DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 2527

İbadetlerimiz alacağımız için mi yoksa borucumuzu ödemek için mi?

 

     Telefondaki ses oldukça heyecanlıydı: -Böyle bir soruyu şimdiye kadar kimse sormadı, hata yapıyorsam özür dilerim, diyerek başladı.

- Soruda özür dilemeye gerek yok, dedim. Çünkü doğrusu bilinseydi zaten sorma gereği duyulmazdı. Siz sorunuzu endişesiz sorun.? Rahatlamış olacak ki bakın ne dedi:

-Ben aile içinde dini hayata tek başıma giren bir hanımım. Ailemin itirazına rağmen tesettüre girdim, hatta Kur?an-ı da öğrenerek ibadetime başladım. Ne var ki, ibadete başladıktan sonra beklentilerim geçekleşmedi, düşündüğüm nimetlere kavuşamadım. Yanlış mı yapıyorum acaba diye de şüpheye düştüm..

-Düşündüğün nimetler neydi ki, ona kavuşamadığın için ibadetinden şüpheye düştün?

- Bana anlatanlar, sen dediler, tesettüre girip, ibadetine başlayınca gelecek günlerinde işlerinde iyileşmeler olur, istediğin nimetlere ulaşırsın, beklentilerin gerçekleşir. Bunun üzerine ben de beklentiye girdim, ama öyle bir nimete falan nail olmadım. Ruhen rahatlasam da işlerim açısından beklediğim gelişme olmadı.

-Bana öyle geliyor ki, size eksik bilgi vermişler. Bizler ibadetlerimizle gelecek nimet beklentisine girmemeli, belki geçmişte kullandığımız nimetlerin borcunu ödemeyi düşünmeliyiz. Çünkü geçmişte çok nimet kullanmış, nimetleri verene borçlu hale gelmişiz. Bakın ayaklarımız yürüyor, gözlerimiz görüyor, ellerimiz tutuyor, kalbimiz, midemiz çalışıyor, saniye şaşırmadan nefes alıp verebiliyoruz.. Bunlar basit nimetler mi? Düşünebiliyor muyuz, birkaç dakikalık nefes almama tehlikesiyle karşı karşıya kalsak sadece bu nimet için ömür boyu ibadet yapmaya razı oluruz? Bundan dolayıdır ki, Bediüzzaman Hazretleri sorunuzun cevabını çok açık şekilde vermiştir Sözler kitabında.

-Ben o zata çok itimat ediyorum, ne diyor benim gibi ibadetlerinden dolayı beklentiye girenlere?

Diyor ki:

-İbadetlerimiz, mukaddeme-i mükafat-ı lahika değil, netice-i nimeti sabıkadır!.

-Ne demek?

Şu demektir:

-İbadetlerimiz gelecek nimetlerin alacaklısı olmak için değil, geçmiş nimetlerin borucunu ödemek içindir! Biz ücretimizi almışız, borçlu haldeyiz!. Hizmetimizle, ubudiyetimizle borcumuzu ödüyoruz!..?

-Bu açıklama bana çok çarpıcı geldi, lütfen bir daha tekrar eder misiniz?.

-İbadetlerimiz gelecek nimetlerin alacaklısı olmak için değil, geçmiş nimetlerin borcunu ödemek içindir!. Biz ücretimizi almışız, borçlu haldeyiz! Hizmetimizle, ubudiyetimizle borcumuzu ödüyoruz!?

Telefonda bir sessizlik oldu.. Neden sonra hayret sesleri duymaya başladım.

-Aman Allah? ım bu ne muhteşem açıklama!. Keşke bunu baştan duysaydım da haksız bir beklentiye girmeseydim. Şimdi anladım ibadetin gerçek sırrını... Hakikaten bizler Rabb?imizin ikram ettiği bunca eşsiz nimetlerini kullanmış, borçlu hale gelmişiz. İbadetlerimizle bu borçlarımızı ödemeye çalışıyor durumda olmalıyız aslında. Ama ne gariptir ki, bunu hiç böyle anlatmadılar bize. İbadetlerimizle hep beklentilere girdik. Sanki geçmişte hiçbir nimet kullanmamışız da gelecekteki nimetlerin alacaklısı durumuna geçmişiz gibi bir anlayış içine ittiler bizi. Bu yüzden ibadetlerimizin karşılığını alamıyoruz gibi bir ümitsizliğe kapıldık. Ne kadar haksız bir beklenti. Allah sizden razı olsun, beni fevkalade yanlış bir düşünceden kurtardınız. Bundan sonra ibadetlerimi borcumu ödeme niyetiyle hem de büyük bir şevkle yapacağım. Ödeyebilirsem tabii..

-Bununla beraber, dedim, Rabb?imiz ibadetlerini borcunu ödeme niyetiyle yapan ihlaslı kullarından razı olduğundan dolayı, onları asla mahrum da bırakmıyor, her türlü nimetiyle birlikte cennetini de karşılıksız ikram ediyor. Bu sebeple alimlerimiz, ?Cehennem kulun işlediği günah karşılığıdır; ama cennet doğrudan doğruya Rabbi?mizin ikramıdır.? derler. Çünkü kulun bütün ibadet ve iyilikleri sadece bir nefes alıp verme nimetine bile karşılık olamaz. Verilen diğer sayısız nimetler hep Rabb?imizin karşılıksız ikramıdır, ihsanıdır!..

Muhatabım, ?Ben bu orijinal açıklamayı epeyce düşüneceğim herhalde!..? diyerek telefonu kapattı. Şimdi düşünme sırası bize geldi galiba...

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org