DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 3864

Allah sizden ne zaman razı olur?

Kendinizde olana kanaat edin, başkasında olana da haset etmeyin!

Efendim, bazı sözler vardır ki, iki cümleden ibarettir, ama iki cilt kitap kadar mana yüklüdür.

Hatta bazı İslam büyükleri iki senelik vaazlarını bile iki cümle içinde özetlemişlerdir..

Eskilerin deyişleriyle:

- Efradını cami, ağyarını mani şekilde hem de..

İsterseniz bu şaheser sözlerden birine bir göz atalım bugün sizinle. Bakalım iki cümle ile nasıl iki cilt kitaplık konuyu ifade ediyorlar, iki senelik konuşmayı iki sözcük içinde nasıl özetliyorlar bir görelim.

Şarkın büyük vaiz ve hatibi meşhur mutasavvıf Hatem-i Asam Hazretleri bir ara kürsüden dinleyen cemaatine sorar. Der ki:

-Uzun zamandır beni dinliyorsunuz, söyleyin bakayım bunca zamandır benden ne öğrendiniz?

Cemaat uzun uzadıya anlatır anladıklarını..

-Hayır hayır, der... Bunların hiçbiri mühim değildir. Asıl anlamanız gerekeni anlamamışsınız hâlâ. Öyle uzun uzadıya anlatmaya gerek yoktur benim anlatmak istediklerimi. İki cümle, iki cümle, der.

Büsbütün meraklanırlar.

-Senelerdir anlattıklarınızı iki cümle içinde mi anlatacaksınız bize?.

-Evet, der. İki cümle. Sadece iki cümle öğretmek istedim sizlere...

Dikkat kesilirler. Hatem-i Asam da anlatır senelerdir anlattıklarını iki cümle içinde. Bakın ne der:

-Benden şu iki gerçeği öğrenin yeter. Biri, kendinizde olana kanaat etmek!.. Öteki de başkalarında olana haset etmemek!..

-İşte der, benim senelerdir sizlere anlattıklarımın özeti. Kendinizde olana kanaat etmeniz, başkalarında olana da haset etmemeniz.

Bu iki gerçek var mı sizde, her şey var demektir... Bu iki düşünce yok mu, hiçbir şey yok demektir! Hiçbir şey öğrenmemişsiniz benden.

?????..

-Ne dersiniz aziz okuyucularım bu iki cümleye? Sanki olgun ve kamil insan olmanın gereği mi bu iki şey...

-Kendimizde olana kanaat etmemiz... Başkalarında olana da haset etmememiz... Yani hem kendimizle hem de çevremizle barışık olmamız...

-Sadece bu kadar mı bu iki cümlenin sonucu?

-Hayır!.. Dahası var. Asıl mühim olanı da bundan sonrası olsa gerektir.

Biliyorsunuz insanlar çalışır, çabalar, kendilerine düşeni yaparlar... Ama sonunda Rabb?imizin takdiri ne ise o olur.

İşte kendinde olana kanaat eden adam, Rabb?inin bu takdirine de razı olan adam demek olur. Rabb?inin takdirine razı olandan ise Rabb?i razı olur!.

İşte asıl mesele de burada. Rabb?inin takdirine razı olandan Rabb?i de razı olmasında...

Burasını da bizim Yeni Aile İlmihali?nden yapacağımız bir alıntıyla açıklayalım.

Musa aleyhisselam Tur?daki duasında der ki:

-Rabb?im, sen kullarından ne zaman razı olursun bildir de, ben de kullarına bildireyim. Onlar da senin razı olacağın şekilde düşüncelerini düzeltsinler.

Şöyle buyurur Rabb?imiz:

-Kullarım benden ne zaman razı olurlarsa, ben de onlardan o zaman razı olurum!..

Evet, kendinde olana kanaat edip başkalarında olana da haset etmeyen kul, doğru- dan doğruya Rabb?inin takdirine razı olan kul demektir. Rabb?inin takdirine razı olandan ise Rabb?i razı olmaktadır. Bundan daha büyük bir iltifat ve ikram olKendinizde olana kanaat edin, başkasında olana da haset etmeyin!

Efendim, bazı sözler vardır ki, iki cümleden ibarettir, ama iki cilt kitap kadar mana yüklüdür.

Hatta bazı İslam büyükleri iki senelik vaazlarını bile iki cümle içinde özetlemişlerdir..

Eskilerin deyişleriyle:

- Efradını cami, ağyarını mani şekilde hem de..

