DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 2336

Ramazan?lık bir ibret levhası!

Çileli Bağdat?ı yine kıtlık kırıp geçiriyordu. Herkesten önce de hamallar açlık çekiyordu. Avlusunda ekmek piştiği sokağa kadar yayılan kokudan belli olan evin kapısından seslendi hamalın biri:

-Allah rızası için bir parça ekmek, günlerdir lokma girmedi ağzımdan! Tandırın başındaki kadın, taze ekmekleri kızına uzattı, kızcağız da güzelce katlayıp verdi aç hamala. Hamalın sevincine sınır yoktu. Evine doğru hızlandığı sırada karşıdan gelen birinin ?Bu ekmeleri hangi evden adın?? şeklindeki sert sorusuna muhatap olunca, geriye dönüp parmağıyla ekmek aldığı evi işaretledi. Adam başını sallayarak söyleniyordu:

- Yanılmamışım, başka kimin evinden ekmek alınabilir bu kıtlık zamanında!. Öfkeyle çaldığı kapı açılır açılmaz sordu:

- Ekmeği kim verdi hamala?

Hanım korkudan kızını gösterdi. Güya acıyacağı kızına tepki göstermeyeceğini düşünüyordu. Elindeki sopayı hızla kaldırdı, kızının ekmek veren eline öyle bir indirdi ki, bilek kemiğinin çıt diye kırıldığı duyuldu, el çarpık hale geldi.

- Ben her isteyene ekmek verseydim bu evde ekmek kalır mıydı şimdiye kadar? diye de bağırdı. Halbuki Rabbimiz;

- Verdiğim nimete şükrederseniz çoğaltırım, etmezseniz elinizden alır, şüküredene veririm. Size de azabım şiddetli olur..? buyuruyordu. Nitekim bu şükürsüzlüğün sonu da öyle olacaktı. Hatta çok geçmeden olmaya başladı bile. Kısa zamanda işleri bozuldu. Çarşının en işlek yerindeki dükkanını satması dahi kurtarmadı şükürsüz adamı. Bir ara o hale geldi ki, evine ekmek bile alamaz duruma düştü. Nitekim bir akşam eve gelmiş, kızcağıza da acı haberi vermişti:

- Artık benden ümidinizi kesin, çünkü bu akşam ekmek alacak kadar da para kazanamadım. Çarşıya in, tanıdığımız birinden ekmek parası iste.!

Kızcağız çarşıya inmiş, utana sıkıla sattıkları dükkanın karşısında bir köşeye büzülerek bir tanıdık beklemeye başlamıştı. Bu sırada karşıdaki dükkandan kendini seyreden bir adam yaklaştı: ?Sen masum birine benziyorsun, ne bekliyorsun burada?? diye sordu. O da mecburen anlattı gerçek durumu.

- Hiç paramız kalmadı, bir tanıdıktan ekmek parası istemek için bekliyorum burada! deyince elini cebine sokan adam hatırı sayılır miktarda bir parayı uzattı: ?Bununla istediğin kadar ekmek al, ben de nimetin şükrünü eda etmiş olayım böylece.? dedi.

Ancak, elinin birini arkasına saklayarak tek elini uzatması adamın dikkatini çekti. ?Elini neden saklıyorsun, bir yara bere varsa tedavi ettireyim, saklama. Allah bana imkan ihsan etti, şükrünü yapmalı, iyilik etmeliyim. Yoksa verdiği nimetini alır elimden..? diye ısrar etti. Kızcağız da durumunu açıklamaya mecbur kaldı:

- Ben, dedi, bir yoksula ekmek vermiştim, yolda rastladığı babam sormuş, yoksul da ekmek aldığı evimizi gösterip bizi haber vermiş. Babam eve gelince elindeki sopayı ekmek veren elime öylesine bir indirdi ki, elim çarpık kaldı, kimseye göstermekten utanır oldum. İlave etti:

- Hatta bu yüzden de çarpık elle evde kaldım, kimse bana talip olmadı!.. Bu açıklamayı dinleyen genç adam bağırmaya başladı:

- Komşular! Çabuk buraya gelin, ben hayalimdeki altın kalpli kızı buldum, işte karşımda, siz de şahit olun... diyerek gelenlere başladı gerçeği anlatmaya:

- Ekmeği isteyen yoksul hamal bendim. Demek ki elinin çarpık kalmasına ben sebep olmuşum. Hem sebep olayım, hem de seni bu halle baş başa bırakayım, buna Allah razı olmaz. Seni görünce içimden bir sevgi selinin koptuğunu hissettim, bana ekmek veren kızcağıza ne kadar da benziyor, diye düşündüm. Yanılmamışım. Baban şükürsüzlük ettiğinden Allah onun dükkanını elinden alıp bana nasip etti. Şimdi ise imtihan sırası bana geldi. Ben de aynı şükürsüzlüğe düşmek istemem. Haydi gel, nikahımızı yaptırıp birlikte babanı da sıkıntıdan kurtaralım...

Böylece yola koyulurlar ekmek veren eli kıran şükürsüz babaya doğru...

Buyurun burada ayetin ikazına bir daha kulak verelim:

- Verdiğim nimete (gereken cömertliği yaparak) şükrederseniz çoğaltırım, cimrilik ederseniz elinizden alır, şükreden birine veririm.

Şükürsüzlere azabım şiddetli olur! İşte böyle!..

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org