DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 6946

Hava Parası Helâl mi?

Hava Parası Helâl mi?
Hava parasını bilmem işittiniz mi? Bu cemiyette yaşadığınıza göre mutlaka onu da işitmişsinizdir. Hattâ, işitmek öyle dursun, belki karşı karşıya da kalmışsınızdır.

Hava parası yaygınlaşmış olacak ki, bâzı okuyucularım tekrar ederek soruyor: ?İslâm?da hava parası var mı, yok mu?? diye...

Bilmem, bu paranın, ismi de birşeyler hissettiriyor mu bizlere? Bana kalırsa, ismi bile helâl olmadığını ihdas ediyor. Havadan para, karşılıksız kazanç gibi takdim ediyor kendisini..

.

Hakikat odur ki, alış-veriş ve devir teslimlerde hava parası diye bir meşrû kazanç şekli kitaplarımızda görülmüyor.

Ancak, alıp verirken de bundan kaçınmak bugün mümkün olmuyor. Bu durumda buna bir çare bulmak, bir çıkış yolu aramak gerekiyor.

Aslında en sağlam çare, bu karşılıksız paranın devletçe yasaklanması, devir teslimcilerin de fiilen mukavemet ederek bu anlayışa son vermeleridir. Bundan daha sağlam çare görünmüyor.

Bunun yanında âcil bir çıkış yolu olarak hatıra gelen bir tedbir, dükkândaki demirbaşların fiyatı yükseltilerek satılmasıdır. Yahut bir kısım demirbaş eşya koyup, onların satılması... Gerçi bu da tam huzur verici bir çare değilse de hava parasını meşrûlaştırmamak için başvurulacak bir çıkış yolu olarak düşünülebilir. Konan bâzı eşyayı hava parası fiyatına satmak... Yahut satın almak... Bunun dışında bir çare bilemiyor, hava parasını helâl gösterecek bir kaide göremiyorum.

l Bankanın Şirketten Farkı:

Bankayı herhangi bir ticarî şirkete benzetmeniz, verdiği fâizi de şirketin verdiği kâr gibi kabûl etmeniz İslâmî bir izah olamaz. Zira ticarî ortaklıkta esas olan, kâra da zarara da ortak olmaktır. Banka ise borç verdiği kimsenin zararına ortak olmaz, sadece yüklediği fâizi bilir ve borçlu iflâs da etse, banka yine verdiğini fâiziyle birlikte alır

.

Aslında para ya ödünç olarak verilir, ya da kazanç getirmesi için..

Ödünç olarak verilirse, verilenden fazlası alınamaz. Çünkü fazlası fâiz olur. İsterse bu fazla tek lira olsun.

Ticaret için verilmişse, verilen yerde meydana gelecek kâra da, ziyana da ortak olmak şart olur. Her ikisine de ortak olursa, gelen fazla para helâl kazanç olur. Ortak olmaz da sadece kârını kabûl eder, ziyanı tanımazsa, gelen fazlalık fâiz olur.

Fâizi bu anlayış içinde izah ederseniz, doğru hükme varır, yanılmamış olursunuz. Bunun dışındaki şahsî izahlar, kendi kanaatiniz olmaktan ileri geçemez. Kendinizi yanıltmış olursunuz.

l Her Kitap Okunur mu?

Bahsettiğiniz ?Füsusü?l-Hikem? kitabı Hazret-i Muhyiddin-i Arabî?nin eseridir. Dolayısıyla sizi şaşırtacak cümleler elbette bulunur. Okumanızı tavsiye etmem. Nitekim bizzat Hazret-i Muhyiddin?in kendisi de şöyle demiştir:

? İlmî bakımdan bizim seviyemize çıkmayanlara, kitabımızı okumaları haram kılınmıştır!

Sizin tecrübenizle de sâbit olmuştur ki, Muhyiddin-i Arabî Hazretleri?nin eserlerini herkes anlayamaz, yanlış düşünceye sapar. İtikadı bozulur. Böylece yazarın hiç de arzu etmediği düşüncelere sapılmış olunur.

Bu sebeple, tasavvufa âit bâzı eserler iyi anlaşılmıyor, vesvese veriyorsa okunmamalıdır. Onu dilinden anlayan okumalı, yanlış anlamayan takip etmelidir ....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org