DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 3337

Senin için yapaca??m duam?n kabülü senin görevini yapmana ba?l?d?r.

Yazımıza başlık olarak aldığımız cümle Efendimiz (sas)?in dua isteyen sahabisine verdiği cevabıdır. Olay şöyle cereyan eder:

Gece gündüz Efendimiz (sas)?in hizmetinden ayrılmayan bu aziz insan, Cennet?te de kendisi ile birlikte olması için dua etmesini ister. Efendimiz de, istediği bu duanın kabulü için çok secde ile kendisine yardımcı olması gerektiğini hatırlatarak şöyle der:

-Ben senin isteğinin gerçekleşmesi için dua edeceğim; ancak sen de yapacağım duanın kabulü için çok secde ile bana yardımcı ol!..

Ben bugün bu olayı, isteklerinin gerçekleşmesi için dua isteyenlerin dikkatlerine arz etmek istiyorum.

-Sınavlarda başarılı olmamız için dua eder misiniz? Yahut da şu işimin şöyle sonuçlanmasına duanızı istiyorum.. diyen halis insanlara ben de aynı gerçeği hatırlatarak diyorum ki:

-Ben sizlere dua edeceğim, ama sizler de üzerinize düşeni yaparak duamın kabulüne yardımcı olmanız şartıyla.

Çünkü dua isteyenler kendi üzerlerine düşeni yapmadan dua isterlerse, bu duanın kabul olacağında şüphe vardır. Nitekim Efendimiz (sas) de çok sevdiği sahabisine aynı gerçeği hatırlatıyor:

-Ben sana dua edeceğim, ama sen de çok secde ile bana yardımcı ol!

Sınav önceleri kendi üzerine düşen çalışmayı yapmayıp derslerini ihmal eden öğrencinin istediği başarı duasının kabulünde şüphe vardır. Çünkü kendi üzerine düşeni yapmayıp ihmal etmiş, istediği duanın kabul şartını kendisi yerine getirmemiş, duanın kabulü için yardımcı olmamıştır. Önce fiili, sonra da kavli dua. Fiili duasında ihmal göstermiştir. Tek kanatlı dua yerine uçamaz...

Bu gerçek, hayatın her tarafında böyledir. Kul önce kendi görevini yerine getirerek fiili duasını yapacak, sonra da kavli duaya yönelecektir ki, duanın kabul şartları yerine gelmiş olsun... Bu konuda manidar bir olayı daha arz edeyim bu vesile ile...

Yaşlı bir kadının devesi yakalandığı uyuz hastalığından bir türlü kurtulamıyor. Bir ara kadın durumu Efendimiz?e arz ederek diyor ki:

-Ben, günlerdir dua ediyorum devem iyileşmiyor, duam kabul olmuyor...

Efendimiz (sas) kendi önceki fiili duayı ihmal eden bu yaşlı kadına:

- Sen duana biraz katran kat, katran! diyor.

Kadın bunun ne demek olduğunu sorar yakınlarına. Biri şöyle açıklar durumu.

-Sen kendine düşen fiili duanı yapmıyor, sadece kavli, sözlü dua ile yetiniyorsun. Bu yüzden duan kabul olmuyor... Önce deveni katranla iyice bir ilaçlayacaksın. Kendi üzerine düşeni fiili duanı yapacaksın. Bundan sonra kavli (sözlü) duaya yöneleceksin...

Gerçekten de kadın uyuz devesinin her tarafına katran sürer, iyice bir ilaçlar, kendi üzerine düşen fiili duasını yapar. Bundan sonra da kavli duasına devam eder... Ertesi günü devesinin sivilceleri dökülmeye başlar, duasının kabul şartı yerine gelince isteğinin de yerine geldiği görülür. Demek ki duanın kabul şartı önce fiili, arkasından da kavli dua. Yani önce, olanca gayret ve azmiyle ders çalışmak, derslerine yoğunlaşmak...

Büyük veli Beyazid-i Bistami?den ısrarla dua isterler... O da ellerini kaldırıp der ki:

-Rabbim, ver şu masum kullarının isteklerini de araya sokmaya mecbur kalmasınlar şu Bayezid-i biçareyi!.. Biz de benzeri bir dua ile diyoruz ki:

-Duanın kabul şartlarını kendiniz önce fiilen yerine getirin de, (araya başkalarını koymaya muhtaç olmadan) Rabbimiz kabul buyursun dualarınızı!..

11.05.2004

e-posta adresi:a.sahin@zaman.com.tr

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org