DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 4112

Hıristiyan Ülkelerden Gelen Sualler

Hıristiyan Ülkelerden Gelen Sualler
Eskiden Anadolu gencinin gideceği en uzak yeri İstanbul?du. Taşı toprağı altın olduğu söylenen İstanbul?a gelir, burada rızkını arar, iş bulup çalışırdı... Köyüne dönünce de Fatihler gibi karşılanır, Evliyâ Çelebi misâli gördüklerini anlata anlata bitiremezdi...

Şimdi o günler tarihe karıştı. Artık Anadolu gencinin İstanbul?a geliş gidişi bir iftihar vesilesi olmaktan çıktı, umûr-ı âdiyâttan oldu. Zira, dikkatler Avrupa?ya çekilmiş, uçaklar Almanya, Belçika, Hollanda gibi Hıristiyan ülkelere işçi taşıyıp, Anadolu insanı nakleder olmuşlardır.

Artık konuşmada İstanbul yok, Almanya, Hollanda, Fransa gibi yabancı ülkeler var. Ülke yabancı olunca, meydana çıkan mes?eleleri de yabancı olacak elbette..

Bu bakımdan buralarda çalışan işçilerimiz karşılaştıkları güçlüklerden bahsederken, Hıristiyanların kestikleri hayvanlar hakkında şüphelere düşüyor müşkilâta mâruz kalıyorlar, bize bu yolda sualler tevcih ediyorlar...

Nitekim bize en çok sordukları suallerden biri:

? Hıristiyanın kestiği yenir mi? sualiydi.

Bizim cevabımız da kitaplarımızdakinden ibaret idi:

? Ehl-i kitabın kestiği yenir. Yâni bir semavî kitap olan İncil?e, Tevrat?a inanan kimseler ehl-i kitaptırlar... Kur?ân-ı Kerîm onlara ?Ehl-i Kitap? ismi vermiş, kestiklerinin yeneceğine işarette bulunmuştur.

Bu cevabımız karşısında işçi kardeşlerimizin sualleri genişledi.

? Bunların elindeki İncil?de teslis inancı var. Bu inançta olan bir Hıristiyanın kestiği de yenir mi?

? Elbette... Çünkü, Hıristiyanların bugün ellerinde bulunan İncil, Kur?ân-ı Kerîm nâzil olmadan üç yüz sene kadar önce benimsedikleri İncil?dir. Hazret-i Kurân geldikten sonra şu anda ellerinde bulunan İncil?e sahip çıkan o Hıristiyanlara Ehl-i Kitap dedi, onların kestiğinin yeneceğini haber verdi. Dolayısıyla bu İncil?le, o İncil aynıdır, fark yoktur.

Tereddütlü sualler devam etti:

? Peki, bunlar eti yenen bir hayvanı keserken Allah?ın ismini söylemiyorlarsa, Buna ne diyeceğiz. Bunun da cevabı var mı?

? Elbette... Bir Hıristiyanın, eti yenen hayvanı kestiği anda Allah?ın ismini söylemeyişteki kastına bakılır. Bu söylemeyiş unutmaktan, heyecan ve ihmalden ise, et yenir, bir şey lâzım gelmez.

? İnkârdan söylememiş olursa?

? O zaman zaten Ehl-i Kitap da olamaz... kestiği de yenmez. Allah?ı, dinsizler, yâni, komünistler inkâr eder. Komünistin ise ne kestiği yenir, ne de yemeği...

Son sual de şöyle oluyor:

? Hıristiyanlar hayvan keserken ne söylediklerini bilemiyoruz. Allah?ın ismini mi, yoksa başkasının ismini mi söylüyorlar haberimiz olmuyor. Bu takdirde ne yapacağız? Yenmez mi diyeceğiz, yoksa yenir mi kabûl edeceğiz?

Mezâhib-i Erbaa?da şöyle bilgi verilmektedir:

? Aksini işitmediğiniz, yahut kesin olarak tesbitte bulunmadığınız takdirde, yemeye mâni bir sözün söylenmediğini kabul edersiniz. Doğrusunu söylediği kanaati asıldır, eğrisini söylediği ise delille, isbatla kabul edilir. Şüphe, vesvese ve söylenti üzerine hüküm bina edilmez, asıl değiştirilmez.

Bütün bunlara rağmen tedbiri tercih edip de kendi hayvanını kendi kesmek isteyen, yahut et yemekten büsbütün vazgeçen, elbette takvâyı tercih etmiş olur, ona kimse yanlış diyemez. Yeter ki fetvada olan taraf, takvâya, takvâda olan taraf da fetvaya sataşmasın, herkes kendi tercihinin derecesini bilsin. Fetvanın mecburî, takvânın ise ihtiyarî olduğunu hatırdan çıkarmasın. ....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org