DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 3315

GÜNAHLARIMIZ VARKEN DİNİ HAYATI SÜRDÜRMEK BOŞUNA MI?

Aziz okuyucularım! Günlük hayatımızı hemen hepimiz lekesiz tertemiz yaşamak isteriz. Rabbimizin huzurunda önümüze konacak amel defterimizin günah lekeleriyle kirlenmemiş olmasını hepimiz hem de çok arzularız.

Ne var ki yaşadığımız çağın ve toplumun günlük atmosferi bize bu imkanı bazen tam olarak vermez. Bunca gayret ve dikkatimize rağmen yine de hatalara maruz kalır, günah kirleriyle lekelenmekten kurtulamadığımız anlar olur. Bu sebeple de içimizden üzüntüler, pişmanlıklar alıp götürür bizleri; feryatlar yükselir vicdanımızdan..

İşte böyle üzgün ve bezgin anlar şeytanın arayıp ta bulamadığı anlar..

Şeytan bu hassas ve üzüntülü zamanda hemen devreye girer, vesvesesini doldurur içimize. Telkinlerinin özeti şudur. Der ki:

? Bu devir senin zannettiğin gibi öyle tertemiz dini hayat yaşanacak devir değildir. Baksana bunca gayretine rağmen bir türlü muvaffak olamıyor, yine günahlara düşüyor, yine kirleniyorsun. Boş ver, sonra yaşarsın istediğin o temiz dini hayatını, yapmak istediğin İslami hizmetini!.

Maalesef şeytanın bu vesvesesi nice temiz sinelerde etkili oluyor, bu defa yaşadığı günahlı İslami hayatından da mahrum kalıyor, bir boş vermişliğe sürüklenip gidiyor..

Halbuki insan, kalbine gelen bu gibi fikir suretindeki telkinlerin Rahmani mi, şeytani mi olduğunu mutlaka düşünmeli, kendini bir kontrol etmeli, sonra karar vermelidir.

Bir düşünce insanı dini hayattan soğutuyorsa hemen anlamalı ki: şeytanidir!.

Şayet aklına gelen bu düşünce dini hayatta ilerlemesini, İslami hizmetinde daha çok yük almasını telkin ediyorsa bilmelidir ki bu düşünce de Rahmanidir!.

İşte böyle bir kontrolden sonra uzaklaşma telkin eden şeytana demeli ki:

? Maruz kaldığım günahların çaresi, dini hayattan uzaklaşmak, İslami hizmetten kaçmak değil, aksine daha çok dindarlaşmak, daha çok hizmet etmektir ki günahımın hizasına koyacağım sevabım çoğalsın da Rabbim ağır gelen sevabıma göre muamele eylesin.

Evet, günahından üzüntü duyan müminin düşüncesi böyle olmalıdır. Daha dindarlaşmak, daha çok hizmet edip sevap kazanmak. Çünkü Rabbimiz günahsız kul şartı koşmuyor, belki günahına göre sevabı çok kul istiyor, sevabın çoğalması lazımdır ki kurtuluş söz konusu olsun, buyuruyor..

Halbuki şeytan dini hayattan ve hizmetten tümüyle uzaklaştırmak suretiyle sevabı değil günahı daha da çoğaltmaya teşvik ediyor, ebedi hayatını tehlikeye atıyor...

Bu konuda beni çok etkileyen bir misali burada arz etmeme izin verin lütfen.

Herkesi çok düşündüren bu misal zannederim sizi de düşündürecek, hatanız çoğaldıkça sadakatiniz da çoğalacak, gerilemeyi asla düşünmeyeceksiniz. Her günahın hizasına belki de onlarca iyilik ve sevaplar koyacak, tedbirinizi böyle alacak, şeytanın tuzağına düşmeyecekseniz inşaallah.

Efendim, talebenin biri maneviyat dersi aldığı hocasından öylesine çok istifade eder ki bir ara insanların manevi durumunun yazıldığı yer olan (Levh-i mahv ve isbatı) dahi keşfedecek hale gelir. Bakar ki hocasının ismi şakiler arasında yazılıdır. Yani cehennemlikler listesindedir hocası.

Çok üzülür hocasının bu durumuna da, bir ara yutkunarak anlatır keşfini.

? Hocam, der, maalesef durumunuza vakıf oldum. İsminiz şakiler defterinde yazılıdır!.

Hocası acı bir tebessümle cevap verir:

? Oğlum, sen onu bugün görmüşsün, ben tam kırk yıldır görüyorum o yazıyı!.

Öğrencisi hayret eder:

? O halde, nasıl ümitsizliğe düşmüyor da yine tam bir sebatla devam ediyorsunuz?

Hocasının cevabı kesin olur:

? Ne yapayım evladım, gidecek başka kapım mı var ?

Şu gerçekleri ilave eder sözlerine:

? Biliyorum ki O, yanlış yazı yazmaz. Bir insan neye layıksa onu yazar!. Demek ki benim layığım şimdilik budur. Ben halimi değiştirir de iyiye layık olursam yazı da halime göre değişir, iyi yazılabilir. Onun için iyiye layık hale gelmeyi bekliyor, ümidimi yitirmiyorum.

O sırada öğrenci bakar ki yazı değişmiş, Cehennemlikler listesinden çıkarılan hocası Cennetlikler listesine yazılmış. Şöyle deniyor yazıda:

? Bu sebatı hürmetine onu artık şakiler listesinden çıkarıp Saidler listesine kaydettik. Sebatıyla buraya layık olduğunu gösterdi, biz de adaletimizle onu layık olduğu yere yazdık! ....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org