DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 7313

Evlenme kararını istihareyle mi, istişareyle mi vermeli?

AHMED ŞAHİN

06.06.2004  PAZAR

Soru: Bazı konularda öyle mi, yoksa böyle mi olsa hayırlı olur, diye tereddüde düşüyoruz. Mesela kızımıza, oğlumuza çıkan taliplerin hangisinin uygun olduğunu kestiremediğimizde bize ?İstihare yapın, sonunda gönlünüze doğacak kanaate göre karar verin." diyorlar. Bu tavsiye bize biraz garip geliyor. İstihare nasıl bir şeydir? Nasıl yapılır? Size göre istihare sonucu belirlemede bağlayıcı olabilir mi? Tereddüt ettiğimiz konularda istihareyle mi karar vermeliyiz, yoksa istişareyle mi?

Efendim, önce istiharenin başlangıcına bir göz atalım. Sonra sonuçlarına bakabiliriz. Şöyle ki:

-Peygamberimiz Medine?ye geldiklerinde müşriklerin tereddüt ettikleri konularda karar vermek için fal oklarına başvurduklarını gördü. Bir konuda karar vermekte tereddüt edince fal oklarını hedefe fırlatıyorlar, isabet ederse o işin haklarında hayırlı olduğuna, isabet etmezse hayırsız olacağına karar veriyorlardı. Müslümanlara da böyle yaparak karar vermelerini telkin ediyorlardı. Halbuki fal oklarının ilimle, ibadetle hiçbir ilgisi yoktu.

Efendimiz (sas) Hazretleri Müslümanları böylesine batıl ve manasız bir anlayıştan korumak için istihare ibadetini tavsiye buyurdu. Hiç olmazsa bu niyetle dua ve ibadet etmiş olur, ibadet sevabı kazanmış sayılırlardı.

Nitekim Efendimizin tereddüt edilen konuda tavsiye buyurduğu istihare, ibadetten başka bir şey değildir. Şöyle ki:

Bir konuda karar vermekte tereddüt eder, zorlanırsanız yatarken abdest alır, iki rekat namaz kılarsınız. Birinci rekatta Fatiha'dan sonra 'Kul ya eyyühelkafirun...' suresini, ikinci rekatta da 'Kul hüvellahü...' suresini okursunuz. Bundan sonra: "Rabbim bu olay hakkımda hayırlı ise bana bir işaret ver, kalbime, gönlüme doğrusunu ilham eyle!? diyerek yatağa girer, sağ yanına uzanırsınız. Sabah kalkınca da gördüklerinizi hatırlamaya çalışırsınız. Beyaz ve yeşil görmüşseniz iyiye işaret sayabilirisiniz, kırmızı ve siyah görmüşseniz "İyi değil galiba!.." diye düşünebilirsiniz. Çeşitleri olmakla birlikte istihare ibadetinin özü budur.

Ancak hemen ifade edeyim ki, istihare ibadetinin kalbinizde hasıl ettiği bu türlü düşünce, uymaya mecbur olacağınız bir düşünce değildir. İstiharenin işaret ettiği şey uygunluk arz etmiyorsa, ibadet sevabı kazandım der, bu sevabı yeterli bulur, işaretine uymaya kendinizi mecbur bilmezsiniz. Şurası unutulmamalıdır ki, böyle tereddütte kalınan zamanlar, bu türlü müstehap namazı kılma zamanıdır. Zamanı gelen namaz kılınmış, müstehap olan ibadet vaktinde yerine getirilmiştir. Alınan işarete uyma mecburiyeti yoktur. Bu ince nokta hiç unutulmamalıdır.

Zaten bu gibi tereddüt edilen konularda mühim olan, meseleyi bilenlerle istişare etmek, elde edilen istişare bilgilerine göre hareket etmektir. Bilhassa evlenmek gibi hayati konularda istihareyi değil, istişareyi öne almak en doğru harekettir. Çünkü tarafların birbirlerine denk olup olmadıkları, mizaç, kültür, hayat anlayışı bakımından ne kadar uyuşabilecekleri gibi çok ciddi konular; ancak bilenlerin, görenlerin verdikleri istişari bilgilerle anlaşılır, isabetli kararlar; ancak böyle sağlam istişare bilgileriyle verilebilir.

Bütün bunlardan sonra baştaki sorunun cevabını kısaca özetleyecek olursak diyebiliriz ki:

-Evlenme gibi hayati konularda istihare değil, istişare öne alınmalıdır. İstiharenin işaretinde isabet görülmüyorsa vakti gelen ibadeti yapmış olmanın sevabıyla yetinmeli, işaretine uymaya kendini mecbur sanmamalıdır.

Hepsinden önemlisi de, son sözü, hayatı birlikte yaşayacak olanların söyleyecek olmalarıdır.

02.06.2004

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org