DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 3716

Namazın Mekruhları

? Namazın mekruhlarından mühimlerini sayar mısınız?
? Namazın mekruhları fıkıh kitaplarımızda etraflıca zikredilmektedir. Çok rastlananlardan birkaçına işaret edelim:

1 ? Kollar dirseklere kadar sıvalı hâlde namaz kılmak mekrûhtur.

Zira bunda lâubalilik ve dikkatsizlik vardır. Sıradan bir dünya büyüğünün dahi huzuruna belli başlı bir toparlanma ile çıkıldığı hâlde Rabbü?l-âlemîn?in huzuruna daha az dikkatle çıkılması, mâkul da olmaz.

2 ? Başı açık kılmak da mekruhtur.

Zira Resûlüllah Aleyhisselâm, ?Namazı benim kıldığım gibi kılın? buyurmuştur. Halbuki O, başı açık kılmamış, böyle bir örneklikte bulunmamıştır. Şu kadar var ki, başı açık, ayağı yalın hâlde acz ve zaafını niyet ederek kılan kimsenin bu hâli bir tezellül ve huşû eseri sayılırsa da, bu duygunun da kalble olacağı, dıştaki görünüşle olmayacağı ifâde edilmiştir. Bu bakımdan beyaz bir takke ile başı örtmek ibâdetin mânasına daha uygun bir tedbirdir.

3 ? Namaz kılınan odada boy resimlerinin asılı bulunması da ibâdeti mekruh hâle getirir. Zira tavanda, yahut duvarlarda asılı bulunan canlıya âit boy resimlerinin huzurunda ibâdet etmek, resme tapanların resim karşısındaki tâzimini hatırlatmaktadır. Halbuki, Resûlüllah Efendimiz putperestlere benzeyen görünüşlerden menetmiştir.

Bu sebeple, içinde namaz kılınan ev ve odalarda canlıya âit boy resmi asılı olarak bulundurulmaz. Şâyet varsa bunlar asılı olduğu yerden indirilir, görülmeyecek şekilde bir yere konur, yahut dürülüp bükülerek üzeri kapatılır.

Ancak, canlıya âit bu resimler, yâni insan, hayvan resimleri, geriden bakınca resim olduğu seçilemeyecek kadar küçük, yahut bozuk veya belirsizse, yahut başı kopmuş, ya da yarısından aşağısı yok, yaşamayacak şekilde yarım halde ise, bunlar ibâdeti mekruh hâle getirmezler. Nitekim para ve hüviyetlerdeki yarım vesikalık resimler mahzur getirmezler. Hem bunlar karşıda asılı durmayıp kapalı yerde bulunduklarından mes?uliyete sebep olmazlar.

Boy resmi asılı bulunan evde sâdece namaz mekruh olmakla kalmaz, oraya melek de giremez. Nitekim Resûl-i Ekrem Efendimiz?in mübarek hânesine gelen Cebrâil Aleyhisselâm kapıda beklemiş, içeri girmemiştir.

Efendimiz niçin içeri girmediğini sorunca şöyle cevap almıştı:

? Biz melekler, içinde boy resmi ile, köpek bulunan odaya girmeyiz.

Nitekim araştırıldığında perdede işlenmiş resim; sedir altında da köpek yavrusu görülmüştür. Bu engeller kaldırıldıktan sonra Cebrâil Aleyhisselâm vahye aynen devam etmiş, girmekten çekinmemiştir.

Bu sebeple, Müslümanlar, ihtiyaç olmadan köpek de beslemezler. Hele onu evlerine lerine asla sokmazlar. Hem çeşitli hastalıkların çoluk çocuğa taşınmasını önlemiş olurlar, hem de süs köpeği besleme gibi zevksizliğe düşmezler. İhtiyaç için lâzım olan koruma köpeğini evlerinin dışında, avluda, yahut da daha uzaklarda tutarak besler, bakarlar.

Aslında zarurî ihtiyaçlarını temin edemeyen insanlar sıkıntı içinde kıvranırken bâzı kimselerin süs köpeği beslemeye kalkmaları köpek sevgisine değil, gösteriş sersemliğine işarettir ....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org