DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 5247

KENDİNİ HEM ERKEK, HEM KADIN HİSSEDENLERE (HÜNSALARA) İSLÂM NE HÜKÜM VERMİŞTİR?

Sizlere kadın ve erkekten ayrı olan bir orta cinsten söz etmek istiyorum.

Kitaplarımızda adına Hünsâ denen bu cinsin, iki cinsten ayrı özelliğine dikkat çekişimin sebebi, olayın sosyal hayatta sık sık ekrana ve mikrofona getirilişi, bir çıkış yolu bulamayıp, yanlış yorumlara götürülüşüdür.

İki cinsin de arasında bulunan bu orta cinsin, elbette kendine göre hukuku ve kesinleşen ayrılıkları vardır.

Bunu kötüye yorumlayıp, çıkmaza sokmak yanlıştır.

Böyle durumda olanları anlamak, haline göre haklarını tanımak ve korumak gerekir. Mümkünse tedavi yaptırılır. Konuya şöyle giriyorum:

Bilindiği üzere insan ya erkek olur, ya da kadın.

Ancak erkek mi, kadın mı olduğu kesin olmayan da olabilir. Seyrek de olsa böylelerine rastlanabilir. Bu nasıl olur?

Bütün fıkıh kitaplarımızda ayrıntılı izahı bulunan bu konuyu Meşâhirünnisâ?dan özetleyeceğim. Şöyle anlatılıyor hünsânın durumu:

? Hünsâ: Hem erkek, hem de kadınlık organı bulunan kimseye denir.

Yaratılışta bu durumda olanın iki devresi vardır. Bulüğa ermeden önceki hali ve büluğdan sonraki hali.

Büluğa ermeden önce erkeklik organından idrar yaparsa erkek, kadınlık organından idrar yaparsa kadın sayılır. Hüküm bu tesbite göre verilir.

Şayet her iki yerden de idrar geliyorsa, bu defa da en evvel gelen yere göre verilir hüküm.

Her iki yerden de aynı anda geliyorsa işte buna hünsâ-i müşkil denir. Ne oğlan, ne de kız olduğu kestirilemeyen demektir.

Büluğdan sonraki durumuna gelince:

Sakalı çıkıyorsa, erkek gibi ihtilam oluyorsa, göğüsleri (kabarmıyor) düz kalıyorsa, kadınlara ilgi duyuyorsa... erkek sayılır. Buna göre hüküm alır.

Eğer böyle değil de, kadın gibi göğüsleri kabarıyorsa, sütün geldiği anlaşılırsa, kadın gibi muayyen hal görürse, kendisinde kadınlık hali öne çıktığı anlaşılırsa... bu da kadın hükmünü alır, kadına tanınan haklar kendisine tanınır...

Eğer, bunların hepsinden de karışık şekilde bulunur da, hangisinin hükmü galip geldiği bilinmezse, buna da yine hünsâ-i müşkil denir. Yani kadın mı, erkek mi olduğu müşkülleşip bilinemeyen kimse...

İki cinsten birini diğerine tercih için delil bulunamayışından dolayı ortada duran cins...

Bunun da kendine göre hakları vardır. Nitekim hünsâ-i müşkil namazda erkeklerin arkasında kadınların da önünde durur.

Yaratılışının bu durumda olduğu bilinen kimselere kötü gözle bakmak, onların haline hüküm getirip çare bulmak yerine, toplumdan dışlayıp ayak altına atmak yanlış ve hatadır. Yapılacak şey, durumlarını tesbit etmek, hünsâ mı, hünsâ-i müşkil mi, olduklarını anlayıp her ikisine de hukukun tanıdığı hakları tanıyıp, ortada kalmaktan kurtarmaktır. İslam hukukunda bunların hakları vardır.

İnsanların görevi bu hakları tanımaktır. Dışlamak değil. ....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org