DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 3065

Ramazan Bayramı

Ramazan Bayramı
Bir âyet-i kerîme bizi bilhassa Ramazan?ın son gününde düşündürmektedir. Bakın ne buyuruyor bu âyet-i kerîme:

? İnsana, çalışmasının neticesinden başka bir şey yoktur!

Tıpkı bütün gün çalışanla, şurada burada tembel tembel gezenin mukayesesi gibi. Biri bütün gün çalışmış, yevmiyeyi hak etmiş, diğeri gezmiş, bir karşılığa lâyık olmamış.

İşimizde çalıştırdığımız işçiye günlük ücretini veriyoruz da, çalışmayan işçiye neden aynı ücreti vermiyoruz?

Çünkü Allah koymuş kanununu:

? İnsana, çalışmasının neticesinden başka bir şey yoktur!

Yâni ücreti çalışan alır; çalışmayan, zahmet çekmeyen, bir mükâfata lâyık görülmez. Allah için çalışanla çalışmayan da aynı değil mi?

Gerçi çalışmak zordur, yorucu ve zahmet vericidir. Ama ücreti tatlıdır, mükâfat ânı huzurludur. Karşılığını alırken duyulan lezzet huzur, çalışma zamanında çekilen yorgunluklarını tümünden de değerlidir.

Nitekim çalışmayanın da ücret zamanında duyduğu üzüntü ve elem, gezerken duyduğu rahattan çok fazla sıkıcı ve rahatsız edicidir.

Bir Ramazan boyu aç, susuz nefsi terbiye etmeyi düşünebiliriz. Gerçi, aç, susuz beklemek pek câzip şey değildir. Ama arkasından bayram gelmektedir. Bayramda duyulacak lezzet ve huzur, ay boyunca çekilen sıkıntı ve elemden çok daha tatlıdır.

Nitekim sigarasını tüttüre tüttüre sokaklarda gezenlerin duyacakları utanç ve pişmanlığın kat kat olacağı gibi.

İşte bu dünyadaki tecelli, âhirettekinin aynıdır. Burada sıkıntı çeken orada çekmeyecek, huzur bulup, lezzet alacaktır.

Burada sıkıntıyı göze alamayan orada bir mükâfatı hak etmemiş olacak, bir ücrete lâyık görülmeyecektir. Çekmediği zahmetin ücretini talep edemeyecektir.

Biri akşama kadar tembel tembel gezsin, öteki de kan ter içinde çalışsın, akşam olunca ikisine de aynı ücret verilsin! Allah böyle bir kanun koymamıştır, ne dünyada, ne de âhirette. Koyduğu kanun işte budur: ?İnsana, çalışmasının neticesinden başka bir şey yoktur?. Bir Ramazan boyu çalışanlar artık sevinebilirler.

Gelelim bayram günümüze.

Ramazan bayramında bâzı ölçüleri hatırda tutmak gerek. Bunları şöylece sıralayabiliriz:

1 ? Bayram sabahı erkenden kalkıp, boy abdesti almak, yahut namaz abdesti alıp, güzel elbiseleri giyinip güzel kokular sürünerek câmiin yolunu tutmak.

2 ? Eğer üzerine vâcibse, fitrelerini bayramdan önce vermiş olmak.

3 ? Câmiye giderken tefekkür ederek, mahşere gidiyormuş gibi uhrevî şeyler düşünüp, gizlice tekbir getirerek gitmek.

4 ? Oruçlu olmadığını ifâde etmiş olmak için Bayram namazından önce tatlı cinsinden birkaç lokma birşey yemek.

5 ? Camiye gidiş yolu ile geliş yolunu ayrı yapıp ayrı yerlerde görülen kardeşleriyle bayramlaşmayı kolaylaştırmak.

6 ? Bayram günü boyunca şahsî sıkıntı ve üzüntülerini unutmak, bayramın neş?esine samimî olarak iştirak etmek.

7 ? Çocukların tam bir samimiyetle yaşayacakları bayram sevincini bozucu bir tutuma asla girmemek, mümkünse onların neş?esini artırıcı ikram ve iyiliklerde bulunmak.

8 ? Şâyet verilmemiş zekât, fitre varsa, bayram namazından sonra hemen vererek daha geri günlere bırakmamak.

9 ? Bayram günleri mutlaka tebessümlü bulunmak, mü?minlere karşı hürmetkâr ve sempatik olmak.

10 ? Bayram gününden sonraki günlerde altı gün orucu tutacağını hatırında tutmak. Ayrıca bayram eğlencesi adı altında günah olan işlerden mutlaka uzak kalmak, Ramazan boyu kazandığını bayramda kaybetmemek.

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org