DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 2757

HANIMLAR GÜZELLEŞMEK İÇİN HARCAMA YAPABİLİRLER Mİ?

İnsan hedefini unutur, gayesine yabancılaşırsa kendini dinlemeye başlar. Bu defa yersiz düşüncelere, manasız özentilere saplanır. Gereksiz şeyler dikkatini çeker, lüzumsuz şeyleri çok lüzumlu ihtiyaçlarmış gibi görmeye başlar... İşte bundan sonradır ki, yanlış istekler, manasız arzular onu alıp götürür... dış güzellik özentisine saplanır kalır...

Nitekim okuyucumun anlattığı olay da böyle gelişmekteymiş. Bir hanım arkadaşı durmadan kendisiyle uğraşıyor, güzellik için başvurmadık çareler bırakmıyormuş. Bu defa kendisine ikazda bulunanlar demişler ki:

? Senin yaptıkların yanlış ve günahtır. Yüzündekileri neden aldırıyorsun, eline yüzüne neden böyle şeyler sürüyor, kendini farklı hale getiriyorsun? Niçin bu kadar uğraşıyorsun?

Bunun üzerine konu derinleşmiş, bize yazmışlar. Soruları şöyle olmuş:

? Bir hanım kendini güzelleştiremez mi? Bu günah sayılır mı?

Efendim, önce şu hususu arz edeyim.

Bilhassa evlenmiş olan bir hanımefendinin, kendini yabancılar için süsleyip cazip hale getirmeye çalışması yanlıştır. Hatta günahtır. Çünkü bir hanımefendinin yabancılara cazip hale gelme arzusu masum ve meşru bir arzu değildir. Aile yuvasının huzurunu kaçırabilir, yanlış yorumlara da sebep olabilir. İşte bundan dolayıdır ki, hanımlar süslenmeyi, zinetlenmeyi yabancılar için değil, kendi beyi için yapmalı, nikahlısı için söz konusu etmelidir. Bunda ise mahzur olmadığı kesindir. En başta bunu tespit etmiş olalım.

Demek ki, söz konusu süslenme beyi içinse, nikahlısına özel bir bakımlılıktan başka bir şey değilse buna günah demek yanlış olur. Aksine sevap demek bile mümkündür. Çünkü beyin dikkatini haramlardan çekip helaline tahsis etmeyi temin etmek gibi meşru bir arzu da söz konusudur.

Zaten bugün sokak ve günlük hayat zihinleri yanıltıcı haram cazibelerle dolu bulunmaktadır. Böyle zamanlarda hanımın beyini dışarının cazibesinden koruyacak tedbir almasını yadırgamak makul de olmasa gerektir.

Kitaplarımızdaki yasaklar (normal ve tabii olanı) değiştirme çalışmaları için söz konusudur. İlk bakışta normal görülen, göze batacak bir çirkinlik şeklinde anlaşılmayan görünüş (fıtrî olan, tabii sayılan) görünüştür. İşte bu tabiî olan durumu değiştirmeye hacet yoktur.

Şayet, bakınca göze batıyor, dikkat çekiyor, çirkinlik hissi veriyorsa bundan kurtulmak için tedbirler almakta mahzur yoktur. (Yanaktaki tabii ve fıtrî görünüş arz etmeyen kılların alınmasının caiz olması gibi.)

Hemen ifade edelim ki, güzellik sadece yüz güzelliğinden ibaret de değildir. Asıl güzellik ahlak ve huy güzelliğidir. İlim, irfan zenginliğidir. İhtiyaç seviyesinde bir kültüre sahip, mantık ve muhakemeye malik bulunma güzelliğidir. Bunlardan mahrum bir dış güzellikle kalmak ise yanıltıcıdır. Çünkü ilim, kültür, ahlâk güzelliği, yaşlandıkça geliştiği halde sadece yüz güzelliği kısa zamanda son bulmakta; sahibi, kültürsüzlüğüyle, maneviyat eksikliğiyle, beceriksizliğiyle baş başa kalmaktadır.

İşte korkulması gereken çirkinlikler bu gibi devamlılık arz eden cehalet çirkinlikleridir

Mezhep sahibi Ahmed bin Hanbel?e iki kızdan söz etmişler:

? Biri yüz güzelliğine sahip. Diğeri de huy ve maneviyat güzelliğine malik. Hangisini tercih edersin? demişler.

? Ben, demiş, huy ve dindarlık güzelliğine sahip olanı tercih ederim. Çünkü öteki dış güzellik yok olup gider. Ama dindarlıktan doğan ilim, irfan, huy ve ahlak güzelliği yaşlandıkça kuvvetlenir, devam eder. Beni de ömür boyu devam eden güzellik mutlu eder. Kısa zamanda kaybolan değil... ....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org