DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 3104

Hac Yolculuğu

Hac Yolculuğu
Yolculuğun yaya yapıldığı devirlerde Ramazan Bayramı?nın daha ilk günlerinde hacılar konu komşuyla helâllaşmaya başlar, yolculuk hazırlığına girişirlerdi. Zira bunca uzun yol, tozlu çöl ancak aylarda sürecek yolculukla katedilebilirdi.

Haccı emreden âyet bu uzun hac yolculuğunun ne türlü mihnet ve meşakkatli olacağını pek güzel nazara vermektedir.

Âyet daha başlangıcında şu meâlde hatırlatmada bulunmaktadır:

? Kime hac farz olursa kavga, gürültü etmesin, hatır gönül kırıcı tavırlara girmesin!

Demek ki, hac yolculuğunda bu gibi can sıkıcı hususlar pek huzur ediyor...

Hac yolcusu bu can sıkıcı durumlara sabırlar akarşı kor, tatlı tebessümünü eksik etmeden arkadaşlarına muhatap olursa âyetin emrini yerine getirmiş, ikazına dikkat etmiş olur. Âyetin emrini yerine getirip, ikazına dikkat edenin durumu ise malûm... Tam hacı olmak, imtihanı kazanmış bulunmak..

Hac yolculuğu son devirde bir hayli kolaylaşmıştır. Hem o kadar kolaylaşmıştır ki, eskiden Ramazan Bayramı?nda yola çıkanhacı adayı, bugün öğle namazını evinde kılarken akşamı Cidde?de kıldığı da oluyor, böylece iki ay yolculuğa mukabil iki-üç saatli uçuşla mukaddes mahalli buluyor.

Ne var ki, yol aksiliği, arkadaş uyumsuzluğu, can sıkıcı, sinir bozucu durumlar yine tamamiyle vaki...

Demek ki, âyetin ikazı devam etmektedir. İster uçakla gidilsin, isterse otobüs ve varupla...

Hacı sabırlı olacak, kimseyi kırmamaya gayret edecek...

.......................

Hacı, sabırlı olacağı gibi, dikkatli ve temkinli de olacaktır. Zira, ihrama girdikten sonra bir takım hareketler kendisine yasaklanır. Şâyet bu yasakları yaparsa, meselâ bir yeşilliği koparır, bir canlıyı öldürürse cezaya müstehak olur, hele bir hayvanın ölümüne sebep olursa cezası büsbütün büyükleşir, koyunla, keçiyle de kurtulamaz, deve kurban etmesi gerekir.

Hacılar bu gibi ceza kurbanından başka hac kurbanı da keserler. Ancak bu kurban zenginlikten dolayı vâcip olan kurban değildir. Belki ismi üzerinde hac mükellefiyeti gibi kudsî bir farizayı yerine getirmiş olmanın şükrünü edâ etmek için kesilen kurbandır.

Hacılar seferî sayıldıklarından kendilerine bayram günü evlerinde kesmeleri vâcip olan kurbanı kesmezler. Ancak hac mükellefiyetini edâdan dolayı şükür kurbanı kesmeleri gerekir.

Bâzıları bu kurbanların etlerinin iyi değerlendirilmeyişini düşünerek bunu Mekke?de kesmeyi istemiyor, hac dönüşünde memleketinde kesmeyi düşünüyorlar.

Kurbanı tehir edip, Mekke?nin dışında kesmek, kitaplarımızın cevaz vermediği bir yanlışlıktır. Hac kurbanı mutlaka kendi mahallinde ve kendi gününde kesilecektir.

Şâyet kurban kesmek istenmiyorsa baştan hacc-ı ifrata niyet edilir. Böylece kurban mükellefiyeti hiç yüklenilmeden hac edâ edilir. Böylece kurban mes?elesi de bitmiş olur.

Bunun için ihrama girerken niyeti ona göre yapmalı, hacc-ı ifrata niyet ederek kurban kesme mükellefiyetinden azâde olmalıdır.

Bu hususta geniş bilgi hac kafilesinde vazifeli din adamı tarafından verileceğinden ona sorulmalı, yahut alâkalı kitaptan incelenmelidir.

Hac yolculuğu yazımızı bir hadîs meâliyle bağlayalım:

? Kim usulüne uygun şekilde haccını edâ ederse anasından doğmuş gibi günahlarından temizlenmiş olur. ....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org