DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 3098

NİKAHA RAĞMEN KIZLA ERKEĞİ GÖRÜŞTÜRMEMEK DİNİN EMRİ Mİ?

Efendim, herkesin derdi kendine göredir. Doğu?dan iki defa telefon edip dert yanan okuyucumunki de kendine göre bir dert.

Önce nişanlanmışlar. Ne güzel diyeceksiniz. Ben de öyle demiştim. Hemen arkasından da nikahlanmışlar. Siz yine ne güzel diyeceksiniz. Ben de öyle demiştim.

Ama gel gör ki bu güzellikler nikâhlıları bir araya getirip de bir iki satır konuşma imkanı vermemiş, neyi nasıl düşündüklerini anlayacak bir sohbete muvaffak olamamışlar. Aile fertleri içinde de olsa hâlâ bir araya gelemiyor, birbirlerinin neyi nasıl düşündüklerini bilemez halde bekliyorlarmış.

Okuyucumun sorusu şu:

? Nişan yapılmış, arkasından nikâh da icra edilmiş. Neden bir araya gelip de konuşma imkanı tanınmıyor, birbirimizle ne ölçüde uyum içinde olacağımızı tesbit fırsatı verilmiyor? Dinimiz böyle mi emrediyor? Bu nasıl dindarlık? Haksız mıyım bu tutumu yanlış görmekte?

Hemen arzedeyim ki durum anlatıldığından ibaretse haksız değilsiniz. Nişan yapılmış, arkasından nikâh da icra edilmiş, geriye mahremiyet adına bir şey kalmamış ki hâlâ yabancı kabul etsinler de bir araya getirip de aile içinde olsun konuşup tanışma imkânı vermesinler...

Bu işin yanlışlığı şuradan da belli.

Ya ileride bir araya gelince anlaşamayacak yapıda olduklarını tesbit ederlerse ne olacak? İş işten geçtikten sonra yapacakları bu tesbit, bunu şimdi anlama imkânı vermeyen kız tarafı için çok pahalıya mal olacak bir sonuç olacaktır.

Halbuki nişanlı iken aile fertlerinin de bulunduğu yerde konuşup tanıştırmalılar ki, ne kadar anlaşıp uyuşacaklarını baştan tesbit etsinler. Haydi bunu yapmamışlar, nikâhtan sonraya ne oluyor, hangi engel var ki hâlâ tanıştırıp konuşturmamaktalar?

Bana öyle gelir ki bu yanlış din adına değil, yersiz olan örf, âdet adına icra edilmekte, dini de örtü olarak kullanmaktalar.

Halbuki nikahtan sonra ana-babanın kızları üzerindeki tasarrufları sona ermiştir. Artık kızın yemek masrafı dahi kocasına aittir. Kocası dilerse, babası evinde dahi bırakmaz. Alır kendi evine götürür. Başka kimse de engel olamaz.

Demek olanlar islamın gereği değil, yöresel örfün, adetin, geleneğin batıl uygulamasıdır. ....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org