DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 4653

Adak - Nezir Üzerine

Kütahya?dan mektup yazan okuyucum bir adak mes?elesini sormuş, diyor ki: ? Büyük bir musibete mâruz kaldık. Ailecek bundan rahatsız olduk. Burada annem dedi ki: ?Eğer Allah bizi bu belâdan kurtarırsa, Akarca?da şu keçimi kesip etini fakirlere dağıtacağım.? Ancak, aradan zaman geçti, çok şükür, Allah bizi o belâdan hem de en zararsız şekilde kurtardı, ailecek huzur bulduk, Rabbimize şükrettik. Şimdi sıra geldi adağımızı yerine getirmeye. Ne var ki, Akarca dediğimiz mevkide şimdi kimsecikler yok. Orası soğuk bir suyun çıktığı çeşme başı. Kış mevsimi olduğundan kimse gitmiyor oraya. Biz de adağımızı vaad ettiğimiz o yerde kesince, eti verebileceğimiz kimse bulamayacak, bu yüzden yaz mevsimini bekleyeceğiz. Annem ısrar ediyor, ?Yaza kadar bir Hak emri vâki olabilir, sonra borçlu kalırım? diyor, kış mevsiminde de olsa gidip o karlı yerde adağını kesmek istiyor... Bu mevzuda ne buyurursunuz? İlle de orada mı kesmeliyiz? Sonra adanan hayvan hastalandı, eti yenecek hâlden çıktı. Mutlaka aynı hayvan mı olmalı, yoksa yerine başkasını kesmek de câiz olur mu?..
? Bu okuyucuma adak mevzuunda küllî bir kâideyi hatırlatayım. Bunu hatırında tutarsa birçok mes?elesini halleder, şüphelere mâruz kalmaz.

Önce şu iyi bilinmeli:

1 ? Adakta yer, zaman ve ayniyet yoktur.

Bu, şu demektir. Adakta yer yoktur. Yâni yerin muayyenliği yoktur. Akarca?da dersiniz, ama evinizin kapısında da kesebilirsiniz. Mutlaka o yerin kendisinde kesmek gerekmez. Yahut Ankara?da Hacı Bayram?da dersiniz, ama durum değişebilir. İstanbul?da, Eyyûb Sultan?da kesebilirsiniz.

Yer, zikredilen aynı yer olması gerekmez.

2 ? Zamanın da muayyenliği yoktur.

Kış mevsiminde dersiniz de, baharda kesersiniz. Soğuk günde diyebilirsiniz de, sıcak günde olabilir. Yeter ki, borçlu kalmayın, mutlaka adağınızı yerine getirin.

3 ? Vaad edilen hayvanın aynı olması da şart değildir.

Şu keçiyi, dersiniz, ama o keçiyi değil de başka keçiyi kesersiniz. Şu koyunu dersiniz, o koyun olmaz da, başka bir koyun olur. Yeter ki, vaad edilen hayvanın cinsi değişmesin, cins aşağısı, cins yukarısı olmasın. Meselâ, koyun deyip de keçi olmasın; yahut keçi deyip de koyun, sığır olmasın.. Hangi cins adanmışsa o cinsin içinden herhangi biri olsun.

.......................

Şu fıkhî izahımızdan anlaşılıyor ki, okuyucum için herhangi bir sıkıntı ve zorluk yoktur. Annesi boşuna rahatsız olmasın.

Ne şu anda karlarla kaplı kimseciklerin bulunmadığı tenha dağ başına gitmeye mecburdur, ne de vaad ettiği hasta hayvanı kesmeye mecburdur.

Hasta hayvanı değil de benzeri birini, hem de evinin kapısında kesip, etini muhtaç konu komşuya dağıtır. Böylece vaadini yerine getirmiş, vâcib bir borcunu edâ etmiş olur.

Bu arada yeri gelmişken bir hususa daha işaret edeyim.

Herhangi bir maksadın yerine gelmesi için yapılan adaklar, vaadler, insana vâcib olur. Adanınca mutlaka bu vâcibi yerine getirmesi gerekir. Hem adar, hem de yerine getirmezse, borçlu kalır. Hem de hiç yoktan borçlu. Zira adadığı şeyi adamasa hiçbir şey gerekmez. Hattâ adadığı şey, niyetinin yerine gelmesine yardımcı da olmaz. Ben bunu adadım, öyle ise isteğim yerine gelir, denemez. Gelebilir de, gelmeyebilir de... Ama gelirse borç da gelmiş olur ....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org