DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 3301

Osman Demirci Hoca Efendi

Beni en çok mesgul eden soru sudur:-Dünya hayati birkaç defa degil bir defa yasaniyor. Bu firsat bir kaçilirsa bir daha geri getirmek mümkün olmuyor.

Öyle ise bu firsati iyi degerlendiriyor, hayatimizi hedefine uygun sekilde yasiyor muyuz?

Evet, benim zihnimde çok tekrar ettigim sorudur bu:

-Hayatimiz hedefini buluyor mu?.. Son noktayi koyacagimiz anlarda söyle geriye dönüp de bakinca pismanlik duymayacagimiz bir hayat yasiyor muyuz?..

Bence bu soru, hemen hepimizin nefsimize sormamiz gereken bir numarali sorumuzdur. Çünkü bu hayatin sonunda geriye dönüp de bakinca, duyacagimiz pismanligin hiç faydasi yoktur..

Yetmis yedi senelik hayatini üç aylarin girisinde, kandil gecesinin gelisinde noktalayarak cuma gününde Erzurum'da ebedi hayatina ugurladigimiz kirk senedir tanidigim muhterem Osman Demirci Hoca Efendi, hayatina son noktayi koyacagini sezdigi hastanede geriye dönüp bakinca, (Allahü âlem) hiç de pismanlik duymamis, aksine hedefine uygun sekilde yasadigi hayatina büyük bir mutlulukla veda etmistir. Halkimizin tabiriyle, gözleri açik gitmemistir. Neden gitmemistir?

Çünkü Hoca Efendi, hayatinin yarisini degil tümünü hizmete adamis biri olarak yasamistir. Tanidigim kirk senenin 28 senesi ayni apartmanda ev komsulugu içinde birlikte geçmistir. Bu süre içinde onu tek gün kendine yönelik sahsi bir isiyle mesgulken görmedim, cumartesi, pazar tatili diye bir dinlenme devresine de sahit olmadim. Bu ifadelerim abartili sözler gibi gelebilir bazilarina. Ama onu yakindan taniyanlar bu ifadeleri eksik bile bulabilirler. Çünkü Demirci Hoca Efendi'ye tatilsiz günler de yetmiyor, gece dersleri, sohbetleriyle geceleri de hizmetlerini sürdürüyor, dinlenme diye bir mefhum bilmiyordu..

Hastanedeki son telefon konusmamizda, yine gençlerin bile dayanamayacagi yogunlukta toplantidan toplantiya kostugunu, böylece iyice yorgun düstügünü ögrenince hatirlatmada bulundum:

- Hocam, dedim, siz kirk yasinda ilk tanidigim günlerin genci degilsiniz. Bu bünye artik bu tempoyu kaldiramaz, biraz yavaslayin, hiç olmazsa davetlerin bazilarina, 'bünyem tahammül etmiyor' diye cevap verin!.. Daralan nefesini zorlayarak konustu:

-Yakinlarim hep böyle ikazda bulunuyorlar, ama gönlüm ömrümün sonunda çekilip de bir kösede beklemeye razi olmuyor.. dedikten sonra, beni sasirtan asil hayat anlayisini söyle anlatti:

- Eger bugünlerde bir Ilahi davet gelecekse basimiz, gözümüz üstüne, buyursun gelsin, ama bizi de kösemize çekilmis halde degil de, at üstünde hizmet meydaninda bulsun!..

- Var mi bu cevaba cevabiniz?.. Benim gibi mahcup sekilde susmaktan baska!..

Iste bunun için diyorum ki, bir ömrü bastan sona bu anlayis içinde yasayan insan, dönüp de geriye bakinca, dopdolu bir hayatin verdigi mutluluk içinde gider buradan..

Dopdolu bir hayatin ziddi da, bombos bir hayattir. Bombos gitmek de var buradan...

Nitekim bir caminin musalla tasina konan tabutun basina gelen çevrenin deli görünüslü meczup velisi, tabutun içindekinin gidisini kesfedince egilerek:

-Yuh olsun sana ey koca ihtiyar yuh! demekten kendini alamaz.

Meczubun yuh çekisini geriden duyan oglu da, içinden söylenir:

-Koca meczup, senin yasin da babamdan az degil. Yakinda sen de geleceksin buraya, o zaman ben de sana yuh çeker, babamin intikamini alirim... Gerçekten de bir müddet sonra meczup da gelir ayni musalla tasina. Intikam için bekleyen ogul, meczubun tabutuna egilerek:

-Sana da yuh olsun ey koca meczup, yuuuh!. der. Bu sirada kulaginda bir ses yankilanir:

-Eger baban gibi bombos gidiyorsam bana da yuh olsun!..

....

Evet, asil mesele iste burada. Yuh çekilecek bir hayatla bombos gitmek de var isin içinde.

-Bir davet gelecekse buyursun, gelsin; bizi kösemize çekilmis halde degil de at üstünde hizmet meydaninda bulsun!. diyerek gitmek de var isin içinde...

-Buyurun, simdi tefekkür sirasi!..

....

20 Agustos 2004'te dopdolu bir hayatla giden hocamiza ayni dolulukta rahmet, geride kalanlarina da benzeri sekilde hizmet dileklerimizle...

 

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org