DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 2469

Ölümlerde Salâ Verilir mi?

Ölümlerde Salâ Verilir mi?
Salâ, Peygamberimiz için getirilen salâvat-ı şerîfeye verilen isimdir.

Peygamberimize salâvat-ı şerîfe getirmek ise, her mü?mine ömürde bir defası vâcip, diğerleri de sünnettir.

Ancak, salâvat-ı şerîfe getirme sünneti, üzerinde bizzat Resûlüllah Efendimiz tarafından durulan ehemmiyetli sünnettir. Hattâ, salâvat-ı şerîfeyi Resûlüllah?ın ismini işittiği halde getirmeyen kimseye bedduâ bile vardır.

Bu bakımdan mü?minler, Resûlüllah?ın ism-i şerîflerini işittiklerinde hemen salâvat-ı şerîfe getirirler, bunu köklü bir alışkanlık hâline getirdikleri için de ihmalde bulunmazlar...

Salâvat-ı şerîfenin en sevaplısı, Resûlüllah?ı en çok memnun edeni, namazda getirilen salâvat-ı şerîfedir.

Bilindiği üzere namazda tahiyyatı okuduktan sonra Resûlüllah?a salâvat-ı şerîfe getiriyor, hem de bizzat Hazret-i Fahr-i Kâinat?ın tavsiye buyurduğu cümlelerle bunu ifâde etmiş oluyoruz...

Rahmetli peder, büyük âlimlerden işittiği salâvat-ı şerîfe getirme sevabını çok iyi zaptetmiş olacak ki, onu her gördüğümde elindeki tesbihiyle durmadan salâvat-ı şerîfe getirdiğine şâhit olurdum. Bunda öyle ısrarlı idi ki, sâdece konuştuğu anda bundan gaflet etmiş olurdu. Sözü bitti mi, yine dudakları hareket eder, başkalarını dinlerken dahi salâvat okumaya devam ettiği belli olurdu.

Bu ehemmiyetin bir hikmeti de salâvat-ı şerîfenin bağlılık işareti sayılmasındadır. İnsan, gönülden sevdiği zâtın ismini dilinden düşürmemek suretiyle bağlılığını isbat eder. Rûz-i mahşerde ise bu bağlılık değerini bulur, böylesine sevdiği Resûlüllah?ın da şefâatine nâil olur.

Nitekim Resûlüllah?a böylesine bağlı olan bir mü?min vefat edince minarelerde salâ verilme âdeti başlatılmış, bununla da:

? Bir mü?min daha şefaatine nâil olmak üzere Resûlüllah?ın bulunduğu ruhlar âlemine göçtü, haberiniz olsun ey mü?minler! denmek istenmiştir.

Bu mânasıyla, ölümlerden hemen sonra yüksek bir yerden Resûlüllah?a salât ü selâm getirip, bununla da mü?minleri ikaz etmek; ölümü hatırlatıp, âhireti yeniden kalbimize, gönlümüze ihtar etmek; uhrevî fikirlerin ihyâsına sebep olan güzel bir âdet olarak görülebilir.

Sokakta günlük meşguliyetlerle kalbi, gönlü iyice bozulmuş insanlara salâ sesinin gelmesi, onları fânî meşguliyetin boğucu dalgınlığından kurtaran bir can simidi mâhiyetinde ikazcı olarak düşünülürse, bunun ne kadar yerinde bir âdet olduğu anlaşılır.

Bu bakımdan ölümlerde salâ verilirse mahzurlu olduğu sanılmamalıdır.

Aslında ölümü hatırlatan herşey hayırlıdır, faydalıdır. Deve kuşu gibi başımızı kuma sokmamıza hâcet yoktur. Biz ne kadar unutmaya çalışsak da yine bizim peşimizde ve tâkibimizdedir. Tesbit edilmiş saniye geldiğinde işimiz bitiktir. Öyle ise gelmeden tedbir almalı, onu iman ve amel dolu hazırlıklı bir kalble karşılamalıyız. Bizi buna hazırlayan herşey gibi, ölümlerden sonra verilen salâlar da bize yardımcı ve ikazcıdırlar. Salâ işitilince ikaz olmalı, ?İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râciûn? diyerek bizim gideceğimiz yerin de orası olduğunu dilimizle bir daha ikrar etmeliyiz. ....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org