DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 3342

Zarar-ı Fâhiş İzâle Olunur

Zarar-ı Fâhiş İzâle Olunur
İslâm Hukuku ihtiyaçlarımızı karşılama noktasında zengin ölçü ve kâidelere mâliktir.

Yaşadığımız cemiyet hayatında en çok ihtiyaç duyduğumuz komşuluk münâsebetlerine dâir bir tek madde arz edeceğim sizlere. Göreceksiniz ki, tek cümlelik madde, bütün komşu münâsebetlerini düzenlemekte, karşılaşılacak vak?alara hüküm koymuş bulunmaktadır.

Bu maddeyi şöyle ifâde edebiliriz:

? Zarar-ı fâhiş izâle olunur!

Meselâ, bir komşu diğerine bâzan zarar verebilir, rahatsız etmiş olabilir. Komşunun komşuya böyle zarar vermesi, rahatsız etmesi normaldir. Duvar duvara, kapı kapıya yaşayan insanların bundan kurtulmaları mümkün değildir. Ancak bu zararın bir ?hafif?i, bir de ?fahiş? i vardır. Fâhiş zarar, yâni büyük zarar ne şekilde olursa olsun ödetilir. Yahut izâle olunur.

? Meselâ; bir evin bitişiğindeki komşusu, evini atölye yaparak, çalışan makinaların gürültüsünden komşuyu rahatsız etse, bu bir ?zarar-ı fâhiş?tir. Buna râzı olmaz, bu gürültüyü hemen önletebilir. Gürültü çıkaran komşu mes?ûliyet altına girdiğini bilmeli, buna meydan vermemelidir.

Bir başka misâl:

? Komşu, oturulan evin bitişiğindeki demirci dükkânı varsa, yahut fırın yapıp duman çıkarsa, yahut deri temizleme yeri yapıp devamlı koku çıkarsa, yahut da çok kirli şeyleri temizleyip akan kirli sulardan komşuyu rahatsız etse hemen mâni olunur, fâhiş zarar vermeye hakkı olmadığı hatırlatılarak vazgeçirilir.

Bunların hepsinde de komşuya ?zarar-ı fâhiş?le zarar vermek vardır.

Bu maddenin şümûlüne giren üçüncü ibretli misâl:

? Bir adamın bahçesinde yüksek ağaçları bulunsa, bu ağaçların başına çıktığında bitişikteki komşunun aile efradının sereserpe oturduğu avlusu seyredilecek hâlde bulunsa, bu kimse ağaca çıkacağı vakit komşusuna haber vermekle mükellef olur:

? Ben filân saatte ağaca çıkacak, meyveleri toplayacağım, yahut dallarını budayacağım, bilginiz olsun, demesi gerekir.

Bunu demeden çıkarsa, komşusuna ?zarar-ı fâhiş?le zarar vermiş olur, mes?ûl duruma girer. Cezâya çarptırılır.

Bu zarar-ı fâhişle meydana gelen rahatsızlık hakkında bir diğer misâl:

? Bir kimse bitişikteki komşusunun su kuyusuna zarar verecek yakınlıkta kenef çukuru kazdırsa, yahut lâğım yolu geçirse de komşunun su kuyusu zarar görüp, suya necaset te?sir ettiği anlaşılsa; bu fâhiş zarar hemen giderilir. Temiz kuyusunu kirleten duruma mâni olunur.

Bu maddenin ışığında günümüzde çok rastlanan bir diğer aktüel misâlle bahsimizi bağlayalım.

? Bitişik kattaki komşu çalgı âletini fazlaca açarak istirahat etmekte olan komşusunu dinlemeye zorlayıp istirahatine mâni olsa, fâhiş şekilde zarar vermiş olur. Bu kimse çalgı âletini kendisi işitecek kadar açmalı, bitişikteki komşuyu rahatsız edecek kadar fazla ses çıkarttırmamalıdır.

İslâm Hukukunun tek maddesinin izahından çıkan bu komşuluk haklarına riayet etmeyen adam burada kul eliyle, âhirette de İlâhî azâb yoluyla cezâya mâruz kalır, azâba müstehak hâle gelmiş olur.

Görülüyor ki İslâm Hukukunun tek maddesi nice hükümleri içine almakta, ihtiyaçlara cevap vermektedir.

? Zarar-ı fâhiş izâle olunur, dedin mi, mes?ele bitmiştir. Kim fâhiş derecede zarar veriyorsa hem öder, hem de zararına son verir. Kendi menfaatini asıl kabûl edemez. ....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org