DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 4521

Zekât ve Fitre Ölçülerine Dair

Zekât ve Fitre Ölçülerine Dair
Gerek zekât, gerekse fitre, zenginlerin üzerine borç olan bir mükellefiyettir. Zâten, her ikisi de yardımdır. Yardım ise, zenginden olur, fakirden değil.

Bununla beraber, ülkemizde zekâtı zenginler verdiği halde, fitreyi hemen herkesin verdiği de görülmektedir.

Anlaşılan, fitrenin miktarı mütevazi olduğundan dinî duyguları kuvvetli halkımız isteyerek veriyor, bununla da huzur duyuyorlar.

Zekât zenginliği ile fitre zenginliği diye bir târif de vardır. Şöyle ki::

Servetinin üzerinden sene geçmesi lâzımdır ki, zekât borcu tahakkuk etsin.

Ama fitre için böyle sene geçme şartı yoktur. Arefe gününde zengin olsa, bayramda fitresini vermesi gerekir.

Demek ki, birinde servetin üzerinden sene geçmesi lâzımdır, diğerinde ise geçmeden tahukkuk eder.

Zekâtı tesbit ölçüsü ile fitreyi tesbit ölçüsünde de farklılık vardır. Zekât, belli ağırlıkta altın, gümüş karşılığı olan paradan verilir.

Fitre ise belli ölçüde gıda maddesi tutarından verilir.

Diyelim ki, ?seksen gram? altın tutarında paran, servetin var. Bunun üzerinden sene geçmiş. Bunun kırkta birini, yâni yüzde iki buçuğunu zekât vermek farz olmuştur.

Bu imkâna sahip olan insan, ayrıca fitre vermekle de mükellef olmuştur. Bu fitrenin miktarı da yarım ölçek buğday, yahut birer ölçek kuru üzüm, kuru hurma veya arpa bedeli olmak gerek...

Demek oluyor ki, Peygamberimiz zamanında buğday, arpa, hurma ve üzüm, o günün Müslümanının temel gıda maddeleri arasında yer alıyordu. Bu sebeple, fitreler de bu temel gıda maddelerinden veriliyordu. Yarım ölçek buğday, yahut bir ölçek hurma, kuru üzüm veya arpa veren kimse, fitresini vermiş, vâcip olan borcundan kurtulmuş oluyordu. Bugün de öyledir. Fitre verecek olanlar, bunlardan birini vermek suretiyle borcunu edâ etmiş olurlar.

Ancak, bu gıda maddelerinin aynını vermek mecburî değildir. Tutarı olan parayı vermek de câizdir. Hattâ verilen şahsa hangisi daha ikrama geçecekse, onu vermek daha efdal ve sevaplıdır. Para ise herhalde en iyi ikramdır. Çünkü bununla arzu ettiği her şeyi alabilmektedir.

Öyle ise, Asr-ı Saadet?teki gibi mutlaka yarım ölçek buğday, yahut bir ölçek arpa, yahut kuru üzüm veya hurma vermeye mecbur olmayız. Bunların tutarı olan parayı vermek de kifâyet eder, hattâ daha uygun olur.

Nitekim bugün müftülüklerin birer muamma gibi hazırlayıp ilân ettikleri ?Buğdaydan, 2500, arpadan 3500, üzümden 10000, hurmadan da 30000 lira? şeklindeki fitre açıklamalarında geçen buğday, arpa, üzüm ve hurma sıralamasının aslı da budur.

Bu maddelerin fiyatları her şehre göre değişebileceği gibi, bunların iyisi, ortasının da fiyat farkları olur. Bu bakımdan fitre miktarları, hangi şehirde bulunuyorsa o şehrin mallarının fiyatından verilir.

Nitekim zenginliğe temel olan ölçüde de buna benzer ikili ölçü vardır. Asr-ı Saadet?te (561) gram gümüş ile (80) gram altın aynı fiyatta olduğundan bu iki ölçü, zenginlik ölçüsü olarak tesbit edilmiştir.

Ancak bugün gümüşün fiyatı bir hayli düşmüştür. Bu itibarla, kendilerini gümüş ölçüsünden zengin sayanlar 1991?deki fiyatla (450) bin lirayla zengin olurlar. Altın nisabıyla zengin sayanlar ise, 4 milyon beşyüz bin lira ile ancak zengin sayılırlar.

Her ikisi de câiz ise de, gümüşten zengin sayılırsa, hem hiç şüphe kalmaz, hem de daha geniş kitle zengin sayılıp yardımda bulunmuş olur. Zaten yoksulun lehine olan taraf tercih edilir ....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org