DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 2807

Zekat vermenin şartı nedir?

Ramazan, ibadetlerin makbûl, hayırların matlup olduğu bir mukaddes aydır. Bugünlerde yapılacak iyilik, hayır-hasenat bu ay dışındakilerden çok daha değerli ve sevaplı olmaktadır. Bu husus hem âyet, hem de hadîslerle sabittir. Bu yüzdendir ki, zekâtlarımızı bu mübarek ayda verir, fitrelerimizi bayram namazından önce mutlaka yerine ulaştırmak için gayret gösteririz.

Bilindiği gibi zekât, zaruri ihtiyacını te?min eden kimselerin geride (80) gram altın değerinde parası kalması halinde ve bu servetin de üzerinden bir sene geçtiği takdirde yüzde iki buçukluk miktarını fakire vermek şeklinde izah edilir.

Yalnız burada ince bir nokta vardır ki, o çoğu zaman yanlış anlatılır, yahut anlaşılır. Zekât verecek kimsenin evinde zurarî ihtiyaçları te?min edilmiş olacak, bundan arta kalan (80) gram altın değerinden az olmayan paradan zekât verilecek. Bu doğru.

Ancak zarurî ihtiyaçlarını karşılayacağı parası bu ihtiyaçlar için harcanmamış, para olarak bekliyorsa, durum ne olacak? Beklettiği para zarurî ihtiyacın karşılığı olarak mı hesap edilecek? Yoksa zekâta mı tâbi olacak?

Evet, yanlış anlaşılan husus budur. Bu paraya zekât lâzım gelir. Zira zekâtın bir hikmeti de paranın bir köşede beklememesi, ya ihtiyaca verilmesi ya da çalıştırılmasıdır. Bir köşede para bekletmek, bu paradan kimsenin istifade etmemesine sebeb olmak demektir. Bu itibarla ihtiyaç için de olsa beklettiği paradan zekât vermesi gerekir. ....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org