DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 8968

HANGİ TRAFİK KAZASI KATİLLİK, HANGİSİ ŞEHİDLİK SAYILIR?

Bindiği arabanın şoförü fazla sürat yapınca okuyucum ikaz etmiş:

? Bu yolda bu kadar hızlı gidilmez. Kaza yapacaksın!. Şoförün cevabı ise ibretli:

? Korkmayın, demiş, kaza yapsak kaybımız olmaz. Ölürsek şehit oluruz, kalırsak gazi sayılırız.

İlave de etmiş:

? Hiç olmazsa dünyamızı kayıp edersek de ahiretimizi kazanmış oluruz. Trafikte ölenler şehit olurlar.

Bu yaklaşıma şaşıran okuyucum da bize sormuş:

? Trafik kazalarında ölen gerçekten şehit mi olur? Böyle sözleri başkalarından da duymuştum. Bir şoförün böyle düşünmesi doğru olur mu?. Böyle düşünen bir sürücünün arabasında insan kendini ne kadar emniyette hissedebilir?.

Konuya biraz geniş açıdan bakalım izin verirseniz. Şöyle ki:

Rabbimiz kulunun affını istiyor, ahirette cezaya maruz kalmasından memnun olmuyor. Bu sebeple de kulun dünyada kendi iradesi dışında başına gelen her türlü bela ve musibetlere sevaplar ihsan ediyor, gösterdiği sabır ve tahammülünü de kulun affına vesile kılıyor.

Hatta, trafik kazalarındaki ölümlere bile şehitlik rütbesi verecek kadar ikram ve ihsanını da ilerletiyor. Bu doğrudur.

Ancak bütün bu mükafatların bir vazgeçilmez şartı var.

Bu vazgeçilmez şart, başa gelen musibet, kaza ve belalar kulun kendi ihmal ve dikkatsizliği ile gelmiş olmayacak, tümüyle kulun iradesi dışında, kendi ihmali olmadan cereyan etmiş olacak.

Şayet kul kendi ihmal ve dikkatsizliğiyle belaya davetiye çıkarmış, hatta trafikte kendi ihmal ve kusuruyla kazaya sebep olmuşsa, bundan sevap ve şehitlik rütbesi beklemeye hakkı yoktur. Boşuna kendini aldatmış olur.

Çünkü kendi ihmal ve dikkatsizliğiyle kendisi davetiye çıkarmış, kendi kendini kazaya uğratmış, ölüme sürüklemiştir. İntihar gibi bir tercih halidir bu.

Hele bir de başkalarının da ölümüne sebep olmak gibi bir başka vebal de varsa, uhrevi bir mükafat şöyle dursun uhrevi ceza hemen akla geliyor.

Nitekim Suudi Arabistan?da toplanmış olan İslam alimlerinin verdiği fetvada da böyle denmiştir.

? Kendi ihmal ve kusurlarıyla sebep olduğu trafik kazasındaki ölümde şehittik söz konusu olamaz!?.

Evet böyle fetva verdiler İslam alimleri.

Kendi ihmal ve dikkatsizliğiyle davetiye çıkardığı ölümlerde şehitlik rütbesi söz konusu olmaz. Aksine katillik gibi vebal akla gelebilir. Kendînin ve ölümüne sebep olduklarının katili.

Anlaşılan odur kî Rabbimiz, kulun kendi iradesi dışında maruz bıraktığı belalara, musibetlere, hatta ölümlere mükafatlar veriyor, şehitlik rütbesi bile ikram ediyor.

Ama kulun kendi ihmal ve ilgisizliğinden dolayı gelene, yolun hakkı olan sürati aşarak kuralları ihlal edene değil. Yüz kilometrelik bir yolda yüz elli ile giderken kazaya yapsa da ölüm vaki olsa burada büyük bir sorumluluk söz konusu olur, şehitlik akla gelmez. Çünkü kuralı aşmış, kendi isteğiyle kazayı tercih etmiştir. Öyle ise bilhassa sürücüler dikkatli olmalı, ihmal ve ilgisizliklerine mükafat ve sevap verileceğini hayal etmemeli, aksine bir vebal ve sorumluluğun söz konusu olacağını düşünmeli, trafik kurallarına uymayı dini ve ahlaki bir alışkanlık haline getirmeli; ne kendine, ne de başkasına zarar vermeme konusundaki hadisin ikazını da düşünmelidir.

Efendimiz (sav) Hazretleri bu ikazında mümini şöyle tarif etmiştir:

? ?Mümin ne zarar verir, ne de zarar görür!?. ....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org