DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 3870

Aile içinde Allahın sevdiği kelime sabır,sevmediği kelime boşamadır!

       Maneviyat büyükleri hayatı bir yolculuğa benzetiyor ve yolculuğun vaz geçilmezlerini de hatırlatıyorlar.

 -Yokuşu inişi olacağı gibi,çukuru düzü de bulunacaktır bu hayat yolculuğunun...

     Öyle ise önünüze bazen yokuş  çıkarsa sakın ben bu yokuşu çıkamayacağım kabilinden bir  ümitsizliğe kapılmayın. Şunu unutmayın ki,  yolculuğun vaz geçilmezidir yokuşlar,inişler.. Yeter ki hayat yolunda ilerlerken yanınızda öksijen tüpünüzü ,enerji küpünüzü hazır bulundurun,bunlarsız yola çıkmayın.      

 -  Ne midir yanımızdan ayırmayacağımız öksijen tüpü ,enerji küpü?.

     Hemen ifade ediyorum sakın basite almayın:  Sabır!...

    Evet sabır,inanmış ailelerde  bir öksijen tüpü,bir enerji küpüdür.  Ama bu sabır ,içi İlahi   ikramlardan boşaltılan zoraki sabır değil, kutsal mükafatlarla dolu sevimli sabır..

        Elbette sabrın da çeşitleri vardır. Ekonomik darlığa sabır, hastalıklara sabır,en önemlisi de aile içindeki uyumsuzluklara sabır..

    Aile içi sorunlarda sabır, ötekilerle kıyaslanamayacak  kutsallıkta bir sabırdır.

     Çünkü aile içi sabırda, ailenin ayakta kalması,yuvanın korunması,neslin yetişmesi.. gibi aile bireylerinin de  hayatını koruyan fedakarlılar söz konusudur.

      Bu yüzden bir maneviyat büyüğünün aile içindeki sevimli sabrına şaşıranlar: ? Neden  bu kadar sıkıntıyı sineye çekiyorsun, bırak şu kadını, kurtul gitsin..deyince der ki:

 -Bırakırsam hem ben kaybederim,hem de hanım..Çünkü, der, o benim gibi sabreden birini bulamaz kaybeder, ben de onun gibi sabır sevabı kazandıran birini bulamam kaybederim!..Şunu da ilave eder sözlerine:

-Siz aile içindeki sabrın taraflara Cennet kazandırdığını bilmiyorsunuz  galiba?

    Demek ki  aile içindeki sabrın Cennet kazandıran mükafatını  düşünenler, çok da zorlanmıyor,strese varan boyutlarda gerginlik duymuyorlar, aksine, bana ebedi hayatımı kazandırıyor bu sabır, diyerek ayrıca mutluluk da hissedebiliyorlar..

      Sabreden  hanım olursa, sabrının zorluğu nispetinde  mükafatı  olacağı,hatta bu sabrının kendisini cennet hanımlarının ablası derecesine kadar yükseltebileceği,  irşat eserlerinde anlatılmaktadır. Nitekim bu sabrı  bey gösterirse, onun da  cennet gençlerinin ağabeyi makamına  yükselebileceği  yine irşat eserlerinde anlatılmaktadır..

   Anlaşılan odur ki, sabrın içine cennet hanımlarının ablalığı,ya da cennet gençlerinin ağabeyliği gibi  eşsiz  mükafatlar konunca, bu sabrın, sahiplerinde bırakacağı gerginlik azalabiliyor,hatta adamına göre tümüyle silinebiliyor da. Sinir zayıflaması değil, kuvvetlenmesi bile söz konusu olabiliyor..

       Ne var ki herkes konuyu böyle düşünemiyor. Bazı  sorumsuz beyler, sabır sakinliğine değil de, öfke fırtınasına giriyorlar,namludan  mermi firlatır gibi  boşama kelimesi kullanıyorlar.Hal bu ki, boşama kelimesi aile içinde  ya bir mermi, ya da bir bombadır. Meydana getirdiği ise sadece  yıkım..Enkazın altında kalan da, sorumsuzca  boşama kelimesini  kullanan  öfkeli beyin kendisi..Tabi bu öfke çok sürmez ,hemen pişmanlıklar başlar. Ama ne kadar faydası olur enkaz altındaki  pişmanlığın.?.

       Boşama kelimesinin yıkıcılığından dolayıdır ki  Peygamberimiz:

-Allahın  en sevmediği  helal, boşamaktır! buyurmuş,böylece sabırsız, aynı zamanda da sorumsuz  ve kızgın beyleri ikaz etmiş, bu kelimeyi  korkutmak için de olsa ağzınıza almayın, ihtarında bulunmuştur.

     Demek helal kıldığı halde Rabbimiz boşama kelimesini sevmediği gibi, bunu öfke ile  kullanan sorumsuz beyi de sevmiyor.  Rabbimizin sevdiği kelime ise sabırdır.Sabredeni sınırsız  sevaplarla ödüllendireceğini zümer suresi ayet onda şöyle bildiriyor:

-Sabredenlerin sevabı,  rakamlarla hesap edilemeyecek kadar çok olacaktır!.   

         Elbette ideal olanı, aile içinde taraflar birbirlerini sabra zorlamadan  hayat  yolculuğunu sürdürmeleridir. Ancak idealler her zaman gerçekleşmiyor,nihayet yolculuğun kaçınılamayan yokuşuyla yüz yüze gelinebiliyor.  Bu durumda çare, ümidini yitirip yolculuktan caymak değil, mükafatını düşünüp yola sabırla devam etmektir.

    Unutmayın: Dağ meyvesi  acıdır, fakat şifalıdır!.

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org