DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 3314

Müftülüklerin Zenginlik Ölçüsü Tesbitleri

Müftülüklerin Zenginlik Ölçüsü Tesbitleri
Peygamberimizin zamanında kullanılan ağırlık ölçüsünün adı miskaldi, dirhemdi...

O gün ?yirmi miskal? ağırlığında altını olan kimse zengin sayılıyordu.

Bu itibarla, kimin altını varsa hemen, tartıyor, yirmi miskali bulursa zekât, fitre vermekle mükellef olduğunu anlayarak, hemen bu borçlarını yerlerine ulaştırıyordu.

Aradan asırlar geçti, milletler ölçü ve tartıda kullandıkları ağırlık ve uzunlukları değiştirdiler. O değiştirmeleri de zamanla eskidi, bir daha değiştirdiler. Bu da kâfi gelmedi, bir daha değiştirdiler. Derken miskal kırata, kırat grama geçti ve bugünkü ağırlık ölçüsü olarak altın tartmada (gram) esas olarak yerleşmiş oldu.

Sıra geldi, Asr-ı Saadet?teki ?yirmi miskal? altının günümüze göre kaç gram ağırlığında olduğunu tesbite...

Bundan önceki senelerin tesbitine göre, ?yirmi miskal?in (96) gram altına tekabül ettiği anlaşılmış, hattâ bütün ilmihallere de bu ölçü konulmuştu. Kimin elinde (doksan altı gram) altını varsa o kimse zengin sayılmış, zekâtla, fitreyle mükellef olduğu bu ölçü ile tesbit edilmişti.

Nitekim hanımların zinet altınlarının ağırlığı da bu miktarı bulmazsa zekât lâzım gelmiyor, bunu bulur, yahut geçerse mükellefiyet geliyordu.

Ancak, son senelerde bu hesabın doğru olmadığı yolunda bir tereddüt başladı. Derken Ankara Müftülüğü yirmi miskalin sanıldığı gibi ?doksan altı? gram olmayıp, ?80,18? gram olduğunu ilân etti.

İstanbul Müftülüğü de daha sonra zenginlik ölçüsünün doksan altı gram altın olmayıp, ?80,18? olduğunu ilân etti.

Demek oluyor ki, Asr-ı Saadet?teki yirmi miskal altının, doksan altı grama karşılık olduğu hesabı yanlıştır.

Doğrusu, takriben ?seksen? gramdır. Darphanenin vaktiyle yaptığı bu hesabı şimdi Diyanet İşleri Başkanlığı düzeltmiş görünmektedir.

Geçen sene İstanbul Müftülüğü?ndeki fetvâ dâiresinden bu mes?elenin neden farklı izah edildiğini sorduğumda, verilen cevapta:

? Darphanenin hesabı doksan altı gram şeklinde olmuş, o tesbit esas alınmış, demişlerdi...

Her neyse, ilmihallerde doksan altı gram olarak yazılan bu zenginlik ölçüsünün şimdi ?seksen? grama inmesinin hikâyesi herhalde bu minvâl üzere gelişmiş ve şimdi mes?ele vuzûha kavuşmuştur.

Gelelim bugünkü hareket tarzımıza. Bana kalırsa son tesbit elbette tedbire daha uygundur. Buna göre (80) gram altının tutarı olan paraya sahip kimseler zengin sayılıyor, aşağısı zenginden sayılmıyor.

Ancak, bir de gümüşten zenginlik ölçüsü almak vardır. (561) gram gümüşten zenginlik ölçüsü alacak olursak, durum daha da değişir, bunun tutarı olan para sahibi de zekât ve fitreyle mükellef olur.

Demek ki, gümüşü esas alıp da ondan zenginlik ölçüsü almakta mahzur yok, bilâhis şüphe götürmeyen isabet ve efdaliyet vardır. Efdal olanı işlemek ise, ihtiyarî olmakla beraber sevaplıdır. Zaten fakirin lehine olan ölçüyü esas almak bir teâmül olarak gelmiştir. ....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org