DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 4404

Hangi akıntı abdesti, hangisi guslü gerektirir? A.Şahin

Soru: Bazen idrar yolundan akıntılar geliyor, çamaşırı ıslatıyor. Bu durumdan şüpheye düşüyorum.

Bu akıntı guslü mü gerektirir, yoksa varsa sadece abdesti mi bozar? Guslü gerektiren akıntı ile abdesti bozan akıntı arasında fark var mı? Birbirine benzeyen bu iki akıntıyı nasıl fark edeceğiz? Bu akıntılar yüzünden bazen günde birkaç defa gusül yapmak zorunda kaldığım oluyor. Bu da beni özürlü insan haline getiriyor. Çok üzülüyorum. Lütfen açıklayıcı bilgi...

Cevap: Abdesti bozan akıntı ile guslü gerektiren akıntı arasında çok açık fark vardır. Karıştırmaya hiç sebep yoktur. Şöyle ki: Çoğu kere müstehcen görüntüleri görmek ya da hayal etmekten kaynaklanan bu gibi akıntılar sızarak gelir. Habersizce gelen bu sızmalar idrar gibidir. İdrar nasıl sadece bulaştığı yeri kirletmiş olursa, bu gibi sakince gelen koyuca akıntılar da bulaştığı çamaşırı kirletmiş olur. Kirlettiği yer avuç içi kadar genişlemişse kirlilik namaza mani olacak büyüklüğe ulaşmış demektir. Abdest alınacak mekanlarda, tuvalet gibi tenha yerlerde bile kirlenmiş bu kısım musluk altına tutularak kolayca yıkanıp temizlenebilir. Sonra da hemen abdest alınıp namaz kılınabilir. İbadeti terke sebep olacak büyüklükte bir engel gibi düşünülmez bu akıntı ve ıslattığı yerler.

Bu türlü sessiz ve habersizce gelen akıntılar cinsel tahriklerden sonra gelebileceği gibi, idrarı fazlaca bekletmekten, herhangi bir özürden dolayı da gelebilir. Sıkça da karşılaşılsa yapılacak iş, ıslanarak kirlenen kısmı yıkadıktan sonra abdest alıp hemen namazı kılmaktır. Çünkü bu sızma ve kirletme, guslü gerektiren bir akıntı değildir ki, her ıslaklıktan sonra boy abdesti almak gibi bir zorluk söz konusu olsun... Her türlü kiri temizleyen su, çamaşırdaki bu kirlenmeyi de temizler, ibadete engel büyük bir olay gibi görülüp de namaz terk edilmez. Ümitsizliğe düşülmez.

İdrar yolundan gelen ikinci akıntıya gelince: Aslında buna akıntı demekten ziyade patlama ve fışkırma demek daha doğru olur. Şiddet ve şehvetle gelen bu kireç görüntüsündeki fışkırma, spermden başkası değildir. Ötekiler gibi habersizce değil de sarsıntı ve zevkle geldiğinden dolayı bunun guslü farz kılan sperm olduğu hemen anlaşılır. Karıştıramaya mahal olmaz. Şiddetle ve şehvetle gelen bu akıntıdan sonra hemen gusül farz olur.

Ağız ve burun içi de dahil tüm bedeni baştan aşağıya yıkayıp gusül yaptıktan sonra ibadet edecek hale gelebilir bu insan.

Demek ki, arz ettiğimiz tarife göre, abdesti gerektiren sessiz akıntı ile, guslü gerektiren depremli fışkırmayı birbirinden ayırmak pek kolaydır, karıştırmaya neredeyse imkan yoktur...

Buna rağmen sessiz ve sakince gelen akıntıları da guslü gerektiren sperm patlaması sananlar, kendilerini sık sık gusle mecbur zannederek evhama düşüyorlar. Böylece ibadet hayatlarında şaşırma ve zorlanmalar söz konusu olabiliyor. Kendilerini özürlü insan olarak görebiliyorlar.

İfade etmeye çalıştığımız bu tariflere göre ise artık böyle bir evhama düşmeden ikisini fark etmenin çok kolay olduğu anlaşılmaktadır? Rüyada görülen cinsel olaylarda da durum aynıdır. Sadece rüya olarak kalırsa guslü gerektirmez, ancak sperm gelirse guslü gerektirir. Uyanınca çamaşırda yaşlık görülüyorsa, bunun sperm olabileceği ihtimali kuvvetli ise gusül yapılarak şüpheli durumdan kurtulma tercih edilir. Sperm, düştüğü yerde kireç gibi tabaka meydana getirir, tespiti kolay olur.

Gusül, ağız ve burun içine de su alınıp ıslatılarak tüm bedeni baştan aşağıya iğne ucu basacak kadar kuru yer kalmaksızın yıkamaktan ibaret bir boy abdestidir.

Bu boy abdesti ile her türlü ibadet yapılabilir. Şayet gusül sırasında diş kanaması, idrar yolundan akıntı gelmesi gibi abdesti bozacak bir akıntı gelmişse, bu akıntılar guslü bozmaz, ama guslün abdest olma vasfını bozduğundan bu gusül sahih olur, ibadet için yeniden abdest almak gerekir.

Bu satırlarla sıkça sorulan mahrem konulardaki şaşırmaları önleyecek bilgileri arz etmeye çalıştığımdan mahzurlu görülmez diye düşünmekteyim. İnşallah yanılmıyorumdur...

02.12.2004

e-posta adresi:a.sahin@zaman.com.tr

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org