DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 3082

ZALİM DE OLSA KOCAMIN CEHENNEME GİTMESİNİ İSTEMİYORUM!..

Okuyucularımla özellikle kitap fuarlarında da görüşüyor, sorularına cevap verirken dertlerini de dinlemiş oluyorum. Neler mi dinliyorum, neler mi duyuyorum? Onu ne siz sorun, ne de ben anlatayım. İbret, hayret, hikmet.. Her şey var dinlediklerimin içinde. İsterseniz en son Üsküdar kitap fuarında dinlediğim bir hanım okuyucumun göz yaşlarının sebebini arz edeyim de siz de ibretle okuyun, hayretle tefekkür edin. Bakın nasıl zalim beyler ve sadık hanımefendiler yaşıyor bu dünyada görün.

? Hocam, derdim derindir bana bir yol göster!. Diyerek başladı üç çocuk anası hanımefendi. Ve devam etti:

? Kocam içki bağımlısı. Gece yarılarına kadar meyhanede içiyor. Sonra da geliyor, kapıyı yumruklamaya başlıyor. Çocuklar duyup ta huzursuz olmasınlar diye hemen kalkıp kapıyı açıyorum. Buyur edip saygıyla karşılıyorum. Bir isteği olup olmadığını soruyorum. Bazen yemek istiyor, gecenin o saatinde akşamdan ayırdığım yemekle sofra kuruyorum. Bu defa beğenmiyor, bunlar beklemiş, bana yeniden yemek yap, diyor.

Çocuklar okula gidecekler uyanıp ta huzursuz olmasınlar diye hemen mutfağa giriyor, yemek yapmaya başlıyorum. Arkamdan geliyor hazırladığım yemeğe bakıyor, ben bunları yemem, başka yemek yok mu? Diye bağırıp çağırmaya başlıyor. Ben de kazanabildiğim parayla ancak böyle yemek yapabiliyorum, sen yardımcı olursan istediğini yaparım, deyince, kıyametler kopuyor, kazandığını başıma mı kakıyorsun, diyerek tencere tabak ne varsa havada uçuşuyor, yapmadığını bırakmıyor. Çocuklar duymasın diye yine sesimi çıkarmamaya gayret ediyorum. Yediğim sopalarla durumu geçiştirmeye çalışıyorum ama nafile. Başıma indirilen tencere tava sesine çocuklar uyanıyor, ortalık ana baba günü oluyor, bağrışmalar, ağlaşmalar, bir kıyamettir gidiyor..

? Kocanızın işi ne? Nerede çalışıyor?

? Ne çalışması hocam?. Geceyi meyhanelerde geçiren adam gündüz iş yapabilir mi? Akşama kadar horul horul uyuyor. Akşam tekrar çıkıyor arkadaşlarının yanına.

? Evin ihtiyaçlarını kim karşılıyor öyle ise?

? Ondan ümidim kesilince ben komşuların ev temizliğine gidiyorum. Kocamın durumunu bilenler sağ olsunlar ev işlerini bana yaptırıyorlar, evin ve çocuklarımın ihtiyaçlarını ben karşılıyorum. Hatta onun masraflarını da ben temin ediyorum!.

? Yani meyhane masraflarını da mı sen veriyorsun?.

? Ne yazık ki öyle oluyor. Çıkarken para istiyor, vermesem ev başıma yıkılacak hale geliyor. Namus belası meyhane harçlığını da ben vermek zorunda kalıyorum. Karşılamadığımda yediğim sopanın haddi hesabı olmuyor. İşte bak kulağımın arkasındaki yara izine. Fırlattığı tencerenin kestiği yer burası.

Başörtüsünü aralayıp henüz tam iyileşmemiş yarayı gösteriyor. Ne diyeceğimi bilemiyorum, sanki hıçkırıklar boğazıma düğümleniyor. Kendimi zor tutuyorum. Tam bu sırada beni şok eden bir açıklama dinliyorum. Diyor ki:

? Bunların hiç birisi mühim değil benim için. Çok da mühimsemiyorum olanları. Ben kapıcı olarak da çalışmaya razıyım. Allaha şükürler olsun elim ayağım tutuyor, çalışabiliyorum. Hatta onun harçlığını da verebiliyorum.

? Yediğin dayaklar da mühim değil mi? Onu da kale almıyor musun?

? Evet yediğim dayakları da mühimsemiyorum. Nihayet bir iki saat sonra acılarım diniyor.

? Öyle ise bana neyi sormak istiyorsun?

? Bu hali onu Cehenneme götürecek. İşte buna razı olamıyorum, Cehennemden kurtarma çaresi yok mu? Diye sormak istiyorum. Acaba temizlik yaparak kazandığım üç beş kuruştan artırıp da kocamın adına sadaka versem Cehennemden kurtulmasını sağlayabilir miyim?

Artık daha fazla dayanamıyorum. Önümdeki masanın üzerinde yazdığım otuz kitabım dizili. İmzalatıp duamı almak, elimi öpmek için karşımda bekleyen okuyucularım da sırada. Ayağa kalkıp onlara sesleniyorum:

? Otuz kitaba imza atan elimi öpüp, duamı almak için bekleyen kıymetli okuyucularım! Yanlış adrestesiniz. İşte size eli öpülecek insan ve duası alınacak yılın hanımefendisi!. Doğru adres işte burasıdır. Gelin de görün sabır nedir, tahammül nedir, sadakat nedir, kötü gün dostu vefalı eş nasıl olur?..

* * *

? Ne dersiniz Hanımefendiler! Sizin sabrınız, tahammülünüz, sadakatiniz, vefanız da böyle mi? Siz de aynı sabır kahramanlığını gösteriyor, benzeri şefkatli eş örneğini veriyor musunuz? Yoksa size, halinize şükretmek mi düşüyor? ....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org