DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 6107

TRAFİK KAZASINDA ÖLENİN YAKINLARI TAZMİNAT ALIRSA HARAM MI OLUR?

Emekli babaları camiye giderken yolda bir trafik kazasına maruz kalmış, kaldırıldığı hastanede Rabb?imizin rahmetine kavuşmuş.

Kazayı yapan şoför, sorumluluk duygusuna sahip biri imiş ki, olayın başından sonuna kadar yanlarında olmuş, yapılan masrafları tümüyle karşılamış, en sonunda da gelip yakınlarına samimi teklifte bulunarak demiş ki:

? Ben dindar bir insanım. Her ne kadar bu kazada polisler yaşlı babanızın da kusuru olduğunu söyleseler de vicdanen rahat değilim. Bunun için size bir miktar yardımda bulunmak istiyorum. Yeter ki içinizde bana karşı bir beddua duygusu ve kırgınlık kalmasın. Siz de davadan vazgeçin. Helalleşelim!..

Bu teklifi düşünen akrabalar ikiye ayrılmışlar. Bir kısmı kesin olarak karşı çıkmış:

? Biz demişler, seni mahkemeye vereceğiz. Cezan ne ise çekeceksin. İntikamımızı alacağız! Parayla bizi satın alamazsın!..

Diğer bir kısmı ise olumlu muhatap olmuş:

? Madem bu bir kasıt değil kazadır. Öyle ise anlaşalım, demişler. Senin hapiste yatmandan bize bir fayda gelmeyeceği gibi, çoluk çocuğunun perişan olması da bizi üzer, karşılığını vermişler. Sonunda, şoförün mali durumuna uygun düşen bir miktar üzerinden anlaşma yapıp tazminatı alarak helalleşmişler.

Böylece hem ölenin geride bıraktığı yakınları, hem de şoförün çoluk çocuğu perişanlığa düşmekten kurtulmuşlar. Ne var ki ailenin uzak akrabaları bu defa ithamın dozunu yükselterek konuşmaya başlamışlar:

? Siz, demişler, babanızın ölüsünü sattınız. Müslümanlıkta öldürenden para alarak barışıp davadan vazgeçmek var mı?

Olayın bu safhasından sonra soruyu şöyle sormuşlar bize. Diyorlar ki:

? Ortada bir kasıt yok, sadece kaza vardır. Bu durumda ölenin yakınları kaza yapanı, kendilerine hiç faydası olmayacak şekilde hapse attırsalar mı İslam?a uygunluk arz eder? Yoksa belli bir miktar tazminat alarak barışıp iki tarafın da perişan olmamasını sağlamak mı İslam?a uygunluk arz eder?.. Hangisi doğrudur?

* * *

Efendim, aslında taraflar İslam?a uygun düşecek şekilde bir anlaşma yapmışlar. Tazminat alıp barışarak helalleşmişler. Mesele bitmiştir. Kaza yapanın hapiste yatmasından kime ne fayda var? Halbuki tazminat ödemesinde, Kur?an?ın tabiriyle (diyet) vermesinde hem ölenin geride kalanları için, hem de kazaya sebep olanın ailesi için fayda vardır. Kur?an, faydalı olanı tavsiye ve emreder, faydasızı değil. Bu sebeple İslam hukukunun ilgili maddesinde şu hükümleri görmek mümkündür. Deniyor ki:

? Ölümle biten bir olay sonunda öldürenin niyetine bakılır. Öldürme olayında kasıt varsa, katil kurtulamaz!.. Hakim onu da öldürdüğünün akıbetine uğratarak idamına karar verir. Çünkü kasıt var. Kasıt varsa kurtuluş yoktur.

? Kasıt yok da kaza varsa, hata ile ölüme sebep olmak söz konusu ise, artık ölenin mirasçılarına hata ile ölüme sebep olan suçlu, diyet öder, yani kan parası verir. Tazminat öder. Bu para, haram filan da olmaz. İslam hukukunun ayete dayalı hükmü böyledir...

Suudi Arabistan?da bir tanıdığım trafik kazasında bir kadının ölümüne sebep oldu. Hemen hapse attılar. Ancak ertesi günü diyetini ödeyince çıkardılar. Kasıt yoktu çünkü. Kasıt olmayınca diyet ödemek hem makul hem de meşru olur. Bunda iki tarafa da fayda vardır.

? Şayet tespit edilecek diyet, yani tazminat, kazayı yapanın tek başına ödeyemeyeceği miktarı buluyorsa akrabaları da ödemeye yardımcı olmak için devreye girmeleri gerekir. Seyirci kalmaları caiz olmaz. Bu diyet olayı her türlü yaralamalarda da geçerlidir. Mütecaviz taraf, mağdurun masraflarını öder, kayıplarını telafi etmeye mecbur tutulur.

Anlaşılan odur ki, gerek trafik kazalarında, gerekse başka kazalarda olsun mağdur tarafın suçluyu hapse attırması halinde eline hiçbir şey geçmez. İki tarafın da perişanlığı sürüp gider. Ancak suçlunun diyet ödemesi halinde ise mağdurun geride kalanlarının perişanlığına bir ölçüde mani olunmuş olur, hiç olmazsa merhumun yakınları, diyet sebebiyle korumaya alınmış sayılır. Bundan da ölenin ruhu muazzep değil, aksine memnun olur. Çünkü geride bıraktığı ailesine hiç olmazsa tazminatıyla bakmış durumuna girer. Nisa Suresi ayet 92?de görülebilir bu hükmün kaynağı. Bu ayetlerde: Kasdi öldürenin idam edileceği, kaza ile ölüme sebebiyet verenin ise diyet ödeyip, tazminat vereceği açıkça anlatılmaktadır. İsterlerse diyeti bağışlayabilecekleri de hatırlatılmaktadır...

Demek ki, ölünüzü parayla sattınız, şeklindeki iddia İslam?a uygun düşmemekte, dini bilgiye dayanan bir iddia değerini taşımamaktadır. Kazayı yapan hapiste yatsa, geride kalan mağdurların da eline hiçbir şey geçmese daha mı iyi olur? Allah korusun, herkes kaza yapabilir. İşi kin gütmeye götürmekte kimseye fayda yoktur. Kaderin de bunda hissesi vardır, deyip barışmakta herkese sevap vardır. ....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org