DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 7232

ESTETİK AMELİYAT YAPTIRMANIN HÜKMÜ NEDİR?

Efendim, bir kardeşimiz hanımının burun yapısına kafasını takmış, bunun bir ameliyatla düzeltilmesini istemiş. Yoksa ailesine olan bağı kopacak, kendini başka tarafa yönelmiş bulacakmış. Ancak bu niyetini hanımına açıklamamış. Duyunca üzülür, başka türlü düşünür diye. Ne var ki, çok da sabredememiş, nihayet bir gün ağzından kaçırıvermiş. Hanım duyunca şoke olmuş. Dernek beni ihmal edişinin sebebi buydu, diyerek hemen ameliyata gidilmesini istemiş. Bu defa da bey vazgeçmiş. Bir vebal, bir manevi mesuliyet söz konusu olur diye. Ne var ki, hanımın ısrarı ileri safhaya varınca tutmuş, ameliyata karar vermiş ve yaptırmışlar. Yani meseleleri bitmiş.

Hal böyle olunca ne benim verecek cevabım, ne de kendilerinin soracak bir soruları kalmış. Çünkü estetik ameliyat yapılmış, sıkıntıları da bitmiş. Ancak, bize göre öyle. Beye göre asıl sıkıntı bundan sonra başlamış. Bey şimdi düşünüyormuş ki, bu estetik ameliyatın günahı vardır. Bu günahı ben işledim, ben yaptırdım. Bunun vebali ne olacak?..

Bunalıma kadar gitme durumu bu düşünceden kaynaklanmış. Şimdi suali şuymuş:

? Ben çok kötü bir şey mi yaptırdım? Bunun vebali çok mu büyük? Hangi hallerde estetik ameliyat yaptırılır? Düşünceniz nedir? Durumuma çare yok mu?

Madem olayın bu safhasından sonra da okuyucum görüşümü merak etmiş. Arz edeyim öyleyse. Şöyle ki:

İnsanın bir fıtrî görünüşü vardır. Her insanda olabilen görünüş. Burun uzun olabilir, kaş, göz şöyle ya da böyle bulunabilir? Her insanda farklı şekiller, ayrı özellikler olabilir. İnsanın yapısı böyle. Bu görünüşlere ilk bakışta kimsenin kafası, gözü takılmaz. Normal bulurlar.

İşte görünüşü böyle tabii ve fıtrî durumda olanların estetik ameliyat yaptırmalarına hem ihtiyaç yok, hem de cevaz... Çünkü birçok insanda benzeri görünüş ve oluşlar söz konusudur. Garipsenecek bir hal değildir bu.

Şayet durum böyle normal değil de, çirkinlik bakanların hemen dikkatini çekiyor, bakılana da küçüklük hissi veriyor, kompleksten kurtulamıyorsa, bu kimse ameliyatla durumunu düzelttirebilir. Kendisini, yahut da beyini rahatsız eden görüntüyü rahatsızlık vermeyecek şekle getirebilir.

Demek ki, mesele tabii ve fıtrî olanla olmayanın ayrımı meselesidir.

Bu anlayış içinde duruma baktığımızda diyoruz ki:

Şayet yaptığınız iş, ihtiyaç idiyse yapmışsınız, meseleniz bitmiştir. Huzura kavuşmanız gerekir. Daha başka bir vesveseye kapılmaya gerek yoktur.

Eğer ihtiyaç değil de siz ihtiyaç haline getirmiş, veballi bir iş yapmışsanız (ki bunu siz bileceksiniz) artık yapacak başka bir iş yoktur, tövbe istiğfardan başka.

Rabbimiz şirkten başka bütün günahları affedeceğini bildirmiştir. Kalbinize, gönlünüze bakın. Yanlış bir iş yaptığınız hissine giriyorsanız; tövbe, istiğfar edin, vesveseden kurtulun. Vebalinden kurtulunamayacak bir olaymış gibi kafanızı buna takıp kalmayın.

Bir ayette, ?sevaplar günahları giderir?, buyurulmaktadır. Sevabınızı çoğaltın, hizmete desteğinizi genişletin, şayet bir günaha maruz kalmışsanız ona mukabele edecek binlerce sevap işleyin. Bir günaha bin sevapla karşı koymuş olun.

Biliyorsunuz mahşerde sevabı mı çok, yoksa günahı mı, diye bakacaklar. Sevabı çok olanlar kurtulacak, bir günaha birçok sevapla karşı koymuş olanlar zorda kalmayacaklardır. ....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org