DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 3582

Ziyana sebep olan verdiği ziyanı ödemeli midir?

- Komşuda yangın çıktı, evimiz de bu yangında kül oldu. Bizim uğradığımız ziyanı evimizin yanmasına sebeb olan komşu ödemekle mükellef değil mi?
- Yangının çıkmasına sebeb olan komşunun durumuna bakılır. Bu yangın komşunun ihmal ve alâkasızlığından mı çıkmış, yoksa farkında olunmayan bir kaza ve bilinmeyecek bir durumdan mı zuhur etmiş? Şayet komşunun da bilmesi elinde olmayan bir sebepten çıkmışsa, etraftaki ziyandan mes?ul olmaz. Ama kendi ihmal ve alâkasızlığından çıkmışsa sebeb olduğu ziyan ödetilir, maddî mes?uliyete ortak edilir.

Nitekim buna yakın bir misâlde şöyle denmektedir:

- Bir kimse tarlasında ateş yakıp yabani ot ve çalıları yakarken komşunun tarlasına da yangın sıçrayıp ekinini yaksa bakılır. Komşu tarlası uzakta ise, böyle bir ateşten etkilenmeyeceği zannı ilk bakışta kuvvetli olursa, meydana gelen ziyandan mes?ul olmaz, ödetilemez. Ama komşu tarlası yakında ise, ilk bakışta böylesine yakın bir yerde yakılan ateşin oraya da sirayet edeceği bilinebileceği halde bu ateşi yakmışsa, komşunun yanan ekinini ödemekle mükellef olur.

Demek ki, bu gibi âfet ve felâketlerde sebeb olanın kasdına ve tedbirsizliğine bakılır.

İslâm hukukunda bunların kâidesi şöyledir:

- Sebeb olunan ziyanda, kast ve ihmal şarttır!

Demek ki bir ziyana sebeb olan kimsenin kasdı ve ihmali var mı ona bakılır. Sadece sebeb olmak, ödetmek için kâfi gelmez.

Nitekim bir kimse ansızın yola çıksa, giden adamın atının ürküp sırtındaki eşyanın yere düşerek kırılmasına sebeb olsa bakılır. Ürkütme kasdî midir, yoksa değil midir. Kasdî ise öder, değilse ödemez.

Burada bir hususa dikkat etmek gerekir:

? Sebeb olmak ayrı şey, fâil durumuna girmek de ayrı bir şeydir. İkisi arasında büyük fark vardır.

Meselâ, atın ürküp üzerindekilerin yere düşerek kırılmasına (sebeb) olanın kasdına bakılır, kasıt yoksa ödetilmez. Ama elindeki taşı atarken atın üzerindeki eşyaya vurup kırmakla bizzat (fâil) olmanın kasdına bakılmaz, hemen ödemesi gerekir. Zira bunda (sebeb) olmak değil, bizzat (fâil) olmak vardır. Bizzat fâil olduğu ziyanı, kasdına bakılmaksızın ödemesi lâzım gelir.

Nitekim bir kimse bir dükkânda baktığı şeyleri düşürüp kırsa ödetilir, kasdına bakmaya hacet kalmaz. Ama bakmak için istemiş, aldığı izinle bakmaya başlamışsa bunu ödemekle mükellef olmaz. Zira izin vermek muhtemel kazaya da razı olmak demektir.

Bir diğer misâl:

Bir adam kendi bahçe ve tarlasından attığı kurşunla bir hedefi nişan almak isterken komşunun bir malını telef etse ödetilir. Bunda da dolayısıyla sebeb olmamış, bizzat fâil durumuna girmiştir. ....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org