İsterseniz bu şaheser sözlerden birine bir göz atalım bugün sizinle. Bakalım iki cümle ile nasıl iki cilt kitaplık konuyu ifade ediyorlar, iki senelik konuşmayı iki sözcük içinde nasıl özetliyorlar bir görelim.

Şarkın büyük vaiz ve hatibi meşhur mutasavvıf Hatem-i Asam Hazretleri bir ara kürsüden dinleyen cemaatine sorar. Der ki:

-Uzun zamandır beni dinliyorsunuz, söyleyin bakayım bunca zamandır benden ne öğrendiniz?

Cemaat uzun uzadıya anlatır anladıklarını..

-Hayır hayır, der... Bunların hiçbiri mühim değildir. Asıl anlamanız gerekeni anlamamışsınız hâlâ. Öyle uzun uzadıya anlatmaya gerek yoktur benim anlatmak istediklerimi. İki cümle, iki cümle, der.

Büsbütün meraklanırlar.

-Senelerdir anlattıklarınızı iki cümle içinde mi anlatacaksınız bize?.

-Evet, der. İki cümle. Sadece iki cümle öğretmek istedim sizlere...

Dikkat kesilirler. Hatem-i Asam da anlatır senelerdir anlattıklarını iki cümle içinde. Bakın ne der:

-Benden şu iki gerçeği öğrenin yeter. Biri, kendinizde olana kanaat etmek!.. Öteki de başkalarında olana haset etmemek!..

-İşte der, benim senelerdir sizlere anlattıklarımın özeti. Kendinizde olana kanaat etmeniz, başkalarında olana da haset etmemeniz.

Bu iki gerçek var mı sizde, her şey var demektir... Bu iki düşünce yok mu, hiçbir şey yok demektir! Hiçbir şey öğrenmemişsiniz benden.

?????..

-Ne dersiniz aziz okuyucularım bu iki cümleye? Sanki olgun ve kamil insan olmanın gereği mi bu iki şey...

-Kendimizde olana kanaat etmemiz... Başkalarında olana da haset etmememiz... Yani hem kendimizle hem de çevremizle barışık olmamız...

-Sadece bu kadar mı bu iki cümlenin sonucu?

-Hayır!.. Dahası var. Asıl mühim olanı da bundan sonrası olsa gerektir.

Biliyorsunuz insanlar çalışır, çabalar, kendilerine düşeni yaparlar... Ama sonunda Rabb?imizin takdiri ne ise o olur.

İşte kendinde olana kanaat eden adam, Rabb?inin bu takdirine de razı olan adam demek olur. Rabb?inin takdirine razı olandan ise Rabb?i razı olur!.

İşte asıl mesele de burada. Rabb?inin takdirine razı olandan Rabb?i de razı olmasında...

Burasını da bizim Yeni Aile İlmihali?nden yapacağımız bir alıntıyla açıklayalım.

Musa aleyhisselam Tur?daki duasında der ki:

-Rabb?im, sen kullarından ne zaman razı olursun bildir de, ben de kullarına bildireyim. Onlar da senin razı olacağın şekilde düşüncelerini düzeltsinler.

Şöyle buyurur Rabb?imiz:

-Kullarım benden ne zaman razı olurlarsa, ben de onlardan o zaman razı olurum!..

Evet, kendinde olana kanaat edip başkalarında olana da haset etmeyen kul, doğru- dan doğruya Rabb?inin takdirine razı olan kul demektir. Rabb?inin takdirine razı olandan ise Rabb?i razı olmaktadır. Bundan daha büyük bir iltifat ve ikram olabilir mi?

- Öyle ise yoklayın iç dünyanızı!.. Kendinizde olana ne kadar kanaat ediyor, başkalarında olana da ne kadar haset etmiyorsunuz, bir kontrol edin duygu ve düşüncelerinizi?

-Siz Rabb?inizin takdirinden razı iseniz, Rabb?iniz de sizden razıdır. Bunu böyle bilin!.

28.04.2004

abilir mi?

- Öyle ise yoklayın iç dünyanızı!.. Kendinizde olana ne kadar kanaat ediyor, başkalarında olana da ne kadar haset etmiyorsunuz, bir kontrol edin duygu ve düşüncelerinizi?

-Siz Rabb?inizin takdirinden razı iseniz, Rabb?iniz de sizden razıdır. Bunu böyle bilin!.

28.04.2004

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org