DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 3289

Tavşan Avı Üzerine

Kış ayları, bâzı muhitlerde av ayları olarak değerlendirilir. Nitekim okuyucum da buna işaret etmiş, diyor ki: ? Ormanı bol olan muhitimizde kışın en çok tavşan yakaladığımız olur. Ancak, yakaladığımız tavşanlar hakkında da dedikodudan bir türlü kurtulamayız. Kimileri, ?Tavşan eti yemek helâl değildir? derler, kimileri de, ?Helâl olmasa büyüklerimiz yerler miydi?? diyerek söylentilere aldırış etmezler. Mes?ele ilmî bir hüküm kazanmadan yine ortada kalır. Bu mevzua ışık tutmanızı, devam edip gelen bu söylentilere bir son vermenizi bekliyor, tavşan etinin yenip yenmeyeceği hakkında İslâm?ın hükmünü bildirmenizi istiyoruz.
Bilhassa Sünni olmayan vatandaşlarımız arasında yanlış söylentilere sebep olan tavşan hakkında fıkıh kitaplarımızda hükümler vardır. Hem bu hükümlerin delilini teşkil eden hadîsler, açık seçik vak?alar da mevcuttur. Bir tanesini arz ettiğimizde göreceksiniz ki, tavşanın yenmesi hususunda en küçük bir şüpheye bile mahal yoktur. Hattâ tavşanın yeneceğine dâir hükümde dört mezhebin dördü de müttefiktir.

Vak?ayı sahih hadîs kitaplarından Müslim kaydetmektedir. Meâlen arz ediyorum.

Bilindiği üzere sahâbe arasında Enes bin Malik ile Ebû Talha?nın isimleri meşhurdur. Ebû Talha, ashâbın Nitekim bir şiirinde şöyle demektedir:

?Ben Ebû Talha?yım, ismim de Zeyd,

Her ava çıkışımda çantamda vardır bir sayd.?

Sayd, avda yakalanan hayvandır. Buna göre Ebû Talha?nın her çıkışında elinin boş dönmeyip, mutlaka birşeyler yakaladığı anlaşılmaktadır.

Bir gün yine üvey oğlu Enes?le birlikte ava çıkmış, Mekke ile Medine arasındaki Merruzzahran vâdisinde avlanmaya başladıkları sırada, bir tavşanı kaldırmışlar. Herkes kaçan tavşanın peşine düşmüş, ama hepsi de yorulmuş, tavşanı Enes yakalayıp getirmiştir.

Bundan sonrasını Hazret-i Enes?in kendisinden dinleyelim:

? Yakaladığım tavşanı alıp Ebû Talha?ya getirdim. O da eline bıçağı alıp ?Bismillâh? diyerek kesti. Sonra etini taksim ettik. Uyluğundan bir parça ile iki budunu elime verip şöyle dedi: ?Bunu al, Resûlüllah?a götür, bizden hediye et.? Ben de alıp doğruca Resûlüllah Aleyhisselâm?a götürdüm. ?Yâ Resûlâllah, bu tavşanı ben yakaladım, Ebû Talha da kesip size hediye gönderdi? dedim. Bunun üzerine Resûlüllah Hazretleri tavşanın etini kabûl etti.

........................

Mezheb imamlarımız ve fıkıh âlimlerimiz bu hadîsten, dolayısıyla bu vak?adan şu hükümleri çıkarmışlardır:

1 ? Bir av peşinde birkaç kişi koşsa da biri yetişip yakalasa, av yakalayanın olur, diğerleri hak iddia edemez.

2 ? Tavşan avlanır, yakalanınca eti yenir. Hattâ bundan hediye de verilebilir. Nitekim Resûlüllah?a da hediye edilmiştir.

Müslim?in notunda, tavşan etinin yenmesine âit hükmün dört mezhebe de şâmil olduğu kaydı vardır.

Demek ki, sual sâhibi okuyucum bundan böyle tavşan eti mevzuunda tereddüde düşmez, tereddüt gösterenlerin söylentilerine değer vermez. Mes?ele gayet açık ve sarihtir. Hem de dört mezhebin ittifakıyla tavşan eti yenmektedir. ....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org