DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 3803

Fâiz İmtihânı

Fâiz İmtihânı
Bugünün Müslümanının baş imtihanı.

Televizyonda, radyoda ve basında tahrik ve teşvik:

? Şu kadar para yatırırsan, şu kadar zaman içinde, sana şu kadar para...

Ne alnın terleyecek, ne beynin zonklayacak, ne de bir zahmet ve meşakkat çekeceksin. Sırtüstü yatacak, geçen günleri sayacaksın.

Bu parayı alan adam ziyan etmiş, ocağına incir çekirdeği dikilmiş, seni hiç alâkadar etmez. Sen sâdece tarihler geldikçe gidip haybeden gelen fâizini almaya bakacaksın...

Hâlen hayatta olan bir Tahsin baba hatırlıyorum.

Dostları kendisine ?Eski İstanbul Efendisi? adını vermişlerdi. Yâdigâr adam diye saygı gösterirlerdi. Bir gün hâtırası arasında şunları da anlatmıştı:

? Bizim zamanımızda İstanbul?da fâizle para verme âdeti yoktu. Şurada burada gizli kapaklı fâizle para alıp veren işitilirse, o adama karşı herkes tiksinti ile bakar, yanlarına yaklaştırmazlardı.

? Peki, demiştim, işi bozulanlar, parasız kalanlar ne yaparlardı?

İki dizinin üzerine gelen Tahsin baba heyecanlanarak anlatmıştı.

? O zaman, iflâs eden dükkân sahibi vitrinine mum yakardı. Gelip geçen, yanan mumu görünce; çok üzülür, cebinden çıkardığı mecidiyelerden gücünün yettiği kadarını vitrinden içeri atardı. Sabah dükkânına gelen adam, vitrinin para ile dolduğunu görür, ihtiyacı bitmişse mumu ertesi akşam yakmazdı. Böylece sıkıntısını giderirdi.

? Ya bugün?...

Bugün o anlayış yıkılmış, yerine altta kalanın canı çıksın zihniyeti getirilmiştir. Herkes eline geçen üç kuruşunu fâize yatırmakta, ihtiyaç sâhibi insanlar fâizsiz ödünç para bulmakta güçlük çekmekte, (Allah korusun) belki de fâizle para almak zorunda kalmakta. Böylece kambur üstüne kambur, vebâl üstüne vebâle girmekte...

Helâl kazançla geçinmeyi gaye edinen imanı kuvvetli para sahipleri ise, bu câzip fâiz karşısında asla sarsılmıyorlar. Dimdik, sapasağlam ayaktalar. ?Bize helâl kazanç lâzımdır; kalbimize, gönlümüze sıkıntı veren haramdan hayır gelmez? deyip, tereddüde bile düşmüyorlar.

Ancak, mânevi tarafları kuvvetli olmayan kimseler, fâizcilerin vaad ettikleri kara para karşısında dayanamıyorlar. Falan bankanın verdiği fâiz olur, ama filânınki fâiz olmaz gibi iddialara bile giriyorlar. Nitekim bunlardan birini yazan okuyucum, fâiz kurumunun ismini yazdıktan sonra diyor ki:

? Burada bu bankanın verdiğinin fâiz olmadığını iddia ediyorlar. Çünkü bunun kurucusu falan, geliştiricisi de filânmış... Buna mutlaka bir cevap verin.

Aslında bunlar cevap vermeye değecek lâflar değildir. Nefsin oyunu, fâiz menfaati karşısında tutunamayıp yıkılmanın delilidir.

İnsan bir günah ve hatâyı işlerse, yapacağı iş, onun meşruiyetine te?vil ve tefsir aramak değildir. Belki tevbe, istiğfar edip ilk fırsatta bundan uzak kalmaya niyet etmektir.

Zira bir günâhı işlemek, günahkâr olmaktır. Ama yine de Müslüman kalmaktır. Lâkin kalkar da bunun haram olmadığını iddia edecek olursa, işte bu defa durum çok daha kötüleşir, harama helâl demek gibi küfre götüren bir duruma düşmek bahis mevzuu olur.

Tekrar edelim.

Günümüzün imtihanı fâiz belâsıdır. Mânevî bünyesi sağlam olanlar dayanıyor, olmayanlar yıkılıp, menfaate mağlûp oluyor te?vil ve tefsire sapıyorlar. Dikkat gerek doğrusu. ....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org