DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 3290

Müceddid Hâdisi Üzerine

? Müceddid hadîsi hangi kitaplarda kayıtlıdır, mânası nedir?
Önce hadîsin kayıtlı olduğu eserlerden birkaçını zikredeyim, sonra da mânasına geçebiliriz.

Müceddid hadîsini yazan hadîs kitapları çoktur. Meşhurları şunlardır:

? Taberâni,

? Hâkim,

? Beyhakî..

Ayrıca hadîsi, Resûlüllah?dan meşhur sahabî Ebû Hüreyre Hazretleri dinlemiş, dinlediği gibi de nakletmiştir.

Keşfü?l-Hafâ?da hadîs hakkında şu not?u da görmekteyiz:

? Bu hadîse bütün imamlar itimat etmişlerdir! Yâni, sahih olduğunda şüphe yoktur.

Zikrettiğim hadîs kitapları dışında daha birçok eser, hadîsi bâzı kelime farklarıyla kaydetmişlerdir.

Mânasına gelince; onu da şu şekilde ifade edebiliriz:

? Allah bu ümmet için, her yüz sene başında dinini tecdid edecek bir zâtı (mâneviyat büyüğü) gönderir!

Bu mâneviyat büyüğü, yazdığı eseriyle, sarsılan imanî duyguları kuvvetlendirir. İslâmî bağları yeniden takviye ederek fertlerin dindarlığını tekrar ihyâ eder.

Böylece kendi bekâ âlemine göçmüş dahi olsa, eserleri devam ettiğinden, tecdidi de devam etmiş olur. Ölümüyle tecdid hizmeti bitmiş olmaz.

Bunun yanında daha başka muhterem zatlar da aynı asırda yaşayabilir. İslâm?a onlar da hizmet edebilir. Ancak, herkesin tecdidi, ilmî kudreti, mânevî nüfûzu nisbetinde olur. Biri, diğerine mâni olmaz. Hattâ, bâzı müceddidler, sadece belli bir muhitte ve belli şekilde tecdidde bulunabilirken, bazıları, ülkeleri de içine alacak İslâmî hizmet şekli meydana getirir. İslâm?ın cihanşümullüğüne lâyık külliyette bir tecdidde bulunur. Ama hiçbir zaman daha dar dâirede tecdid hizmetinde bulunanlar, geniş dâiredeki müceddide mâni teşkil etmez, zıtlaşmazlar. Her ikisi de Ehl-i Sünnet inancını ihyâya gayret ettiklerinden aralarında nizâ olmaz. Belki aynı gayeye hizmet dayanışması içinde hizmetlerini sürdürürler.

Demek oluyor ki, geniş dâirede tecdidde bulunan müceddid, tek olursa da, aynı asırda dar dâirede tecdidde bulunanlar birkaç tane olabilir. Herkes bulunduğu muhitte bir takım özel usûllerle fertlerin dindarlaşmasına gayret eder, nâil olduğu ilâhî ikramlardan feyiz dağıtmaya çalışır. Dar dâiredeki tecdidi, küllî mânadaki büyük tecdide karıştırmamak gerekir. Büyük tecdid, cihanşümul olur. Umumiyetle tecdid cereyanı da zamanın ilmine, mantığına, irfanına uygun düşer. Hattâ asrın müsbet ilmini malzeme olarak kullanır, bu ilmi İslâm?a şâhid gösterir. Muvaffakiyeti de bu yüzden geniş çapta olur.

Mensupların fazîleti ise elde ettikleri ihlâs ve sahip oldukları samimiyetleri ile ilgilidir. Ne miktar ihlâs ve hizmette iseler o kadar fazîlet ve sevaba nâil olurlar. Bunlar yoksa mensubiyet iddiası birşey vermez. ....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org