DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 1324

Zekât zenginliği nasıl tespit edilir? Nelere zekât gerekir

Soru: Ben muhitimde mütevazı bir esnafım. Hiç olmazsa bu sene zekât verme mutluluğu yaşamak istiyorum. Ancak bana zekât düşer mi düşmez mi bilemiyorum. Nasıl bir hesapla zekât vermem gerektiğini tespit edebilirim. Kısa da olsa bilgi verebilir misiniz? Şüpheden kurtulup zekâtımı emin şekilde rahatça verebileyim istiyorum…

Cevap: Zekâtın hesabı kolaydır .Yeter ki zekât verme arzusunu gönlünüzün derinliğinde hissedin ve ‘Rabb’ime şükürler olsun, bana da zekât verme aşkı şevki nasip etti.’ diyerek önce mevcut paranızın zekât verecek miktara ulaşıp ulaşmadığını baştan bir inceleyin.

Bilindiği üzere zekât, nisap miktarı parası olanın üzerine farz olan bir ibadettir. Öyle ise baştan zekât verecek kadar paraya sahip olup olmadığınızı tespit edeceksiniz. Bu tespiti de şöyle yapabilirsiniz:

-Aile olarak temel ihtiyaçlarınızı karşıladıktan sonra geride bekleyen (80) gram altının karşılığı sayılan (7 bin) lira kadar bir paranız var mı? Bir senedir bekleyen bu kadar paranız varsa, zekât vermesi gereken bahtiyar zenginlerden sayılırsınız. Ancak bu para, evde ya da bir finans kurumunda, yahut da dükkânda sermaye, vitrinde mal olarak da bulunuyor olabilir. Diyelim ki, elde mevcut şu kadar para var. Vitrindeki malın tutarı da şu kadar. Ayrıca şu kadar da alacağınız var, ama borcunuz da mevcut.. Bunların hepsini de para olarak topladıktan sonra meydana gelen yekundan borcunuzu çıkaracaksınız. Kalan miktar en azından 80 gram altını satın olacak olan (7) bin lirayı buluyor ya da geçiyorsa zekât zengini sayılırsınız.

İşte bu paranın her bin lirasına (25 lira) zekât ayırıp yoksulun hakkını verme mutluluğunu yaşayacaksınız. Size de zekât verme mutluluğu nasip eden Rabb’inize hamd ve şükürler edeceksiniz. Ömür boyu unutulmayacak bir mutluluktur zekât verme imkanına kavuşma zamanı.

Soru: Borçluda bekleyen ödenmeyen alacağımın da zekâtını verecek miyim?

Cevap: Alacağınızı sağlam alacak, ödenmesinde şüphe olan zayıf alacak diye ikiye ayırabilirsiniz. Sağlam alacağın zekâtını hemen vermeniz gerekir, şüpheli alacağın zekâtını da alınca verebilirsiniz. Alamazsanız zekât düşer, borçlu da kalmazsınız.

Soru: ‘Zekât ihtiyaç fazlası bekleyen paraya lazım gelir’ sözünden neyi anlamak gerekir? Aldığımız maaşımıza, cebimizde bekleyen harcayacağımız harçlığımıza da zekât vermek gerekmez mi?

Cevap: Cebinizde ihtiyaçlarınızı karşılamak üzere hazır bulundurduğunuz harçlığınıza, maaşınıza, borcunuzu ödemek için beklettiğiniz paranıza zekât vermek gerekmez. Çünkü bunlar bir senedir boşta bekleyen ihtiyaç fazlası para değildir. Tam aksine her ay, hatta her an harcayabileceğiniz ihtiyaç paralarıdır.

Soru: Oturduğum evim, kirada dükkânım, bindiğim arabam var. Bunlara zekât vermem gerekir mi?

Cevap: Oturduğunuz eve, kullandığınız arabaya, kirada olan mülkünüze zekât vermek gerekmez. Ancak varsa bunların getirdiği paraya zekât vermek gerekir. Bunlar sahibini sadece fitre zengini yapmış olur zekât gerekmez.

Soru: Öğrencilere verdiğimiz burslar zekât yerine geçer mi?

Cevap: Elbette.. Yoksul öğrenciye verilen burs, ülkemiz için iyi bir eğitim alıp hayırlı bir nesil yetişmesine hizmet eden önemli bir destektir. Bu itibarla, okuyacak öğrenciye verilen burs adındaki zekâtlar tam yerine verilen yardımlardır. Hatta Osmanlı’da okuyan öğrenci ile okutan hocaya muhtaç olup olmadıkları sorulmadan zekât verilir, öğrenci, yahut da okutan hoca olmasını, yardım edilmesi için yeterli gören âlimler bulunurdu.

Soru: Oturacak ev, binecek araba almayı düşünüyorum. Bunlar için ayırdığım paraya da zekât vermem gerekir mi? Bunlar borçtan sayılmaz mı?

Cevap: Sadece bunlara niyet emekle borçlanma kesinleşmiş olmaz. Bekleyen bu gibi paralara zekât gerekir. Ancak anlaşma yapılmış da borçlanma senetlerle kesinleşmişse, kesinleşen borca verilmek üzere bekleyen paraya zekât gerekmez.

Soru: Zekât ve fitre verirken açıkça söylemek gerekir mi?

Cevap: Gerekmez. Verenin niyetini Rabb’imizin bilmesi yeterlidir, alanın bilmesine gerek yoktur. İhtiyaç sahibi incitilmeden verilmesi uygun olur.

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org