DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 3944

HANIMLAR PEÇE TAKMAK ZORUNDA MI?

Bir hanımefendinin mektubunu aynen arz ediyorum. İzmir?den postaya verilen mektupta şöyle deniyor:

? Pek muhterem hocam, huzurumuzu kaçıran bir mes?eleden dolayı sizi rahatsız etmiş oluyorum. Sizden ricam, bir an evvel mektubumuzun cevabını verip bizi huzursuzluktan kurtarmanızdır.

Mes?elemiz şu:

? Bizim bey, evvelki gün eve geldi, beni zorlamaya başladı. İlle de peçe takmayan kadın günâha girmiş olur, diye ısrarda bulundu. Ben de kendisine: Kur?ân-ı Kerîm?in yüzü örtmeyi farz kılmadığını, bunca Müslüman hanımların peçesiz gezdiği halde bir fitneye mâruz kalmadığını söyledim. Ayrıca peçe ile sokakta gidilirken çevrenin ters bakışlarına mâruz kalındığını, böylece dikkatlerden kaçmak isterken, bil?akis dikkatlerin çekilmesine sebep olduğunu... ifâde ettim. Beyim bir türlü razı olmadı. Siz söyleyin lûtfen, peçe takmaya mecbur muyum? Bey böyle ısrarda bulunabilir mi? Çünkü ben peçesiz olarak da tesettürümü te?min ediyorum.

Hanımefendinin ifadesinden anlaşıldığına göre peçe takmayı arzu etmemekte, beyinin de bu yolda ısrar etmesini uygun bulmamaktadır.

Bu hususta okuyucumun görüşüne iştirâk ediyorum.

Bey, hanımın farz olan mükellefiyetlerini ifâ etmesi için istekte bulunabilir. Ama farz, hattâ vâcib dahi olmayan takvâ hususlarında ısrarda bulunamaz. Zira takvâ, icbarî değil, ihtiyarî bir iştir. Onda ısrar olmaz.

Hal böyle olunca, beyin, ille de peçe takacaksın şeklinde ısrarı, yerinde ve haklı bir ısrar olmaktan çıkar; şahsî bir arzu, hususî bir isteğin icabı halini alır. Şahsî bir istek, hususî bir arzuya ise, dînin emri süsü verilip de ısrar edilemez.

Bir bey, hanımının farz olan mükellefiyetlerini yerine getirmesi için ısrarda bulunabilir, mecburî vazifelerini îfâda kusur etmemesi için rica edebilir. Bunun dışındaki durumlarda sadece tavsiye eder, nasihatta bulunur; ama ısrar edemez, icbarda bulunamaz.

Kaldı ki, bugünkü hayatta dindar hanımlar tesettürsüz gezen hanımlara örnek olmalı, onların da ürkmeyecekleri bir tesettürlü giyimin nümunesini göstermelidirler.

Böyle bir örneklik ise, peçe takmakla olmaz. Henüz başını ve kollarını örtmekten mahrum olanları birden peçeye, çarşafa davet etmek belki zor, hattâ ürkütücü olabilir. Ama güzel bir baş örtüsü, geniş ve uzun bir manto veya pardesü, kalınca çorap, yahut yerine geçen bir giyimle (el-yüz hariç) bütün bedenini örten bir tesettür, hem İslâm?a uyan, hem de insana huzur veren, ürkütmeyen bir tesettürdür.

Böyle bir giyim içinde olan hanımefendi, çevresindeki tesettürsüzlere de örnek olur, isteyen bir hanımın tesettürünün zor olmayacağını da bizzat şahsındaki tatbikatıyla göstermiş olur.

Aslında hiç bir şey, başlarken en mükemmelinden başlamaz. Eksik ve kusurlu olarak başlar, sonraları eksikler ikmal edilir, noksanlar tamamlanır, böylece tesettürün tamamına kavuşabilir.

Kendi içinden alâka duymayan bir hanımefendiyi mecburî olan tesettürünü takındıktan sonra, ihtiyarî olan peçeye, çarşafa zorlamak uygun olmaz. Onları, içinden duyar, gönlünden hissederse, kendisi tatbik eder.

Bugünkü mes?elemiz, ilk önce farz olan tesettürdür.

Bunu te?min ettikten sonra mes?ele biter. Ötesinde ısrar ve icbar olmaz, arzuya bırakılır. ....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org