâca bir hareket olur. Vesveseye asla mahal kalmaz.

Bu mes?eleyi ?Günümüzün Mes?elelerine Fetvâlar? adlı eserinde izâh eden Halil Günenç Hoca Efendi, şöyle demektedir:

? Bir kimse fâiz almak gayesiyle parasını devlete veya başkasına verir, sonra ilâveli olarak alırsa malûm olduğu gibi bu fâiz sayılır. Fakat devlet, ikramiyeye müstehak olan kimsenin ikramiyesinin bir kısmını peşin, bir kısmını da tahvil suretiyle vadeli ve ilâveli olarak verirse ona fâiz denilse de dînen fâiz değildir. Alınmasında bir sakınca (mahzur) yoktur. Hattâ bir kimse birisine bir miktar, meselâ ödünç para verir, sonra borçlu olan kimse borcunu ödediğinde şartsız olarak bir hediye de ikram ederse bunda bir sakınca (mahzur) yoktur. Hattâ Şâfiî mezhebinde (borç verene hediye vermek) sünnettir. Alan da Allah indinde mes?ul olmaz.

Halil Günenç Hoca Efendi kitabında sigorta mes?elesine de temas ederek şöyle devam etmektedir:

SUAL:

? Sigorta, Bağ-Kur ve Emekli Sandığın?dan emeklilik maaşını (ihtiyaç olmazsa da) almak câiz midir?

CEVAP:

? Maaş ile emeklilik maaşı arasında fark yoktur. Devlet, memuruna veya başka bir işte çalıştırdığı kimselere maaş verebildiği gibi, maslahata binâen çalıştırmadığı kimselere de maaş verebilir. Hatip Şirvanî şöyle diyor: Öşür ve vergi gibi şeyler vatandaşlardan zorla alınır, bu mallar birbirine karışıp ayrılmaları mümkün olmadığı ve sahipleri tanınmadığı için artık Beytü?l-Mâl?e âit olur.

Hükümdar ve diğer yetkililer istedikleri vatandaşa onu teberru edebilirler. İbn-i Âbidîn de hükümdar, gördüğü maslahata binâen devlet malından istediği kimseye verebildiğini ifade ediyor.

Ayrıca Cessas, kâfir hükümdardan müktesep hakları olması dolayısıyla Müslümanların maaş alabileceğini, misâl ve tafsilâtıyla açıklamaktadır. ....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org