DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 5968

Ölümlerde Sesli Ağlamak

Almanya?dan mektup yazan okuyucumun bir suali de şöyle: ? Ölenin arkasından sesli olarak ağlanırsa ölene azâb olurmuş. Bu doğru mu? Doğru ise ölenin suçu ne ki, arkasından ağlayanın yüzünden azâba uğrasın?..
Önce birinci hususa işaret edeyim.

Ölenin arkasından sesli olarak ağlanması hâlinde merhûma azâb olacağı doğrudur. Bu husus hadîs ile sabittir. Resûl-i Ekrem Efendimiz: ?Mevta, yakınlarının (sesli) ağlamaları yüzünden azâba uğrar?, buyurmuştur.

Bu yüzden Müslümanlar vefatlardan sonra ağlasalar da gönülden ağlar, içten hüzün duyar. Saçını başını yolarak feryâd ü figan edenler, bu hareketleriyle merhuma zarar verir, rahatsız etmiş olurlar.

Resûl-i Ekrem Efendimiz biricik oğlu Hazret-i İbrahim?in vefatında pırıl pırıl göz yaşı dökmüştür. Bunu gören bir sahabî:

? Siz de mi ağlıyorsunuz ya Resûlâllah? diye hayretle sorunca, şöyle cevap almıştır:

? Evet, ben de. Benim haram olduğunu haber verdiğim ağlama sesli ağlamadır. Sessiz ağlamadan dolayı günah gelmez.

Şefkat madeni Hazret-i Resûlüllah, sonra da, gönülden ağlamanın insanın yaratılışı icabı olduğunu, bu hissi insandan almanın mümkün olmadığını ifade buyurmuştur.

Anlaşılıyor ki, ölenin arkasından ağlamak insanın beşerî hissinin icabıdır. Bunu önlemek mümkün olmaz. Ama sesli ağlamamalı, feryâd ü figana vardırmamalıdır. İşte bundan merhum rahatsız olmaktadır.

Acaba niçin rahatsız olmakta, neden başkasının fiili yüzünden elem hissetmektedir?

Bunun bir hikmeti şu olmak gerekir.

Ölenin arkasından feryâd ü figan edecek kadar şiddetli teessür duyup ağlayacak kimseler, merhumun yakınları olurlar. Bu yakınlarına ise merhum, İslâm?ın emirlerini öğretmekle mükellef olur. Nitekim bir âyette: ?En yakınlarını ikaz et!? şeklinde emir verilmektedir.

En yakınlarından başlayan bir ikaz ve irşadı ihmal etmiş olan merhum, böylece ihmalinden dolayı meydana gelen bir hatâdan mes?ul olur, hisse alır.

Şâyet hayatta iken İslâm?ın bu gibi emirlerini anlatmış, dinî hükümleri talim etmiş, ama buna rağmen dinlemiyor, itaatta bulunmuyorlarsa bu takdirde ölenin rahatsız olması bahis mevzuu olmaz. Günah vaktiyle anlatılmış olan emirleri tanımayanların nefislerine inhisar eder, anlatana sıçramaz.

Nitekim bir âyet-i kerîmede: ?Birinin günahıyla bir başkası mes?ul olamaz?, buyurulmaktadır.

Anlaşılıyor ki, arkasından ağlayanlar yüzünden merhumun rahatsızlık hissetmesine, ağlayanlara karşı dinî vazifesini ihmal etmesi sebeptir.

Demek ki herkes yakınlarına İslâm?ın emirlerini öğretmesi, dinin hükümlerini anlatması gerekiyor. Tâ ki, arkasından bu emirlere aykırı bir tutum bahis mevzuu olmasın, olsa bile berzah âleminde bundan rahatsızlık duymasın. ....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org