DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 1137

Ağır kış imtihanımızın farkında mıyız?

Anlaşılan odur ki, kışın şiddetini artırdığı bu soğuk günlerde hem zengin hem de fakir olarak hepimiz pek farkında olmadığımız bir imtihanla karşı karşıyayız.

Hayatının zaruri ihtiyaçlarını çoktan karşılamış, kışın kayak zevkini düşünen zengin, sadece kendi eğlencesini düşünür, ihtiyaç içinde inleyen yoksula ilgisiz kalırsa, imtihanı kaybediyor demektir.

İhtiyaç içinde inleyen yoksul da, tevekkül ve teslimiyetini yitirip halinden isyana yönelirse, o da imtihanı kaybediyor demektir.

Ne var ki irşad kitaplarında verilen aşağıdaki misale bakınca daha net anlıyoruz ki, böyle zor devrelerde kendi zevkinin cazibesine kapılıp yoksulların perişanlıklarını görmezden gelen imkan sahiplerinin imtihan kaybı, çok daha ağır olmaktadır.

Sözü daha fazla uzatmadan irşad eserlerinde verilen meşhur misale hep birlikte bir göz atalım. Bakalım kimin imtihan kaybı daha ağır olmaktadır görelim.

Zengine de fakire de mesaj yüklü misal şöyle başlamaktadır:

***

Rüzgarlı bir fırtına halinde yağan şiddetli kar, kara kargayı coşturmuştu. Çünkü sırtındaki sağlam tüyler onu tam koruyor, soğuklar kalın tüylerle kaplı bedenine hiç işlemiyordu. Bu yüzden konduğu yüksek ağacın dalından çevreyi keyifle seyrederken ötmesini de sürdürüyordu:

- Yağ yağ! Konduğum dala çıkıncaya kadar yağ!

Halbuki hemen yanı başındaki dalda zayıf tüylü serçe kuşu da titreyerek sızlanıyordu:

-Yağma yağma, zayıflar var, zavallılar var! Bu sızlanış kara kargayı hiç mi hiç etkilemiyor, yine devam ediyordu konduğu dalda:

- Yağ yağ! konduğum dala çıkıncaya kadar yağ!.. Manzara zevki kargayı, zayıf tüylü küçük hemcinslerini düşünmez hale getirmişti.

Rabb’imiz, karganın sadece kendini düşünüp, zayıfları, zavallıları hesaba katmayışına razı olmadı!. Zayıfların halini düşünecek duruma düşürmek istedi kara kargayı. Bu sebeple de yaramaz bir çocuğu musallat etti ona. Yaramaz çocuk karganın bağıra çağıra öttüğü ağacın dibine gelerek yukarı doğru yavaşça tırmanmaya başladı. Yine bağırmaya başladığı bir sırada kuyruğundan yakalayıp tutmaya çalıştı. Bu sırada çırpınmaya başlayan kargada ne tüy kaldı ne de telek. Hepsini de çocuğun elinde bıraktığından güç bela kurtulup karşı binanın çatısına zar zor konabildi. Artık yağan karlar, esen soğuk rüzgarlar çıplak vücuduna buz gibi temas ediyor, düşünmediği zayıfların halini olanca şiddetiyle titreyerek hissediyordu.. İşte bundan sonra ötüşünü değiştiren karganın cılız sesi duyuldu.

-Yağma yağma! Açık var, çıplak var, yağma!

Ne yazık ki karganın bu dileği yerine gelmedi. Yağış bir müddet olanca şiddetiyle devam etti. O da önceden hiç düşünmediği zayıfların hayatını, sıkıntısını yaşamaya başladı. Ne kadar duygusuz, bencil davrandığını iyice hissetti, böylece duyarsızlığının dersini de almış oldu..

Misali yorumlayan maneviyat büyükleri derler ki:

-İnsanlar varlıklı halde iken yoksulların halini düşünmeli, kendi zevklerinde kaybolmamalıdırlar. Şayet böyle bir bencillikte kalırlar da yoksulun sıkıntısını düşünmezlerse, bir gün olur onlar da halini düşünmedikleri yoksulun haline düşer, aynı zorluk ve sıkıntıyı bizzat kendileri de yaşarlar. Bundan sonra ne kadar yanlış yaptıklarını anlayıp pişmanlık duyarlar. Ancak bu pişmanlık düştükleri perişan durumdan hemen kurtarmaz onları..

- Öyle ise, varlıklı günlerimizde yokluk çekenleri düşünmeli, ısındığımız zamanlarda da üşüyenleri hatırlayıp dertlerine deva olmaya gayret etmeliyiz ki, aynı akıbete müstahak duruma düşmeyelim. Aynı sonucu biz de yaşamaya layık hale gelmeyelim.. Bilmem siz yerinde bulur musunuz bu dilek ve temennileri?

Yoksa siz de malum tekerlemeyi tekrar ederek, ‘Ayağını sıcak tut başını serin; kendi keyfine bak, başkalarını düşünme derin’ mi diyorsunuz?

-Hayır, hayır! Sizin böyle bir ilgisizlikte kalacağınıza ihtimal vermiyorum. Siz ihtiyaç içinde inleyenlere imkanlarınız nispetinde yardımcı olarak imtihanı kazanıyorsunuz, diye düşünüyorum.

Rabb’imiz hepimizi, bu zor günlerin imtihanını kazananlardan eylesin, diye de dua ediyorum.

-Fatebiru ya ülil ebsar! Düşünün ey basiret sahipleri!

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org