DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 8883

İş Saatinde İbâdet Yapılır mı?

? Çalıştığım iş yerinde ben namazlarımı kılıyorum. Bâzı kimseler kılmıyorlar, benim kılışımı da haksız bularak diyorlar ki: ?Sen iş saatinde namaz kılmakla iş verenin işini ihmal etmiş, dolayısıyla onun hakkını çalmış oluyorsun. Böylece mes?ûliyete de girmiş bulunuyorsun. Okuyucum daha sonra da, ?Bu sözlerin gerçekle alâkası var mı, ben iş verenin hakkını mı almış olurum? diye soruyor.
Bu mevzuda tatmin edici bilgiye sahip olmak için iş saatlerini kısa da olsa bir incelemeye tâbi tutmak gerekir. Şöyle ki:

Bir iş yerinde çalışırken, vakti, alacağınız para karşılığında satmış olmaktasınız. Yâni, bu vaktin içindeki mesai zamanı iş verenin hakkıdır. Bu mesai zamanında dalga geçmek, zamanı değerlendirmeyip eğlenme ve ihmallerle vakit öldürmek, işverenin hakkını çalmak, verdiği paranın karşılığını tam olarak vermemektir. Bunun günahlığında ise, kimsenin şüphesi ve itirazı yoktur.

Ancak, iş verene satılmış olan bu vaktin içinde bir de namaz vakitleri dediğimiz Allah hakkı vardır. Bu vakitler de, Allah?ın emirlerine tahsis edilmiş vakitlerdir. Bu beş vakit namaz vakti de, Allah hakkıdır.

Öyle ise iş verene satılmış olan vakitlerde iş verenin işinde çalışılacak, asla ihmal edilip dalga geçilmeyecek, ama bu sırada Allah?ın hakkı olan vakit de gelirse o hak da yerine getirilecek, Allah?ın hakkı da Allah?a verilerek, ibâdete tahsis edilecektir.

Alâkalı kitaplarımızda, Allah hakkının kul hakkından önce geldiği de bildirilir. Bu sebeple iş verenin namaz vakitlerinde namaz kılacak bir vakit için müsaade vermek zorunda olduğu anlaşılır.

Bu arada en büyük mes?ûliyet de, bu hakkı istismar edip de namazı bahane ederek zaman öldürenlerin, namaz vakitlerini uzatıp, iş vereni namaza müsaade ettiğine pişman ederek, izin vermeyecek bir tutuma itenlerin üzerine yüklenir. Bunun günahı da büyüktür.

Ayrıca, iş veren Cuma namazı için de izin vermeye mecburdur.

Ancak, Cuma için gidilecek câmi uzakta ise, mesâiden zaman kaybı çok oluyorsa, Cuma?ya gitme izni vermeyebilir. İşçilerine sâdece öğle namazı kılma hakkını tanımakla iktifâ edebilir. Yahut da, işçiler uzaktaki câmiye Cuma?ya gidebilirler, ancak kaybolan zamanı telâfi için o gün mesâiye ilâve yapar; Cuma namazı için kaybettikleri zaman kadar fazla çalışırlar.

Böyle bir anlaşmayı baştan yapmaları mâkul ve meşrû olur.

Demek oluyor ki, iş yerinde beş vakit ibâdetini yapmak iş sâhibinin hakkını çalmak değildir.

Belki iş zamanında iş sâhibinin hakkını vermek, ibâdet zamanında da ibâdete lâyık Zât-ı Zülcelâl?in hakkını vermek tam bir mükemmelliktir. Yeter ki, ibâdeti bahâne edip de zaman israf edilmesin, göze batacak bir zaman israfı ile iş sâhibinin rahatsızlığına sebep olunmasın.

İbâdetsiz adamın gevşek çalışmasına mukabil ibâdetli adamın mes?ûliyetli oluşu yüzünden sıkı çalıştığını düşünecek olursak bir kayıp da olmayabilir. Belki kazanç dahi bahis mevzuu olur. Hem dünyevî, hem de uhrevî... ....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org