DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 1410

Beni köyümün mezarlığına götürün’ vasiyeti geçerli mi?

Soru: Yaşlı babam, son günlerinde çoktan terk ettiğimiz köyü merak etmeye başladı, bu merak o kadar arttı ki, en sonunda; "Benim cenazemi köyümüzün mezarlığına götürün, komşularımın yanına defnedin." diye vasiyet etti.


Bir müddet sonra da babamız vefat etti. Biz zor durumda kaldık bu vasiyet karşısında. Çünkü günün zor şartlarında babamızın cenazesini tek ettiğimiz köyümüze kadar götürme imkânımız yoktu. Mecburen en yakın mezarlığa kolayca götürüp defnettik. Ancak bundan sonra akrabalar arasında söylentilere de engel olamadık. Sizler saygısız evlatlarsınız, babanızın cenazesini köye götürüp de vasiyetini yerine getirmediniz, diye sitemler çoğalınca rahatsızlık duyup konuyu sorma gereği duyduk. Siz nasıl bakıyorsunuz, uzaktaki köy mezarlığına götürme vasiyetine. Yerine getirmemiz gereken bir vasiyet sayılır mı, "beni köyümün mezarlığına götürün" isteği?

Cevap: Yapılan vasiyetlerin geçerli olması için sünnete uygun düşen bir vasiyet olması gerekir. "Beni köyümün mezarlığına götürün" vasiyeti ise sünnete uygun düşen vasiyet gibi görünmemektedir. Çünkü sünnete uygun mezarlık, ölümün vaki olduğu yere en yakın olan mezarlıktır.

Bundan dolayı Medine dışındaki Uhud'da şehid olan sahabeleri en yakın mezarlık saydıkları Uhud'a defnetmişler, Medine'ye götürmeyi gerekli görmemişlerdir.

Bu sebeple, uzak yerlerde vefat eden Müslümanların mutlaka kendi ülkelerine, köy ve kasabalarına götürülmeleri gerekir, manasında dinî bir tavsiye de söz konusu olmamıştır. Aksine, sünnete uygun mezarlık, ölümün vaki olduğu yere en yakın olan Müslüman mezarlığıdır, şeklinde ölçü tespit edilmiştir.

Bu itibarla bir isteğin yerine getirilmesi mecburi vasiyetlerden sayılması için, sünnete aykırı düşmeyen istek olması gerekmektedir. Halbuki yakın mezarlık varken uzaklara götürme isteği sünnete uygun düşmeyen bir istek şeklinde görünmektedir. Uyulması gerekli vasiyetlerden sayılmamaktadır.

Bununla beraber, yakınları yapacakları masrafı ve israfı önemsemez de cenazeyi musalla taşından alıp uzak da olsa memleketine götürmeyi isterlerse buna da dinî bir engel söz konusu olmaz. Siz bilirsiniz demekle yetinilir.

"Yeni Aile İlmihali 2" kitabımızda bu vasiyet konusu, daha net şekilde ifadesini bulmuştur. İsterseniz bir de ilmihalde bu konudaki soru cevaba bakalım, altınlarıyla gömülmeyi vasiyet eden kadına nasıl cevap verilmiş bir de onu görelim.

Soru: Ailem son anlarında üzerindeki takılarla gömülmeyi vasiyet etti. Biz de şüpheye düştük, bu vasiyet yerine getirilmeli mi diye sorma gereği duyduk. Hanımın takılarıyla gömülmeyi vasiyet etmesi, yerine getirilmesi mecburi vasiyetten sayılır mı?

Cevap: Vasiyetler, mirasçıların yerine getirmeye mecbur oldukları borçlarıdır. Bir vasiyet yapılmışsa yerine getirme mecburiyeti söz konusu olur.

Ancak vasiyet haram bir şeyi istemiyorsa, sünnete uygun düşen faydalı bir şeyi talep ediyorsa yerine getirme mecburiyeti vardır.

Yoksa sünnete uygun düşmeyen haram, yahut da faydasız bir şeyi istiyorsa yerine getirme mecburiyeti söz konusu olmaz. Öyle vasiyeti uygulamaktansa terk etmek doğru olur.

Nitekim altın takılarıyla gömülme vasiyeti, kimseye fayda getirmeyen, sünnete de uygun düşmeyen bir vasiyet olarak görünmektedir. Çünkü altınlarla gömülmenin ölüye de diriye de hiçbir faydası yok. Faydasız vasiyetler ise sünnete uymayan vasiyetler cinsine girer. Yerine getirme mecburiyeti söz konusu olmaz.

Şayet altınlarının yoksula, muhtaca verilmesini vasiyet etmiş olsaydı, sünnete uygun düşen bir vasiyet olur, yerine getirme mecburiyeti hemen doğardı. Ahirette kendine, dünyada da alan yoksula fayda sağlardı çünkü.

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org